Ahmet Taşgetiren: Seni seviyoruz savunan adam

Ahmet Taşgetiren günümüzün Savunan Adamı Tayyip Erdoğan'dır dedi.

ABONE OL
GİRİŞ 27.02.2014 09:40 GÜNCELLEME 27.02.2014 14:50 MEDYA
Ahmet Taşgetiren: Seni seviyoruz savunan adam

Star Gazetesi yazarı Ahmet Taşgetiren 17 yıl önce Rahmetli Erbakan Hoca için yazdığı, dillere pelesenk olan ve o dönem çok konuşulan "Savunan Adam" yazısına göndermede bulunarak bugünün Savunan Adamı Tayyip Erdoğan'dır dedi. İşte o yazı;

BUGÜNÜN SAVUNAN ADAMI: ERDOĞAN

Yarın 28 Şubat. Ama hayır, bu yazı Erbakan Hoca için değil. Savunan adam bugün Tayyip Erdoğan.

Her türlü kumpasa karşı milletinin iradesini savunan adam. 17 yıl önceki "Savunan adam" yazısı da sadece Erbakan için değildi. Bakın o yazıya, şu ifadeleri okuyacaksınız bir yerinde: "Orada, sanık sandalyesindeki siluetini çizmeye çalıştı içinde. Orada tek bir kişi yoktu. Sürekli değişen, milyonlarca değişen insan siluetleri vardı. Sanki savunmanın her kelimesini bir başka kişi seslendiriyordu. Sanki hiç bitmemiş bir duruşmadan kesitlerdi gözlediği.

Sanki bu görüntü hiç değişmemişti. Sanki gözü kendisine aitti savunan adamın, yüreği dedesine, elleri babasına, tebessümü çocuğuna... "Bu, benim, dedi, hiç şüphesiz bu benim." Evet, Tayyip Erdoğan bugün sizsiniz. Bir büyük proje var. Büyük senaryo. Hiç şüpheniz olmasın, Menderes'i yakan proje bu, Özal'a tuzak kuran, Erbakan'ı sanık sandalyesine oturtan proje. Hatta Demirel'in, "Türkiye pistte hızlanan uçak misali, tam kalkış -take off- anında başına vurulup düşürülüyor" dediği proje.

Türkiye'yi vurma projesi. Mısır'da Sisi bu, Suriye'de Esed'in varil bombası, Orta Afrika'da Müslüman kıyımı, Filistin'de Gazze ablukası, Arap baharına tuzak bu, Bangladeş'te idam cezası, Myanmar'da Müslümanın gözyaşı. Tayyip Erdoğan bunların tamamındaki ümit boyutu. Türkiye bugün Tayyip Erdoğan'ın şahsında bir kere daha vuruluyor. Dün Erbakan'ın şahsında vurulmuştu 28 Şubat'la.

Ahmet Taşgetiren bundan 17 yıl önce rahmetli Necmettin Erbakan için yazdığı 'Savunan Adam' yazısı bir mücadelenin tezahürüydü. 71 yaşında bir Başbakan'ın kendini değil milletini ve dünya müslümanlarının hakkını nasıl savunduğunun bir belgesiydi.

İşte Ahmet Taşgetiren'in Erbakan için yazdığı 'Savunan Adam' yazısı

Seni Seviyoruz Savunan Adam...

(İstanbul, 20 Kasım 1997)

"Genç adam seher vakti kalktı. Gecenin derinliği her yerde hissediliyordu. Abdest aldı. İki rekat namaz kıldı. Yasin-i Şerifi okudu. Sonra dua etti.

"Rabbim, dedi, onun göğsüne inşirah ver, göğsünü genişlet... işini kolaylaştır. Dilindeki düğümü çöz, ta ki sözleri doğru anlasınlar." O güne kadar pek kere eleştirmişti. Zaman zaman "Acaba gerçekten samimi mi?yoksa..." diye sorular ve ihtimaller arasında bocaladığı bile olmuştu. Ama işte şu tercih noktasında aklına duadan ve muhabbetten başka bir şey gelmiyordu.

71 yaşında yüzüne tevekkülün ince izleri sinmiş bir adam, hiçbir şekilde yıkılmadığını ifade edercesine zarif bir tebessümle basamakları tırmanıyordu.
Savunacaktı...

Savunması gereken ne varsa hepsini... Üstüne yürünen her şeyi... Ezilen her insanı... Horlananları.

71 yaşından sonra insan, kendi "dünya'sını soyunmazdı. O savunma bir gelecek savunmasıydı. Dünyadan sonra gelecek olana yönelik bir savunmaydı.
"Her adımı bir keffaret olmalı geçmişte hata olarak görülenlere..." diye düşündü. Sabah güneş doğarken, o hâlâ dua ikliminde yaşıyordu.

Herşey bitecekti bu dünyada... Tarihe düşülen notlar kalacaktı... Onlar gidecekti ebediyet alemine... Her yapılanın yazıldığı bir tarih kütüğü vardı, o taşınacaktı en yüce mahkemeye... Yargı adamlarının da yargılandığı bir mahkeme daha kurulacaktı... önemli olan oraya taşınacak zabıttı... Onun için savunan adam adına hiçbir şeye üzülmek doğru olmazdı. Dünyevî üzüntü ve sevinçler hep geçici idi... Önemli olan, dünyada "ebedîyyen kalıcı olan"ın sırrını yakalamaktı. Savunan adam. belki en kalıcı eylemini, orada dururken gerçekleştirmiş olmaktaydı..."