İki grup gazeteci, iki çarpık tavır

Emin Çölaşan'ın işine son verildi diye kıyameti koparanlar, Genelkurmay hakkında haber yaptığı için işlerinden atılan iki gazeteciye sessiz kaldı. İşte iki çarpık tablo.

ABONE OL
GİRİŞ 31.08.2007 06:34 GÜNCELLEME 31.08.2007 06:34 MEDYA
İki grup gazeteci, iki çarpık tavır

İki grup gazeteciye karşı sergilenen çifte standardı, Star Gazetesi yazarı Şamil Tayyar gündeme getirdi. Şamil Tayyar'ın 'Haram baskı, helal baskı' başlıklı köşe yazısı:

'CNN Türk’ün başarılı muhabiri Kemal Yurteri, kurumundan ayrılmak zorunda kaldı. Gerekçesi nedir? Genelkurmay eski Başkanı Hilmi Özkök’ün tedavi için geldiği GATA’da teamüllere aykırı olarak düşük protokolle karşılandığı haberi. Genelkurmay, bu haberi yalanladı.

Sabah Gazetesi’nin son dönemde parlayan yazarı Metehan Demir de geçen hafta sesiz sedasız kurumuyla yollarını ayırdı. O da askeri içerikli bir haberin kurbanı oldu. Demir, Radikal’den Neşe Düzel’e verdiği röportajda, Gül ile Büyükanıt’ın cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi görüştüğünü öne sürmüştü. Genelkurmay sert bir açıklamayla bu iddiayı yalanladı.

Yurteri ve Demir’in ortak özelliği; İkisinin de savunma konularında uzman olması ve uzun yıllar askeri konularda flaş haberler yapması. Son dönemdeki ortak noktaları ise Genelkurmay tarafından yalanlanmaları, ardından da işlerine son verilmeleri.

Üzerlerinde siyasi baskı olduğu iddia edilen Emin Çölaşan ve Bekir Coşkun hadisesinde olduğu kadar kıyamet kopmadı. Bırakın fırtınayı, esmedi bile. Bir kez daha öğrendik: Mesleğimizde de ‘haram baskı’ var, ‘helal baskı’ var.'