Öykülerin sesi açıldı

Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) İstanbul Şubesi ve Erdem Yayınları'nın ortaklaşa düzenlediği "Benim Şarkım" etkinliğinde yazarlar buluştu.

ABONE OL
GİRİŞ 31.12.2015 15:28 GÜNCELLEME 31.12.2015 15:28 Kültürel Etkinlikler
Öykülerin sesi açıldı

Güftesi hayat hikayelerimize ait olan bu eserde yazarların gönlünden dökülen; dertlerimizin, aşklarımızın, hüzünlerimizin ve neşelerimizin bestelenmiş halini bulacaksınız.

Dergah Yayınları ve Derya Dağıtım'ın kuruluşunda yer aldığını ifade eden Ebubekir Erdem, yayınevini 1984 yılında öncelikle kendi çocuklarının okuyabileceği kitaplar üretmek için kurduğunu dile getirdi.

Çocuklarının kitap tutkunu olduğunu aktaran Erdem, şunları söyledi:

"Batılılar çok güzel şeyler yapmışlar ama hepsinde kendi kültürlerinin, kendi dinlerinin, kendi değer yargılarının buram buram koktuğu eserler. Bize ait değerleri kendi çocuklarımıza verebilmek için Erdem Yayınları'nı kurduk. Mustafa Ruhi Şirin'le de tanıştık ve ilkokuldan, ortaokula, liseye her öğrencinin okuyabileceği yüz kitaplık seriyi yaptık. Kutadgu Bilig, Dede Korkut gibi bize ait kitapları çocuklarımızın okuyacağı tarzda resimledik, önemli kitapları edebiyatçılara yazdırdık."

Etkinlikte konuşan yazar Yıldız Ramazanoğlu, "Benim Şarkım" kitabı için Dilhayat Kalfa'nın bestelediği "Çok mu figanım ol Güli- Ziba Hiram için" şarkısına hikaye yazdığını belirterek, şu yorumda bulundu:

"Bu dünyaya gam ve cefa için geliyoruz. Dünya bir imtihan yeri. Hikaye tam da bugünü anlatıyor. Karmakarışık bir hikaye, zaten hikayeler artık ben bu işin içinden çıkamıyorum dediğin yerde bitiyor, son noktayı koyuyorsunuz, bitmiyor ve okurun kafasında devam ediyor."

Yazar Sadık Yemni, hikaye yazdığı Şekip Ayhan Özışık'a ait "Belki Bir Sabah Geleceksin" şarkısını 1960'lı yıllarda küçük yaşta dinlediğini kaydederek, "Bu şarkı beni çok etkiler. Şarkıda sabah geleceksin ama vakit geç olacak diyor, yani sabah bir şeyi görebilirsin ama gelen ne? Şarkının öyküsünü bu soru üstüne yazdım" dedi. 

Sözlerini Rıza Tevfik Bölükbaşı'nın yazdığı "Hastayım, Yalnızım" şarkısı için hikaye yazdığını dile getiren Melike Günyüz, "Bir kaç denemeden sonra öyküyü yazdım ama şarkıyı sonra belirledim. Yani benimki biraz ters oldu, öykü kendi şarkısını kendi buldu" ifadelerini kullandı.

İlhan İrem'in seslendirdiği "Sürgün Gibi Masallarda" şarkısına hikaye yazdığını ifade eden yazar Esra Özdemir Demirci, "Bende İlhan İrem'in yeri hep farklıdır. Sanatçı seçmekte zorlanmadım ama üç şarkısı arasında kaldım. 'Sürgün Gibi Masallarda' şarkısında karar kıldım ve yazarken de çocukluk anılarımdan beslendim" şeklinde konuştu. 

Yazar Sedat Demir, hikayesini Osman Nihat Akın'ın bestesi "Bir İhtimal Daha Var" şarkısına yazdığını söyleyerek, "Hikayede farklı bir dil kullandım. Okuyan herkesin benim de böyle bir hikayem var diyeceğini düşünüyorum, çünkü insan ne kadar gerçek hayatın içinde mutlu olmaya çalışsa da mutlu olabileceği başka bir hayat olduğunu her insan düşünüyor" değerlendirmesinde bulundu.

Mustafa Sayan'ın bestesi "Ölüyorum Kederimden" şarkısına hikaye yazan Zeynep Delav, müziğin bütün sanat ürünlerinden daha baskın bir sanat olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu çalışmayı yaparken tersinden ne çıkacağını denemeye, müziğin gücünü örtmeye çalıştık. Öyküsünü yazdığım şarkıda da kederden ölmekten bahsediliyor. Bu, normal hayatta çok kolay söylenen bir şey ama ben kederden ölmenin çok zor olduğunu düşünüyorum."

Fatma Akkubak İşler, Orhan Gencebay'ın "Ya Evde Yoksan" şarkısının zaten bir hikaye anlattığına dikkati çekerek, "Hikayesi olan her şey benim ilgimi çekiyor. Bu şarkı da kafamda dönüp duran bir şarkıydı, arabesk olmasına rağmen içinde hep bir umut taşıyan bir şarkı aynı zamanda" şeklinde konuştu.

Sting'in "Shape of My Heart" şarkısına hikaye yazan Bülent Ata, daha önce de hikayesini yazdığı "Nesrin" karakterini okuyucuya tam anlatamadığını düşündüğünü ifade ederek, "Nesrin'i yanlış anladılar, ben de bu öyküde onun gerçek hikayesini, terk edilme duygusunu tekrar bu şarkı ile anlatmaya çalıştım."

Müslüm Gürses'in "Adını Sen Koy" şarkısını, şahit olduğu bir aşk hikayesi üzerinden ele aldığını aktaran Yunus Emre Tozal, "Bu şarkının yaşanmışlığına tanık oldum. Bir konfeksiyonda çalışırken on yıldır başlık parası biriktiren ve sevdiğine kavuşmaya çalışan bir makinecinin hikayesini anlattım" dedi. 

"Bülbülüm Altın Kafeste" şarkısına hikaye yazan Fatma Atıcı ise, müziğin insan ruhunu derinden etkileyen bir sanat dalı olduğuna vurgu yaparak, "Şarkıda geçen altın kafesteki bülbülü acizane hep kendi ruhum olarak düşünmüşümdür, çünkü dünyada hep ıstırap çekiyoruz" açıklamasında bulundu.

"Benim Şarkım" etkinliğinde Kültür ve Turizm Bakanlığı sanatçısı Aylin Şengün Taşçı, yazarların hikayelerini yazdığı şarkıları seslendirdi.

Ve şimdi sıradaki “Benim Şarkım.” diyeceğiniz bu eser, tüm okurlara gitsin. Güftesi dertlerimize, aşklarımıza, hüzünlerimize, neşelerimize ait olan hayat hikayelerimizi besteleyen eser… “BENİM ŞARKIM” kitabı Erdem Yayınları etiketi ile raflarda.