Rol aldığı filmi 37 yıl sonra seyretti!

1969'da Türkiye'de çekilen film, işgalci Yunanlılar, Osmanlılar ve Kuvvayi Milliyecilere silah satan iki Amerikalı uyanık ölüm tacirini anlatıyordu ama Türkiye'de yasaklandı ve..

ABONE OL
GİRİŞ 22.06.2006 00:15 GÜNCELLEME 06.02.2018 13:34 KÜLTÜR
Rol aldığı filmi 37 yıl sonra seyretti!

Bodrum'da yaşayan emekli polis memuru Hüseyin Arat, Yeni Şafak gazetesi sayesinde 37 yıllık hayâlini gerçekleştirdi.

1969 yılında, çekimleri Türkiye'de gerçekleştirilen 'Paralı Askerler' adlı Amerikan yapımı bir serüven filminde dünyaca ünlü Hollywood yıldızları Charles Bronson ve Tony Curtis ile birlikte rol alan Arat, anılan filmin ülkemizdeki gösteriminin sonradan siyasî gerekçelerle yasaklanması üzerine kendisini beyazperdede hiç bir zaman izleme fırsatı bulamadı.

 

Arat, 'Paralı Askerler'in en azından bir video kasetini edinebilmek amacıyla yıllarca uğraşıp durdu; bu amaçla pek çok film koleksiyoncusuna başvurdu. Ancak filmin Türkiye'de hiç bir formatta kopyası bulunmadığı için hedefine bir türlü ulaşamadı.

 

'Ölmeden önce bir kez izlesem...'

 

 

 

 




 
Arat, 37 yıl sonra 'Paralı Askerler'de kendisinin oynadığı sahneleri izleme fırsatı bulunca heyecanını gizleyemedi.

 

 

 

 

Halen 62 yaşında olan ve 1987'deki emekliliğine kadar çeşitli illerimizde polis memurluğu yapan Hüseyin Arat için bu dünyadan göçüp gitmeden önce 'Paralı Askerler'i bir kez keyifle izlemek öylesine güçlü bir saplantıya dönüştü ki söz konusu hayâlini Bodrum'da butik işletmeciliği yapan oğlu Ercan Arat'a bile vasiyet etti.

 

 

Oğul Arat da orijinal adını tam olarak bilemediği bu meçhul filmi temin edebilmek için çalmadık kapı bırakmadı ve konuyu pek çok sinema yazarına iletti; ancak o da filmin herhangi bir kaydına ulaşamadı. Ta ki Yeni Şafak'ın 3 Mart 2006 Cuma günkü sinema sayfasında, yıllardır heyecanla aradıkları yapıtın bir 'bulmaca sorusu' olarak yer aldığını görene kadar...

 

 

Bunun üzerine Yeni Şafak sinema editörü Ali Murat Güven ile irtibata geçen Arat, Güven'e babasının 37 yıllık özlemini dile getirdi ve kendisinden yardım istedi. Güven de sinema literatüründeki özgün adı 'You Can't Win 'em All' (Hepsini Birden Yenemezsin) olan, ancak kimi ülkelerde 'Soldiers of Fortune' (Paralı Askerler) olarak da bilinen bu ilginç filmi İngiltere'deki bir DVD satıcısından temin edip, kendi kişisel koleksiyonunda bulunan orijinal bir posteriyle birlikte Yeni Şafak'ın armağanı olarak Bodrum'da Hüseyin Arat'a bizzat sundu.

 

 

'Yeni Şafak'a minnettarım'

 

 

 

 




 
(Üstte) Hüseyin Arat, İngiliz yönetmen Peter Collinson kendisini filminde oynattığında henüz 25 yaşında, çiçeği burnunda bir polis memuruydu. (Altta) Arat, 'Paralı Askerler' filminin Efes'teki setinde, çekimler boyunca giydiği üniformalardan biriyle...

Kurtuluş Savaşı'nda çarpışan bir subay rolünü üstlendiği filmin DVD'si ve posteri kendisine teslim edildiğinde mutluluktan havalara uçan Hüseyin Arat, bu vesileyle arkadaşımız Güven'e 'Paralı Askerler'de oynama öyküsünü de ayrıntılı olarak aktardı.

 

 

 

 

1969 yılında, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün futbol maçlarında asayişi sağlamak üzere oluşturduğu atlı polis birliklerinde görev yaptığını anlatan Arat, o dönemde İngiliz yönetmen Peter Collinson'un Türkiye'de çekeceği bir serüven filmi için ata binmeyi iyi bilen bir grup polis memuruna ihtiyaç duyulduğunu ve kendisinin de dönemin cumhurbaşkanı Cevdet Sunay'ın emriyle filmde rol alan ekibe seçildiğini belirtti. Verilen bu özel izin sayesinde yaklaşık iki ay boyunca Nevşehir, Balıkesir, Aydın, İzmir ve İstanbul'da Hollywood'un iki efsanevî aktörü Charles Bronson ve Tony Curtis ile birlikte çalışma fırsatı bulan Arat, yaşadığı bu ilginç deneyime ilişkin olarak şunları söyledi:

 

'Bronson da Curtis de gayet alçakgönüllü ve hoş insanlardı. Ben de onlara Anadolu yollarında eşlik eden bir Osmanlı subayını canlandırıyordum. Sette yaşanan yardımcı oyuncu sıkıntısından dolayı, yönetmenin ricasıyla bir sahnede mecburen 'Yunanlı yüzbaşı' rolünü de üstlendim. Filmde ayrıca ünlü aktörlerimiz Fikret Hakan ve Salih Güney'in de önemli birer rolü vardı. Ben ve arkadaşlarım bu uluslararası ekiple birlikte oldukça eğlenceli günler geçirdik. Çekimler de son derece başarılı geçti. Ancak sonradan bazı basın organları film için gereksiz yere aleyhte propaganda yapınca, 'Paralı Askerler' kulis faaliyetlerinin kurbanı oldu ve Türkiye'de hiç bir zaman gösterime giremedi.'

 

 

 

 




 
'Collinson yıldız yapmayı teklif etti'

 



 



 
Yönetmen Peter Collinson
Filmin, 1980 yılında hayata gözlerini yuman usta yönetmeni Peter Collinson'un, oyunculuk için gayet uygun olan fiziğini ve setteki performansını gördükten sonra kendisine, 'Hüseyin, istersen polisliği bırak ve bizimle birlikte ABD'ye gel, seni dünya çapında bir aksiyon filmleri yıldızı yapalım' dediğini de anlatan Arat, 'Bu teklifi duyunca güldüm ve yönetmene 'Boşverin beyefendi' dedim, 'Biz kim, aktörlük yapmak kim. Zaten bu rolü de devletimiz emretti diye oynuyoruz.' Doğrusunu söylemek gerekirse, zamanında o teklifi kabul etseydim çoluk çocuğum için daha mı iyi durumda olurdu diye bugün bile hâlâ düşünüyorum. Ama tabiî iş işten çoktan geçti' diyerek hayıflanıyor.

Dönemine göre oldukça büyük bir bütçeyle çekilen ve kadrosu tam bir yıldızlar geçidini andıran 'Paralı Askerler', 1922 yılında yolları Anadolu topraklarına düşen ve burada birbirleriyle mücadele hâlindeki üç ayrı gruba -işgalci Yunan birlikleri, Osmanlı ordusu ve Kuvvayi Milliyeciler- silah satan iki uyanık Amerikalının serüvenlerini anlatıyordu.

 

 

 

 

 

 

 

 

 




 
Fikret Hakan (sinema sanatçısı):
'Filmi, bir magazin gazetecisi yasaklattı'

'Paralı Askerler' gibi dev bütçeli, ilginç bir film ne yazık ki bir hiç yüzünden Türk izleyicisine yasaklandığından dolayı, ülkemizdeki milyonlarca sinemasever bizim bu önemli çalışmamızdan habersizdir. Uluslararası yıldızlar Charles Bronson, Tony Curtis ve Michelle Mercier ile 1969 yılı sonbaharında Türkiye'de tam üç ay aynı seti paylaştık. Çalışma bölgelerimiz Ürgüp, Kuşadası, İzmir ve İstanbul'du. Gündüzleri yorucu bir tempoda çekimlerimizi yapıyor, akşamları da aynı otelde kalıyorduk. Charles Bronson da Tony Curtis de son derece dost canlısı ve yardımsever oyunculardı. Özellikle Curtis'in muzipliklerini ve matrak tavırlarını hiç unutamam.

İzmir'in ardından, son durağımız olan İstanbul'da da çekimlerimizi tamamladıktan sonra bütün ekibi büyük bir veda partisiyle ABD'ye yolcu ettik. Bronson ayrılışımızda da aynı içtenliği sergiledi, 'Fikret sen çok başarılı bir aktörsün, seninle çalışmaktan büyük keyif aldım. Gelecekte yeniden böyle kaliteli projelerde karşılaşmak isterim' deyip bana sarılmıştı. Sonradan filmin yurt dışındaki galasına da davet edildim ve orada yapımcılar tarafından büyük bir saygıyla karşılandım.

Büyük emeklerle çektiğimiz bu filmin Türkiye'de yasaklanmış olmasının hiç bir hukukî ya da mantıkî sebebi yoktur. Film aslında çok basit bir kaprise kurban gitti. O sıralarda Günaydın gazetesinin magazin şefliğini yürüten bir kadın Bronson ile özel bir röportaj yapmak istemişti. O da çekimlerinin çok yoğun olduğu gerekçesiyle bu isteği geri çevirdi. Hatun bunun üzerine 'Vay efendim, Amerikalılar ülkemizi kötülüyor' falan diyerek gazetesinde filmin aleyhine acımasız bir saldırı kampanyası yürütmeye başladı ve bu durum sonradan bizim sansür kurulunu da etki altında bıraktı.

 

 

 

Salih Güney (Sinema sanatçısı):
'Bugüne kadar gösterilmemesi hataydı'

Ben ve Fikret Hakan 'Paralı Askerler' filmine tam üç ayımızı verdik ve bu süre içinde bir çok şehirde, yüzlerce kişilik dev bir ekiple birlikte deliler gibi çalıştık. Buna karşılık, o dönemin sansür kurulunun saçma sapan sebeplerle filmin gösterimini yasaklaması, Türk sinema tarihinin kara lekelerinden biridir. Collinson'un filmi belki bir başyapıt değildi, ama iki Türk sinema oyuncusunun uluslararası projelerde boy gösterişinin ilk ve en parlak örneklerinden biriydi. O tarihten bu yana da başka hiç bir oyuncumuz bir Hollywood filminde bu denli ön planda roller üstlenmedi.

 



 



 
Arkadaşımız Ali Murat Güven, 'Paralı Askerler'in yardımcı oyuncularından, ünlü aktör Salih Güney ile birlikte...
'Paralı Askerler' için Hollywood'dan ülkemize gelen ekip, bizlere profesyonel çalışma şartları konusunda çok büyük tecrübeler kazandırmıştı. Filmi ben de tıpkı sizin ulaştığınız polis memuru oyuncu Hüseyin Bey gibi yurt dışından gelen bir DVD kopyasından izleme fırsatı buldum. Dileğim, yakın zamanda 'Paralı Askerler'e ilişkin anlamsız yasağın kalkması ve bütün Türk izleyicilerinin ülkemizde çekilen bu ilginç serüven filmini keyifle izlemesidir. Yaptığımız çalışmayla hâlâ büyük bir gurur duyuyorum.

(Yeni Şafak)