Gözlükçülerden işporta gözlüğüne tepki
Ankara Maltepe Pazarı'nda 5 ile 15 YTL arasında satılan yakın okumalı gözlüklerle ilgili açıklamalara Akdeniz Gözlükçüler ve Optinistler Federasyonu'ndan tepki geldi.
ABONE OLAnkara Maltepe Pazarında "okuma gözlüğü" adı altında numaraları yakın gözlükleri 5 ile 15 YTL arasında değişen fiyatlarla satılmasıyla ilgili 'Optikçiklerin papucu dama atılıyor' başlığı ile verdiğimiz haberine Akdeniz Gözlükçüler ve Optisyenler Dernekleri Federasyonu'ndan tepki geldi.
Dernek adına açıklamalarda bulunan Başkan Hüseyin Avni Güven 'Bizler Göz ve Görme Sağlığı adına, işporta ile mücadele edecek çalışmaları yürütürken, Ankara Oftalmolfi dernek başkanı ve G.Ü. Göz ana bilim dalında görevli Prof Merih ÖNAL’IN bu yöndeki açıklamaları, sektörümüzü incitmiş ve halk sağlığı adına büyük bir gaf ve talihsizliktir.' dedi.
AB de satılan hazır okuma gözlükleri, uluslar arası standartlara göre üretildiğinisöyleyen Güven, ülkemizde satılan hazır gözlüklerin çerçevelerinin Uzakdoğu Çin menşeli, hurda malzemelerden üretildiğini savundu. Gözlüklerde kullanılan bu malzemelerin ülkemize kaçak yollarla sokulduğunu söyleyen Güven bu gözlükler yüzünden devletin vergi kaybına yolaçtığını ileri sürerken gözlüklerle ilgili de şu uyarılarda bulundu: Ciltle temas eden bu ürünler alerji tahriş hatta kanser yapıyor böyle vakalar çoktur. En küçük bir darbede kırılarak yüz ve göz yaralanmalarına sebep oluyor. Optik camlar kimyasal ve termal işlemlerle sertleştiriliyor pencere camına göre 6 defa daha sağlamlık özelliği kazanıyor.
İşporta gözlüklerinin Camları ise pencere camı, kalitesiz atık her türlü naylon ürünleri, kalitesiz akrilikten üretiliyor bunlar optik değerde camlar değildir son derece kalitesiz abbe değeri son derece düşük kromatik aberasyon meydana getirecek ürünlerdir.
Kolayca kırılıp göz yaralanmalarına neden oluyor. Bu camlar uluslar arası standartlara göre UV tutma özeliğine de sahip değildir. Bizlerin kullandığı optik camlar mineraller 320 nm, CR 39 lar 350 nm, polikarbonatlar bilinen iyi UV önleyici camlardır Uv radyasyonun 400 nm ye kadar olan kısmının tamamını önler.Yüksek indeksli mineraller 340 nm, plastikleri ise 380 nm ye kadar UV tutma özelliklerine sahiptirler .İşportada bunu dışardan gözlemleyerek kimse UV kapasitesini tayin edemez ve garanti edemez .
Kalitesiz UV tutmayan güneş gözlükleri ise elbette katarakt yapıyor, çünkü pupillalar genişlediği için göze daha fazla UV radyasyonu ulaşıyor. Optik organik camlar CR 39'dan, poliüretan ve polikarbonattan üretiliyor. Maltepe pazarındaki ürünün Fransa’daki ürünle kıyaslanması son derece talihsiz ve yanlış bir uygulamadır. Kaldı ki Fransa'daki hazır gözlüklerin satışında amaçlanan, yeni gözlüğünü elde edene kadar gözlüğünü bir yerde unutan kaybeden için geçici bir çözüm olsun diye pazarlanmaktadır. Görme testi yapılmadan gözlük, işportadan satın alarak kullanılmasının neresi doğru bir uygulamadır? Yatay dikey merkezlemeleri yapılmamış bu ürünler prizmatik etki üretir.
Verteks mesafesi etkili gücü değiştirir. Plus camlarda lens gözden uzaklaştıkça güç artar ,göze yaklaştıkça güç azalır .Tüm bu ayarlar ancak bir optisyenlik müessesesinde yapılabilir.Her iki göz diyoptrisi farklı olabilir.Astigmatizm olabilir.Organik camlar 1,8 mm merkez kalınlığından küçük üretilemezler.İndeks değiştikçe bu oranlar değişir.
Bu tür ürünlerin optisyenlik müesseselerinde reçete karşılığı verilmesi sözleşme fesih gerekçesidir. Bizlerin müesseselerinde bu tip ürünler bulunamamaktadır. Göz yaşayan yaşlanan diyoptri sistemi sürekli değişen periyodik muayeneleri yapılması gerekli bir organdır. Türkiyede gözlük kullanma oranı %13 dür Batıya göre bu oran son derece düşüktür. Bu tür talepler geldiğinde bizler hastaları göz hekimlerine yönlendirmekteyiz. Göz ve görme sağlığını öteleyen ihmal eden bir toplumuz. Bu fırsatla göz muayenesi ve görme testi yapılması göz diplerinin kontrolüne, göz tansiyonun ölçülmesine de imkân vermektedir.
Kaldı ki böyle bir palyatif çözüm önermek kamu zararı anlamına da gelir. Çoğu kaçak giren bu kalitesiz ürünler faturasız satıldığı için devletin çok büyük bir katma değer vergi kaybına sebep olmaktadır.
WHO örgütünün açıklamalarına göre yılda 16 milyon insan katarakt tan kör olmaktadır Bunların %20 si UV radyasyonundan kalitesiz ürünlerden meydana gelmektedir. Bir cerrahi işlemin, tedavinin kamuya maliyetinin de göz ardı edilmeyecek bir husus olduğunu hatırlatmak isterim.
Ülkemizde muayene olmadan gözlükçülerin reçetesiz gözlük vermesi 5193 e göre suçtur. optisyenlik müessesesi dışında diyoptrili gözlüklerin satılması ,bir kişinin kendini gözlükçü ilan etmesi anlamına gelir
Ayrıca söz konusu ürünlerin faturalı olup olmadığı,garanti belgesi düzenlenip düzenlenmediği,UV tutup tutmadığı ,Abbe değeri,yapıldığı materyal,çerçevesinin 12870 TSE standardına uygunluğu gibi hususların tetkik edilmesi)Bir göz hekimi dışardan bakarak işportada satılan bir ürünün kaliteli olduğu hükmüne nasıl ulaşabiliyor?
Sayın Prof Dr Merih Önal demecinin ihbar kabul edilerek, kendisi hakkında yasal soruşturmanın açılması, muayene olmadan işportadan gözlük almanın yanlış olmayacağını ifade etmesi kendi alanı dışında bir meslek gurubunu aşağılaması halkı yanlış bilgilendirecek açıklamalarda bulunması halk sağlığını tehlikeye atması anlamına gelir.
Konu ile ilgili sitemizde yer alan ve Akdeniz Gözlükçüler ve Optinistler Federasyonu'nun tepkisini çeken haber