Robert De Niro İstanbul’da polisle gece baskınına mı çıktı? 31 yıl sonra gelen itiraf
Amerikalı aktör Robert De Niro, 31 yıl sonra İstanbul'da polisin gece kulübü baskınlarına katıldığına ilişkin iddiaları doğruladı. İşte dikkat çeken itirafın detayları...
ABONE OLİki Oscar ödüllü aktör Robert De Niro,1995 yılında İstanbul ziyaretiyle ilgili yıllardır merak edilen iddiaları ilk ağızdan doğruladı.
Olay, ilk kez 2017'de gazeteci Burak Ersemiz'in anlatımıyla gündeme taşındı.
İLK KEZ BAŞAR'IN MAKAM ODASINDA GÖRDÜ
Ersemiz, 1995 yılında dönemin Interpol Şube Müdürü Mehmet Başar'ın İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün Vatan Caddesi'nde bulunan binasındaki makam odasına girdiğinde Amerikan Konsolosluğu'ndan bazı isimlerin yanında Robert De Niro’yu gördüğünü aktardı.
Ersemiz, Başar'ın ABD'de görev yaptığı yıllarda tanıştığı De Niro ile dost olduğu ve ünlü aktörün bir film için Türk polisinin çalışmalarını gözlemlemek üzere İstanbul'a geldiği iddiasını aktardı.
POLİSLE DENETİM YAPTI, KİMLİK SORDU İDDİASI
Başar'ın ricası üzerine haberi yayımlamadığını anlatan Ersemiz, De Niro’nun Narkotik Şube ekipleriyle dönemin ünlü gece kulüplerinden Kemancı'nın da aralarında bulunduğu çeşitli mekanlara gittiğini, güneş gözlüğü, polis şapkası ve yeleği giyerek elinde telsizle insanlardan "kımlik, kımlik" diyerek nüfus cüzdanlarını aldığını anlattı.
31 YIL SONRA GELEN İTİRAF
Aradan geçen 31 yılın ardından konuşan De Niro, iddiayı doğruladı, ancak kimlik kontrolü iddiasını reddetti.
Niro konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Kimlik kontrolü yapmadım. Sadece izliyordum." dedi.
Filme Gitmeden Önce isimli Youtube kanalından Can Başak'ın sorularını yanıtlayan De Niro, İstanbul iddiasına ilişkin "Hiçbir şey yapmadım. İzliyordum, gözlem yapıyordum. O kadar… O haber doğru." ifadesini kullandı.
"BEN DE ONLARLA GİTTİM, BİRLİKTE GİTTİK"
Olayın yaşandığı dönemde bir film üzerine çalıştığını belirten ve hikâyenin yazarının da yanında olduğunu belirten Niro şunları söyledi:
"Çalışıyordum… Sadece araştırma yapıyordum, çok uzun zaman önceydi. O dönem bu iş üzerinde birlikte çalıştığım yazarla birlikteydim. Orada tanıdığım insanlar bunu biliyordu. Polisler, bazı kulüplere baskın düzenliyorlardı. Ben de onlarla gittim, birlikte gittik."