Temsa: Türkiye önce motor üretmeli
Temsa'nın CEO'su Mehmet Buldurgan, Türkiye’de toplam otomobil üretiminin 1 milyonu geçtiğini vurgulayarak, bu araçlar için 1 milyon adet motorun yurt dışından geldiğine dikkat çekti.
ABONE OLMotoru insan kalbine benzeten Buldurgan, Türkiye’nin önce motor üretmesi gerektiğinin altını çizdi.
Temsa’nın CEO’su Mehmet Buldurgan yaptığı açıklamada, Başbakan Erdoğan’ın TÜSİAD’ın genel kurulunda otomobil konusunu gündeme getirmesinin önemine vurgulayarak, Başbakan Erdoğan’ın dediklerinde yerden göğe kadar haklı olduğunu, Sanayi Bakanı Nihat Ergün’ün ve Devlet Bakanı Zafer Çağlayan’ında bu konuyu desteklediğini söyledi. Buldurgan, “Bu kişilerin bu işe a’dan z’ye inanması bizim artılarımız. Ancak çok önemli bir eksimiz var.
Türkiye’de toplam otomobil üretimi 1 milyonu geçiyor. Bunu hepimiz biliyoruz. 1 milyon tane araç üretiliyor. Bu 1 milyon aracın 1 milyon tane motoru yurt dışından geliyor.
İnsan vücudunun kalbi gibi düşünün otomobil için motoru. Türkiye’de olmazsa olmaz, otomotiv sanayi ülkesi olmamız için bir ya da birden fazla motor üreticisinin Türkiye’de motor üretmesi lazım. Demek ki Türkiye’de bir defa motor üretmemiz lazım” dedi.
TAMAMI İTHAL PARÇALARLA MARKA OLAMAYIZ
Yerli üretim yapmanın iki temel unsuru olduğunu kaydeden Buldurgan, bunlardan bir tanesinin tasarım gücünü oluşturmak bir diğerinin ise marka gücünü yaratmak olduğunu söyledi.
Buldurgan, Türkiye’nin dev otomotiv olma yolunda önemli adımlar attığını, her geçen gün daha iyiye gittiğini ve krizden çıktığını belirterek, “Marka olalım ama tamamı ithal parçalarla marka olamayız.
Temsa olarak otobüste yerli marka yaptıklarını, bunu başardıklarını dile getiren Buldurgan, “Bunu yaparken a’dan z’ye yerli parça mı kullandık hayır, ithal motor, ithal şanzıman kullandık.
Ama o da bir adımdır, en azından markayı yakaladık. Buda önemli bir adımdı, en azından markayı yakaladık” dedi.
ERDOĞAN’IN KONUŞMASININ SATIR ARALARINA BAKMALIYIZ
Yurt dışında motor üreten birçok dev firmanın olduğunu dile getiren Buldurgan, bu firmaların Türkiye’ye de motor yolladığını kaydetti.
Buldurgan, “Başbakan Erdoğan’ın verdiği mesajın biraz satır aralarına bakarsak altında ‘motorumuzu üretmeliyiz, aksam ve parçalarımızı üretmeliyiz’ anlamı çıkıyor” ifadelerini kullandı.
TÜRKİYE’NİN DİZEL VE BENZİNLİ MOTORLARDA ISKALADIĞI FIRSATI ELEKTRİKLİ OTOMOBİLDE YAKALAYABİLİR
Buldurgan, otomobilde yerli üretimin gündeme geliyor olmasının Türkiye’nin dizel ve benzinli motorlarda ıskaladığı, kaçırdığı fırsatı elektriklide yakalama şansını gündeme getirdiğini söyleyerek, “Matbaayı kaçırmışız, 300 sene sonra gelmiş Türkiye’ye. Ama interneti kaçırmadık.
Dünya ile beraber interneti yakaladık. Elektrikte aynı şey olabilir. Nasıl internette dünyayı yakaladıysak elektrikli araçlarda bunu yakalayabiliriz. Güzel olan bunların konuşuluyor olması” diye konuştu.
ELEKTRİKLİ GELİYOR DİYE DE GELENEKSEL OTOMOBİL SANAYİSİNİN DE İHMAL EDİLMEMELİ
Buldurgan, “Konuşulan konuları otobüste başaran bir yöneticiyim. Otobüste oluyorsa, kamyonda da yapalım, binek otomobilde de yapalım. Anadol, Devrim başlı başına bir marka.
Temsa’nın yerli markaları var, BMC’nin öyle. Bu kadar otomobilde yol kat etmiş bir ülkenin markasıyla, motor üretimiyle yeni bir çıkış, yeni bir heyecan yakalaması lazım. Muhakkak elektriklide rol almalıyız, masada olmalıyız.
Elektrikli geliyor diye de geleneksel otomobil sanayisinin de ihmal edilmemesi lazım” ifadelerini kullandı.
ANADOL
Türkiye’de ithal motor dışında toplu olarak üretilen ilk otomobil markası olan Anadol’un yanı sıra ilk Türk üretimi otomobil ise 1961’de TCDD tarafından yalnızca dört adet üretilen “Devrim” olmuştu.
Vehbi Koç tarafından kurulan Otosan Otomobil Sanayi A.Ş. tarafından 1966-1984 yılları arasında İstanbul’daki fabrikada üretilmişti. 1966’dan 1984’e kadar devam eden Anadol üretimi, yerini 1984’ten sonra Ford Taunus üretimine bırakmış, ancak Otosan 500 ve 600D pikap üretimi 1991 yılına kadar devam etmişti.
Bugün, Otosan Ford Motor Company lisansı altında Ford hafif ticari araçlarının üretimine Gölcük’teki yeni tesislerinde devam etmekte ve başta Avrupa Birliği olmak üzere pek çok ülkeye Ford Motor Company lisanslı otomobil ihracatı yapmaktadır. Fabrika 1984’ten sonra Ford üretimi için kullanılmıştı.
Anadol’un üretimi 19 Aralık 1966’da başlamış olsa da, satış ve trafik tescili için gerekli olan "Yeterlilik Belgesi" ve "Araçların imal, tadil ve montajı hakkında teknik şartları gösteren Yönetmelik" onayı Makina Mühendisleri Odası’ndan 28 Şubat 1967 tarihinde alınmış ve dolayısı ile Anadol satışları bu tarihten sonra başlamıştı.
Anadol adı, açılan isim yarışması sonucunda finale kalan; Anadolu, Anadol ve Koç arasından seçilmişti.
Az sayıda kalan örnekleri, günümüzde klasik kabul edilmekte, meraklıları tarafından korunmakta ve kullanılmaktadır. Ayrıca ortadan kesilerek kamyonet yapılmış biçimleri ile adını aldığı Anadolu’nun küçük şehirlerinde halen kullanılıyor.
(ANKA)