Türkiye'nin en yaşlı çınarı İstanbul'da 1400 yıldır ayakta

İstanbul'un sokaklarında ve korularında yüzyıllara meydan okuyan anıt ağaçlar, bakanlık projesiyle geleceğe taşınıyor. 1400 yıllık çınardan "Ahtapot Çınar"a kadar kentin doğal mirası tescillenerek bakıma alınıyor.

ABONE OL
GİRİŞ 17.01.2026 12:02 GÜNCELLEME 17.01.2026 12:41 KÜLTÜR
Türkiye'nin en yaşlı çınarı İstanbul'da 1400 yıldır ayakta

Türkiye genelinde yürütülen çalışmalarla, doğal ve kültürel miras açısından büyük öneme sahip anıt ağaçlar tespit edilerek koruma altına alınıyor. Asırlık çınarlardan efsanelere konu olmuş meşelere kadar birçok ağaç, hem fiziksel özellikleri hem de tarihsel ve toplumsal değerleriyle tescilleniyor.

İSTANBUL'UN HAFIZASINI TAŞIYAN DOĞAL MİRAS

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının yürüttüğü projeyle bu özel ağaçların bakımları yapılıyor, yaşatılmaları için gerekli adımlar atılıyor. İstanbul başta olmak üzere birçok ilde tamamlanan çalışmalarda, yöre halkı tarafından bilinen ve geçmişle bağ kuran ağaçlar öne çıkıyor. Yalnızca boyutları ya da yaşlarıyla değil, çevresinde gelişen olaylarla da sembolleşmiş bu ağaçlar, halk hafızasında derin izler bırakıyor.

TÜRKİYE'NİN EN YAŞLI ÇINARI BU ORMANDA

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa (İÜC) Orman Fakültesi'ne ait eğitim ve araştırma ormanı da bu eşsiz doğal mirasın önemli örneklerini barındırıyor. Fakülte sınırları içinde bulunan koruma altındaki 4 anıt ağaç arasında, Türkiye'nin bilinen en yaşlı çınarı da yer alıyor. Çapı yaklaşık 5 metre olan ve yaşının 1400'e yaklaştığı tahmin edilen bu çınar, yüzyıllar boyunca İstanbul'un değişimine tanıklık etmiş bir doğa anıtı olarak dikkati çekiyor.

Aynı ormanda yer alan ve gövde yapısıyla ahtapotu andıran "Ahtapot Çınar" ise 580 yıllık geçmişiyle hem görünümü hem de tarihiyle öne çıkıyor. Ayrıca çift gövdeli, 800 yaşındaki Londra çınarı ile 300 yaşını aşmış başka bir çınar da bu alanda koruma altında tutuluyor. Bu ağaçlar yalnızca botanik açıdan değil, aynı zamanda tarihsel süreklilik ve toplumsal hafıza açısından da büyük değer taşıyor. İstanbul'un kalbinde yer alan 1400 yaşındaki kadim çınar, yüzyıllar boyunca Bizans'tan Osmanlı'ya, Cumhuriyet'in kuruluşundan günümüze kadar şehrin değişen yüzüne tanıklık etti.

CAMİ AVLULARINDAN KORULARA UZANAN TARİH

Eyüp Sultan Camisi avlusunda yer alan ve İstanbul'un fethi sırasında dikildiğine inanılan çınar, mistik ve tarihsel değeriyle yüzyıllardır kentin hafızasında ayakta duran simge ağaçlardan biri olarak öne çıkıyor. Gülhane Parkı'na yakın konumuyla bilinen ve "Taşlı Çınar" adıyla anılan anıt ağaç, İstanbul'un imar faaliyetlerine tanıklık eden geçmişiyle devletin gücünü ve sürekliliği simgeleyen doğal bir anıt niteliği taşıyor.

Beyazıt Camisi avlusundaki anıt çınar, olağanüstü boyutlarının yanı sıra Osmanlı döneminden yakın tarihe kadar yaşanan idam cezalarına tanıklık etmesiyle kent tarihinin çarpıcı simgeleri arasında yer alıyor. Florya Atatürk Ormanı'ndaki gövdesinde insan yüzünü andıran bir şekil barındıran sakız ağacı, doğal yapısıyla halk hafızasında yer etmiş sıra dışı anıt ağaçlardan biri olarak dikkati çekiyor.

KORUMA PROJESİ İSTANBUL'DA TAMAMLANDI

Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan İÜC Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serhun Sağlam, anıt ağaçların diğer ağaçlardan farklılık yaratan bir özelliğe sahip olması, yaşının diğerlerine göre büyük, çap ve boy değerleri olarak türünün alışık olunan değerlerinin çok üstünde değerlere sahip olması gerektiğini söyledi. Sağlam, anıt ağaçlarla ilgili projenin 2000'li yılların başında yapılan çalışmayla başladığını, bu kapsamda kentteki anıt ve korumaya değer ağaçların belirlenerek koruma altına alındığını ve projenin diğer şehirlere de yayıldığını anlattı.

Son yıllarda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının bu konuda bir projesi olduğunu ve projede danışmanlık yaptığını kaydeden Sağlam, Türkiye'nin her yerindeki anıt ağaçların belirlenerek, bunların bakım ve onarımlarının yapıldığını ve uzun yıllar ayakta kalmasının sağlandığını belirtti. Sağlam, projenin Güneydoğu'da ve ülkenin güneyinde devam ettiğini, batı bölgelerinin çoğunun bittiğini ve İstanbul'da da projenin tamamlandığını ifade etti.

KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN'DAN BERİ TANIK

İÜC Orman Fakültesi'ne ait ormandaki Ahtapot Çınar'a değinen Sağlam, bu ağacın ülkedeki en görkemli ağaçlardan biri olduğunu vurguladı. Sağlam, ağacın sanki yerin altından 5 büyük parmak çıkmış gibi ahtapotu andırdığı için bu ismin verildiğini belirterek, tahmini yaşının 580 olduğunun bilindiğini söyledi. Kanuni Sultan Süleyman'dan beri bu ağacın her şeye tanıklık ettiğini anlatan Sağlam, boyu 40 metreyi aşan ve çapı 3 metrenin üstünde olan bu muhteşem ağacın nesiller arası bir bağ kurduğunu dile getirdi.

"DEVLET GÜCÜNÜN VE ADALETİN SİMGELERİ"

Hikayeleri olan İstanbul'un sembol anıt ağaçlarını yerinde anlatan Prof. Dr. Ünal Asan ise Florya Atatürk Ormanı'nda anıtsal niteliğe sahip çok sayıda sakız ağacının olduğunu, bu ağaçların en yaşlısının üzerinde insan yüzüne benzeyen bir mask bulunduğunu aktardı. Yaklaşık 300 yaşındaki "Taşlı Çınar" olarak da bilinen Gülhane çınarının hikayesine değinen Asan, İstanbul'da imar faaliyetlerinin başladığı dönemde binaların yıkılmasıyla yapılan yol genişletme çalışmalarında anıt ağacın yanına bir taş bırakıldığını anlattı. Asan, bu taşın imar faaliyetlerinin başlangıcına şahitlik etmesi için bırakıldığını ve ağacın devlet gücünü temsil eden bir simge olduğunu belirtti.

Prof. Dr. Asan, Beyazıt Camisi avlusundaki anıt ağacın hem fiziksel boyutları hem de tarihi açıdan önemini vurgulayarak, bu ağacın 1960-70 yıllarına kadar idam cezasına mahkum olan suçluların asıldığı yer olması nedeniyle tarihsel bir özelliğe sahip olduğunu paylaştı.

FETİH SIRASINDA DİKİLEN ÇINARIN HİKAYESİ

Eyüp Sultan Camisi avlusunda bulunan anıt ağaca ilişkin konuşan Asan, İstanbul'un fethi sırasında Fatih Sultan Mehmet'in hocası Akşemseddin ile yaşadığı bir anıyı aktardı. Asan, Fatih'in Eyyub El-Ensari'nin kabrinin bulunmasını istediğini, Akşemseddin'in mezar yerini bularak baş ve ayak ucuna iki çınar fidanı diktiğini anlattı. Padişahın şüphelerini gidermek için yapılan kontroller sonucunda Akşemseddin'in tespitinin doğrulandığını belirten Asan, bu ağacın 600 yaşın üzerinde olduğunu ve güzel bir hikayesi bulunduğunu kaydetti.

"ANADOLU YAKASI'NIN ASIRLIK SAKİNLERİ"

Prof. Dr. Asan, Anadolu Yakası'nda Küçük Çamlıca Korusu'nda bulunan yaklaşık 400 yaşındaki "Ata Fıstık Çamı"nın asıl memleketinin Ege bölgesi olduğunu, oradan getirilerek buraya dikilip adapte olmuş en yaşlı fıstık çamlarından biri olduğunu aktardı. Çamlıca Bulgurlu'daki anıt ağacın, Türk sanat müziği sanatçısı Yusuf Nalkesen'in "O ağacın altında" şarkısına ilham kaynağı olduğunu belirten Asan, halk arasında bu ağacın "O ağacın altı çınar" olarak bilindiğini söyledi.

Beykoz Çayırı'nda bulunan anıt ağaçların Fatih Sultan Mehmet döneminde padişahın av alanı olarak kullanılan bölgedeki çınarlar olduğunu kaydeden Asan, Çengelköy'deki "Katil Çınar" olarak anılan simge ağacın ise yaşanan talihsiz bir olayla hafızalara kazındığını ifade etti. Asan, camiden çıkanların altında vakit geçirdiği sırada düşen bir dalın bir kişinin ölümüne neden olması üzerine ağacın bu isimle anılmaya başlandığını sözlerine ekledi.

KAYNAK : AA
Ramazan Yıldız Haber7.com - Yazı İşleri Müdürü

Editör Hakkında

1981 yılında Isparta'da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Afyonkarahisar'da, lisansını İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde, yüksek lisansını Bahçeşehir Üniversitesi'nde tamamladı. Üniversitenin ardından bir süre özel sektörde araştırmacı, daha sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) farklı iştiraklerinde İngilizce öğretmeni, sosyolog ve idareci olarak çalıştı. İnternet haberciliğine ilk adımını 2015 yılında Türk Medya’da attı. 2020’de Haber7’de gece editörlüğüne başladı. Halen Haber7.com’da haber şefi olarak görev yapmaktadır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR