Çığ: Ben hiç profesörüm demedim

Profesör olarak lanse edilen ama böyle bir akademik ünvanı olmadığı ortaya çıkan araştırmacı Muazzez İlmiye Çığ, hiçbir zaman profesör olduğu yönünde bir beyanda bulunmadığını söyledi

ABONE OL
GİRİŞ 28.05.2009 08:35 GÜNCELLEME 28.05.2009 08:35 KÜLTÜR
Çığ: Ben hiç profesörüm demedim

Meltem Yılmaz'ın haberi

Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ, “Hedef çağdaş Türk kadını. Türkan Saylan’dan sonra sıra bana geldi. Türkiye’nin geleceği hakkında endişe duyuyorum” dedi.

Çığ,hiçbir zaman profesör olduğu yönünde bir beyanda bulunmadığını, ne makalelerinde ne de kitaplarında profesör titrini kullanmadığınıbelirtti. Çığ, gazetedeki, Mason Locası tarafından finanse edildiğine ilişkin iddiaların da tamamen asılsız olduğunu belirtti.

Anadolu’da Vakit gazetesinin geçen günlerde araştırmacı M. İlmiye Çığ hakkında İlmiye Çığın aslında profesör olmadığı ortaya çıktı. Çığın çalışmalarının Mason Locası tarafından finanse edildiği öğrenildi haberine Çığ, büyük tepki gösterdi. Zaman gazetesinin internet sitesine de “son dakika üst başlığıyla giren “Sahte profesör” başlıklı haberde Mason Locası tarafından meşhur edildiği iddia edilen Çığ’ın kartel medyası ve laikçi kesim tarafından profesör olarak tanıtıldığı; fakat kendisinin profesör olmadığını Vakit gazetesine itiraf ettiğiöne sürüldü.

Konuya ilişkin görüşlerine başvurduğumuz Muazzez İlmiye Çığ, “Ben profesör olduğumu hiçbir zaman iddia etmedim. Müzede uzman olarak çalıştım, çeşitli kitap ve makalelerim bulunuyor. Sümeroloji alanında araştırma ve incelemelerim oldu. Burada hedef ben değilim, hedef çağdaş Türk kadını. Türkan Saylandan sonra şimdi de sıra bana geldidiye konuştu.

İstanbul Üniversitesi tarafından kendisine verilen fahri doktora ünvanını da yalnızca resmi yazışmalarda kullandığını belirten Çığ, sözlerini şöyle sürdürdü:

Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi mezunuyum. Hem Hititoloji hem de Sümeroloji bölümlerinden mezun oldum. Daha sonra İstanbul Arkeoloji Müzeleri Çiviyazılı Belgeler Bölümüne atandım. 33 yıllık çalışmalar sonucunda, bu alanda araştırma yapanların kolaylıkla yararlanabileceği çağdaş bir Çiviyazılı Tabletler Arşivi’ meydana getirildi. Bu çalışmalar yanında bilimsel araştırmalara da zaman ayırdım. Bulunan yeni belgeleri, yapılan çalışmaları, Sümeroloji sahasında çalışanlara 8 kitap ve makale halinde sunduk. 16 kitabım ile birçok makalem yayımlandı. Bunlar Sümer hukukuna, Sümer devlet idaresine, okullarına, Sümer edebiyatına ve Hitit kültürüne ait 3000 tabletin kopya ve kataloglarını kapsamaktadır.

Kaynak Yayınları Genel Müdürü Osman Bilge Kuruca da Yayınevimiz, Muazzez İlmiye Çığın kişilik haklarına yapılan bu saldırıyı yargıya taşıyacak ve söz konusu gazetenin yetkililerinin cezalandırılmasını isteyecektir.dedi.

Profesörler demeç vermemiş...

Bilim ve Ütopya dergisinin haberine göre, Vakit gazetesinin iddialarının aksine, Ankara Üniversitesi (AÜ) Eskiçağ Dilleri ve Kültürleri Bölüm Başkanı aynı zamanda Hititoloji Anabilim Dalı Başkanı olan Prof. Dr. Cem Karasu ile Sümeroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sebahattin Bayram’ın, Vakit’e, Muazzez İlmiye Çığ’a ilişkin demeç vermedikleri ortaya çıktı. Bilim ve Ütopya dergisi tarafından yapılan haberde Prof. Dr. Bayram, Vakit’e herhangi bir demeç vermediklerini, Muazzez İlmiye Çığ’ın verdiği emeğin yadsınamayacağını ifade etti.

(Cumhuriyet)

Not: Gazetenin haberinin giriş cümlesi "Anadoluda Vakit gazetesinin Türkan Saylandan sonra hedef gösterdiği Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ..."şeklindedir ve haberin üst spotunda "dinci basının hedef gösterdiği Çığ, "Saylan'dan sonra sıra bana geldi" ifadesi yer almaktadır...