Derinliksiz haber kültür sitesi dayanıksız duvar gibidir
"İlimsiz şiir esası yok duvar gibi olur ve esassız duvar gayette bi-itibar olur” diyor şair-i azam Fuzuli. Derinliksiz bir haber-kültür sitesi de temelsiz duvar gibi dayanaksız, itibarsız olur, kanaatindeyiz...
ABONE OLÖzgün Duruş gazetesinden Yaşar Yeşil, yayıncılık anlayışını “Gündemden kopmadan günceli takip etmek ve yorumlamak” olarak tarif eden yaptığı her haberle ses getiren HaberKültür.Net sitesinin Genel Yayın Yönetmeni Mahmut Bıyıklı ile konuştu. İşte o röportaj:
Yayın politikanız hakkında bilgi verir misiniz HaberKültür.Net’in “derdi” ne?
Amacımız bir gün okunan değil, her gün okunan haberler üretmek. Buna gündemi güncele taşımak da diyebiliriz. Müslüman insanın, sınırları İlahi nizam ile belirlenmiş ebed-müddet devam edegelecek bir gündemi vardır. Gündeminden kopan müslüman kimliğini kaybeder, şahsiyet olmaktan çıkar. Bizler, sürü değil, çoban olmakla mükellef kılınmış harika bir nizamnameye tâbi bir insanlık anlayışına bağlıyız. Bizim şahsiyet önderlerimiz, bir mağlubiyet anında “hangi sünneti terk ettiğini” sorgulayan bir zihniyet tekâmülünün, bir ruh bilgeliğinin insanları. Yerlerin ve göklerin dilinden anlayan, eşyanın hakikatine vâkıf, hadiseleri üst bir mantıkla değerlendirmesini bilen insanlar! Basarları ve basiretleri açık insanlar...
Haberlerimizi haber-güncel ve haber-gündem olarak tasnif edebiliriz.
Benim burda kararım yok
Ben bunda gitmeye geldim
Bâzergânım, metâım çok
Alana satmaya geldim…
Derdimizi de böyle özetleyebiliriz…
“Gündem”le “Kaynak Kitab”ımızın önergelerini mi kasdediyorsunuz?
Böyle ifade edilebilir. Evet…
“Gündem” haberlerinin bile derin bir yönü var gibi…
Niyetimiz, azmimiz, kavlî ve fi’lî dualarımız bu yöndedir. “İlimsiz şiir esası yok duvar gibi olur ve esassız duvar gayette bi-itibar olur” diyor şair-i azam Fuzuli. Derinliksiz bir haber-kültür sitesi de temelsiz duvar gibi dayanaksız, itibarsız olur, kanaatindeyiz.
HaberKültür.Net’i hayata geçiren dinamikler neler?
Bugün, insanı geçersiz, gereksiz, gerekçesiz bir hayata doğru adeta sürükleyen bir düzen/sizlik var. İnsan, yılanlar gibi yerde sürünmek için değil, kartallar gibi yükseklerden uçmak için yaratılmış eşref mahlûk. Mevlânâmızın dediği gibi hem kuyruğu hem kanatları var. Hangisini kullanacağı kendi tercihine bırakılmış. Merkepten aşağı ve meleklerden yukarı bir potansiyel talihe sahip. Çok zedelenmiş bir “kader” anlayışına saplanıp kalmış müslüman insanın ayakları. Bu da, azim gayret tevekkül ve kanaat anlayışımızın ibresini bozmuş.
HaberKültür.Net, tevekküle dayalı azim ve gayretin insan hayatını nasıl ebedileştirdiğini gösteren örnekleri sayfalarına taşıyarak sahici hayat ve duruşların izini sürmeye çalışıyor.
Müslümanın aksiyonsuz kaldığını mı düşünüyorsunuz?
Müslüman ve aksiyon veya mücahede ruhu diyelim, birbirinden ayrılmaz iki kavram. Biri olmazsa diğerinin anlamı kalmayan mütemmim cüz. “Her an ölecekmiş gibi ve hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamak”! Hayatın sırrı bu ilkede saklı. “Hayatın yüzde biri ilham, yüzde doksandokuzu ter”, denilmiştir. Bu hükme katılıyorum. Hiç terlemeden, elini taşın altına koymadan nimetin gökten yağmasını bekler oldu müslüman aklı. “Allâh Kerîm’dir” ama kuyusu da derindir. İpin, kovan ve kovayı sarkıtacak gücün ve şevkin yoksa kuyudan bir milim su çekemezsin!
HaberKültür.Net “ne”den yana veya “ne”ye karşı?
Kurallarını “hakk”ı dışlamak ve yargılamak için kullanan bir sistem çarkında öğütülüyoruz. Kendi doğrularını putlaştırıp tapan bir kabile mantığı içine gömüldük. “Hakk”a rağmen değil, Hakk’a râmen, tâbi olarak yaşamayı hatırlatanlardan yana ve unutturmaya çalışanlara karşı. Öğreten demiyorum; çünkü bu bizim genetik kayıtlarımızda mevcut bir program.
Nerden güç alıyorsunuz, arkanızda kimler var?
Sağduyu ve vicdan sahibi mahfiyetkâr arkadaşlarımız var elbette. Maddi olarak soruyorsanız daha yaptıklarımızı görmeden yapacaklarımıza kefil olan basiret sahibi dostlarımız var. Özetle patron parasıyla ağalık, baba parasıyla beylik, dediğim dedik tarzı ağabeyliğin yapılmadığı bir ön öğretiyi takip etmeye çalışıyoruz. Yani tek sermayemiz sevmek ve sevilmek…
Birkaç cümle ile HaberKültür.Net’in “maksud”unu özetleyip tarif etmenizi istesek?...
Başta da söylediğim gibi, “Gündem”ine sarınarak bağışıklık sistemini kuvvetli tutmaya çalışan bir ekip, bu yolda yüreğini ayak yaparak yürüyor. “Sevdiğimi demez isem sevmek derdi beni boğar” dercesine, yüreklerine sığdıramadıkları sevdalarını, ehline yansıtma azmini harfe ve şekle büründürerek sağlıklı, sağduyulu sağlam haber üretmek diyebiliriz…
Kişi, en çok öğrenmesi gereken şeyi en iyi öğretirmiş. HaberKültür.Net, sözünü en çok da kendisine söylüyor bu sebeple.
“Kendisi olma”ya ve “kendisi kalma”ya çalışan, kendi söküklerini dikmekten başkalarını iğnelemeye vakit bulamayan bahçıvanları olan, dolayısıyla da “şoke edici” haber dikenlerine çok çok da rastlanmayan sanal bir gülbahçesine benzetebiliriz onu.
Aykırılığı, sadece olması gerektiği gibi durmayı unuttuğumuz alanlarda ve konularda esas duruşa geçişinde aranabilir belki. Albatrosları kafese koymaya çalışan gece bekçilerine direnişinde bulunabilir. Engin okyanuslardan gelmiş yunusları tatlı su balıklarıyla küçük bir akvaryuma sıkıştırmaya çalışan su ürünleri mezunlarına bir tekzip mektubu gibi de okunabilir, mücadelemiz.
İnternet gibi uçsuz bucaksız alemde zor ve yorucu bir iş yapıyorsunuz. Nereye kadar direneceksiniz?
Yenilgi ve zaferin “hakk”ın iki vechesi olduğunun bilincinde bulunarak, çoğuna zafer gibi görünen şeylerin bazılarının indinde hüsran anlamına geldiğini unutmadan, “güncele takılmadan ama güncelsiz de kalmadan sonuna kadar ana “gündem”imize doğru bir yürüyüş azmindeyiz.