Fransa hükümeti, Renault'a savaş ilan etti
Fransız hükümeti ile “Renault” arasındaki soğuk savaşın perde arkası ortaya çıktı.
ABONE OLFransız hükümeti ile “Renault” arasındaki soğuk savaşın perde arkası ortaya çıktı. Fransa Ekonomi Bakanı Macron (37), “maliyet katili” lakaplı CEO Ghosn’a (61) sezdirmeden başlatmış
Bir yandan ilk çeyrekte kar açıklayan ve cirosunu artından Fransız otomotiv devi Renault, diğer yandan da Fransa hükümetinin şirketteki etkinliği artırma çabalarıyla boğuşuyor.
Yönetim kurulunda oyunu ikiye katlamaya kararlı olan hükümetin, bunun için Renault CEO’su Carlos Ghosn ile pazarlıklar yaptığı, ancak bundan sonuç alamayınca şirketteki hissesini yüzde 15’ten 20’ye çıkarma planını devreye aldığı belirtiliyor. Üstelik de bunu, Ghosn’a sezdirmeden yapmışlar.
Küresel kriz sonrasında ülkedeki ekonomik çıkışı sağlamakta yeterli olamayan ve içerideki istihdamı artıramayan Fransız hükümeti, 2012 yılında çelik devi ArcelorMittal’in fabrika kapatmasını da engelleyemeyince, bu kez ortağı da olduğu Renault’ya yönelmişti.
Yeni nesil Clio’nun büyük ölçüde Türkiye’de üretilmesi planına karşı çıkan ve Renault’yu kıyasıya eleştiren hükümet, şirketin Fas gibi ucuz maliyetli ülkelere yönelmesi üzerine bir yasa çıkartan hükümet, şirketlerde uzun süre hissedar durumunda olan taraflara çifte oy hakkı verilmesini garantiye almış, ardından da Renault’daki payını artıracağını açıklamıştı.
Ortaktan başlamalı
Wall Street Journal’ın haberine göre, Fransız hükümetinin hisselerini artırma hamlesi, ciddi müzakereler ve anlaşmazlıklar sonrasında gelmiş. Üstelik bu hamleden, Renault-Nissan CEO’su Carlos Ghosn’un bile haberi olamamış.
37 yaşındaki Ekonomi Bakanı Emmanuel Macron, bu operasyonun planlayıcısı olmuş. 2012’de kendisinden önceki mevkidaşının ArcelornMittal’daki başarısızlığını Renault ile telafi etmek isteyen eski yatırım bankacısı genç bakan, yasanın getirdiği çifte oy hakkını Ghosn’a kabul ettirmek amacıyla bir dizi girişimlerde bulundu. “Yeni yasanın Fransız şirketlerinde uygulanmasına, ortağı olduklarımızdan başlamanın yerinde olacağını düşünüyoruz” diyen Macron, bu konuda Ghosn’u bir türlü ikna edemedi.
Ghosn, bunun şirtetin elini kolunu bağlayacağını savunuyordu. Hatta yönetim komitesinde, diğer yatırımcıları arkasına alarak, çifte oy kuralının işletilmemesi konusunda bir karar aldırdı. Üstelik, hükümetin temsilcilerinin lehte oylarına rağmen...
Bakanlığı terketti...
Macron, hükümetin çifte oy hakkını yeniden gözden geçirmesi karşılığında, Ghosn’dan bağlayıcı karar almamasını istiyordu. Ghosn, diğer yatırımcıların da desteğiyle bunu reddetti. Ardından da Macron, danışmanlarıyla birlikte farklı bir plan üzerinde çalışmaya başladı.
Son olarak tarihler 11 Mart’ı gösterirken, Macron Ghosn’u kendi bakanlığında ağırlamaya karar verdi. Ghosn, bu konuda taviz vermiyordu ve sonunda görüşmeyi oracıkta bitirip, bakanlığı hızlıca terketti. Ancak gözlemcilere göre Ghosn, kiminle uğraştığını bilememişti...
Borsalar kapandı ve...
Macron, düğmeye bastı ve hisse alımını başlattı. Bunun için ilk etapta 1.2 milyar euro’luk bir miktan satın alındı. 7 Nisan akşamında, borsalar kapandıktan sonra Macron Ghosn’a telefon açtı ve hisse alımı yaptıkları haberini verdi.
Olaya tanı olanların belirttiğine göre Ghosn, adeta buz kesmişti... Oy hakkının sınırlanmasını sağlayacak bağlayıcı kararın çıkarılacağı 30 Nisan’daki genel kurul öncesi gol gelmişti...
Fransa Ekonomi Bakanı Macron, Ghosn ile yeni bir görüşme yapmayı arzu ettiğini belirtirken, isteklerinden vazgeçmediklerinin de işaretlerini verdi. Son olarak kendisine bir mektup yazdığını belirten Macron, tansiyonun düştüğünü savunurken “Artık eskisi kadar kızgın değil” ifadesini kullandı.
Türkiye’yi etkiler mi?
Fransız hükümetinin, Renault’daki hissesini yüzde 15’ten 20’ye çıkarması ve çifte oy konusunda ısrar etmesi, üreticinin yatırım kararlarında daha fazla söz sahibi olma isteğinden kaynaklanıyor.
Daha önce Renault’nun popüler Clio modelinde ağırlığı Bursafabrikasına vermesi, ayrıca daha ucuz maliyetli üretim için Fas’ta 350 bin kapasiteli fabrika kurması, Fransız hükümeti ve sendikalarca ağır şekilde eleştirilmişti.
Renault bu kararların, Fransa’daki yüksek işgücü maliyetleri ve otomotiv endüstrisindeki ağır fiyat rekabeti nedeniyle alındığını savunmuş, hükümetse bunun kabul edilemez olduğunu iddia etmişti. Renault, Türkiye’de üretilen her bir Clio’nun 1.400 euro daha ucuza malolduğunu belirtmişti.
Fransız hükümetinin, Renault’daki varlığını ve oy hakkını artırması, elbette Türkiye, Fas veRomanya’daki yatırımları önemli ölçüde etkileyecek. Hükümet oyunu, yeni yatırımların Fransa’da kalması ve ülkedeki fabrikalara öncelik tanınması için kullanabilecek.
İttifak zorlanacak
Bununla birlikte hükümetin atağının, Renault-Nissan ittifakını da tehlikeye atacağı konuşuluyor.Nissan’ın yüzde 43.4 hissesini elinde bulundururken, Nissan da yüzde 15’lik Renault hissesine sahip. Ancak Nissan’ın hiç oy hakkı yok.
Bu da, Japonların huzursuzluk duymasına neden oluyor. Ayrıca Renault ve Nissan, son dönemde ortak tasarım ve ortak parça kullanımı yoluna giderken, hükümetin buna engel olabileceği belirtiliyor. Yani Renault’nun, zarar etmesi de gündeme gelebilecek.