Mütareke İstanbul'undan Şeytan Adası'na Bir Esaret Hikayesi
Eser, İstanbul'un işgal altında olduğu Mütareke Dönemi'nin karanlık günlerinde başlıyor. Mehmet Ali Kayan'ın, Halide Edip mitingine katılmasıyla alevlenen ruhu, Fransız kuvvetleri tarafından tutuklanmasıyla beklenmedik bir yöne savrulur.
ABONE OLFransızların Güney Amerika’daki kolonisi olan Şeytan Adası 19. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar sürgün ve ceza adası olarak kullanıldı. Mahkûmların çoğu Fransız olsa da farklı millet ve bölgelerden pek çok kişi de Şeytan Adası’na sürüldü. Emile Zola, Şeytan Adası’nda yargılanan Alfred Dreyfus hakkında Suçluyorum (J’accuse) kitabını yazdı. Henry Charriere, Kelebek romanında kaçılması neredeyse imkânsız Atlas Okyanusu’nda yaşadıklarını ve kaçma macerasını anlattı. Steve McQueen, kitabın 1973 yapımı filminde oynadı.
İstanbul’un işgal altında bulunduğu Mütareke Dönemi’nde de Türk mahkûmlardan Şeytan Adası’na sürgün edilenler olmuştu. Mehmet Ali Kayan, bu isimlerden biridir. Hasan İzzettin Dinamo ile Nezih Uzel, Mehmet Ali Kayan’a kendi hikâyesini sorar. Hatta Dinamo, bu görüşmelerden yararlanarak Türk Kelebeği adlı bir roman yazar. Görüşmeler ve arşiv taramaları sonucu, elinizde tuttuğunuz otobiyografik çalışma meydana gelir.
İşgal altındaki İstanbul’dan Atlas Okyanusu’na uzanan hayret verici bir yolculuk… Çarpıcı gerçekler, dudak uçuklatan olaylar, tam anlamıyla bir hayatta kalma mücadelesi… Dehşetin, korkunun, ümidin ve pek çok duygunun harman olduğu bir hikâye… Gerçek bir vatansever olan Mehmet Ali Kayan’ın otobiyografisini okurken sayfaların nasıl ilerlediğini anlayamayacaksınız.
EN ÖNEMLİ CÜMLE
Ölümden korksaydım şimdiye kadar bin defa ölürdüm. Her gün ölürdüm fakat şimdi Allah gecinden versin bir defa öleceğim…
BU KİTAP NEDEN ÖNEMLİ
*Şeytan Adası, 19’uncu yüzyıl ila 20’nci yüzyıl arasında Fransa’nın en korkunç sürgün ve cezaevi kolonisidir. Güney Amerika’da yer alan Şeytan Adası mahkûmlarının yüzde 90’ı ölmüştür. Kitap Şeytan Adası’nı bizzat oraya mahkûm olarak giden Mehmet Ali Kayan’ın dilinden aktararak bir ilk’e imza atıyor.
*Şeytan Adası hakkında başka disiplinlerden eserlere göndermeler yapıyor. Henri Charriere’in çok satan romanı Kelebek (Papillon) bunların başında geliyor.
*Hakiki bir vatansever olan Mehmet Ali Kayan’ın işgal dönemi gözlemleri (örneğin Halide Edip mitingine şahit oluşu); işgal altındaki İstanbul’da tutuklanışı, şehirdeki gerginlik, Kayan’ın Fransızlarca sürgün edilişi, Okyanus ötesinde başına gelenler ve hiç bıkmadan kaçma denemeleri, nihayet yurda varışı kendi ağzından anlatılıyor.
*Okyanus ötesinde tropikal bir iklimde, dillere destan bir cezalandırma bölgesinde, Millî Mücadele arefesindeki vatanına dönme hayali kuran ve bunu gerçekleştiren bir Türk’ün hikâyesini gözler önüne seriyor.