Gençay Gürsoy: Paniğe gerek yok

İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gençay Gürsoy, 'Türkiye ciddi bir sağlık sorunuyla karşı karşıya. Hemen arkasından ifade etmemiz gerekir ki, hiç paniğe gerek olmayan bir sorunla karşı karşıya' dedi.

ABONE OL
GİRİŞ 14.10.2005 15:20 GÜNCELLEME 14.10.2005 15:20 SAĞLIK
Gençay Gürsoy: Paniğe gerek yok

Prof. Dr. Gürsoy, İstanbul Veteriner Hekimler Odası Başkanı Prof. Dr. Tahsin Yeşildere, Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Haluk Eraksoy, İstanbul Üniversitesi (İÜ) İstanbul Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve İmmünoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Badur, 'Kuş gribi hastalığının dünyadaki ve ülkemizdeki son durumu ve alınması gereken önlemler' konulu ortak basın toplantısı düzenledi.

Basın toplantısında 'kuş gribi konusunda bir toparlama yapmak istediklerini' belirten Prof. Dr. Gürsoy, 'Türkiye ciddi bir sağlık sorunuyla karşı karşıya. Hemen arkasından ifade etmemiz gerekir ki, hiç paniğe gerek olmayan bir sorunla karşı karşıya' dedi.

Bugüne kadar kuş gribi konusunda söylenecek şeylerin tamamen söylendiğini ifade eden Prof. Dr. Gürsoy, şunları kaydetti: 'Basın zaman zaman konuyu sansasyonel boyutta ele alma eğilimi gösterdi ama gittikçe sağduyu hakim olmaya başladı ve Türkiye’de kamuoyunun paniğine yol açabilecek ciddi bir sorunla karşı karşıya olmadığımız ortaya çıktı.'

Dünyada bugüne kadar bu hastalıkla ilgili 100’ün üzerinde vaka bildirildiğini, insana bulaşma bakımından dünyanın hiçbir yerinde çok ciddi bir sorun yaşanmadığını vurgulayan Prof. Dr. Gürsoy, Türkiye’de kuş gribinden hasta insan olmadığını, sadece enfekte olmuş hayvanlarla temas etmiş bazı kişilerin koruyucu olarak ilaç aldıklarını söyledi.

BELİRTİLERİ

Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Eraksoy da, Türkiye’nin sağlık gündemine giren kuş gribinin yaklaşık 2 yıldan beri Doğu Asya’da kümes hayvanları arasında sürmekte olan bir salgın şeklinde mevcut olduğunu, bu 2 yıllık süre zarfında hep Doğu Asya ile sınırlı kaldığını, ancak kısa bir süre önce Rusya, oradan Kazakistan ve sonra da Türkiye’nin bu hastalıktan etkilendiğinin görüldüğünü anlattı.

Prof. Dr. Eraksoy, şunları kaydetti: 'Bu hastalığın görüldüğü kümes hayvanlarından insana bulaşmasının son derece zor olduğunu tekrarlamak isterim. Bunu Doğu Asya’daki deneyimden çıkarabiliriz. Orada milyonlarca kanatlı aynı anda telef olduğu halde, etkilenen insan sayısı 116’dır. 2 yıl boyunca herhangi bir salgın hastalıktan 116 kişinin hastalanmasının, o hastalığın ne kadar önemli olduğunu göstermesi açısından işareti olabilir. Ölenlerin sayısının 60-61 olması da, ölümcüllüğünün yüksek olduğunu gösteriyor.

Zaten bütün kaygı da bununla ilişkili. Öte yandan insana bulaştıktan sonra insandan insana bulaşmasının son derece sınırlı, hatta imkansız olduğunu belirtmek istiyorum.

Kuş gribinin insanda ortaya çıkan belirtileri, griptekinden çok da farklı değil. Ateşli bir hastalık. Baş, kas, eklem ağrıları, nezle, öksürük şeklindeki şikayetlerle kendini gösteren bir hastalık. Bu yakınmaları kendinde gözleyen kişinin, kendinde kuş gribini düşünmesi için de hiçbir neden yok. Çünkü kuş gribinden kuşkulanmak için kuş gribinin olduğu bir bölgede bulunmak gerekiyor.

Kişi kuş gribinin kümes hayvanları arasında bulunduğu bir yerde ise ki şu anda Türkiye için biricik riskli bölge Manyas’ın Kızıksa Beldesi ve o beldenin hastalığın görüldüğü hindi işletmesidir. O hindi işletmesiyle sınırlı bir durum. Oradaki insanlar için bir risk söz konusudur. Oradaki insanlar da, şu anda bir koruyucu amaçlı ilaç uygulaması altındadır. Onun dışındaki kişilerin kendinde kuş gribi olduğunu vehmetmesi asla gerekmez. Bu hastalığın kendinde olabileceğini düşünebilecek bir başka grup insan daha vardır. Doğu Asya’dan çok yakında Türkiye gelmiş kişiler ama onlar da kümes hayvanlarıyla temas ettilerse...

Halkımızın kendinde kuş gribi olduğundan şüphelenmesi için bir neden yok. Önümüz zaten kış ve grip sezonu başlıyor. İnsan gribi vakalarıyla karşılaşmaya başlayacağız. Bu gribin de geçen yıllarda olduğu gibi bir kısım insanı etkilemesi beklenir.'