Pandemi döneminde kalbi yoran 7 alışkanlık

Pandemi dönemi hiç kimsenin hayatında daha önce yaşamadığı dolayısıyla ilk başlarda nasıl davranması gerektiğini de bilmediği bir dönem oldu. Koronavirüs salgınıyla birlikte hayatımıza giren pandemi dönemi evde sosyal izolasyon koşulları altında geçirmemiz gerekiyor. Fakat evde bulunduğumuz süre boyunca hem beden hem ruh sağlığımızı nasıl koruyacağız?

ABONE OL
GİRİŞ 03.12.2020 16:17 GÜNCELLEME 03.12.2020 16:21 SAĞLIK
Pandemi döneminde kalbi yoran 7 alışkanlık

Pandemi dönemi hemen herkesin hayatında ilk kez yaşadığı bir dönem oldu. Halihazırda devam eden bu dönemde evde kalıyor, sosyal izolasyona dikkat ederek kendimizi koruyoruz. Evde kaldığımız bu dönemde hem beden hem ruh sağlığımızı korumak oldukça önemli. Stresten ve düzensiz beslenmeden en çabuk etkilenen organımız olan kalbimize bu dönemde daha fazla dikkat etmeliyiz. 

 

Kalbi yoran zararlı alışkanlıklar

1.Düzensiz ve sağlıksız beslenmek: Özellikle sürekli evde olan kişiler sıkıntıdan kendini yemeğe verdi. Can sıkıntısından sürekli sağlıksız şeylerin de pişirildiği evlerde sağlıklı beslenmek çok zor hale geldi. Fast food, yağlı ve hamurişi ağırlıklı yemekler kalbe zarar vererek, kolestrolü de arttırır.



2.Yetersiz uyku: Evde kalınan sürede gece geç saatlere kadar oturuluyor ve sabah da erken kalkılıyorsa (home office çalışanlar) yetersiz ve az uyku da kalbi yoran etkenlerden biri.

 

3.Vücudun hareketsiz kalması: Evden dışarı çıkılmadığından pandemi dönemi normal hayattan daha az hareket ediliyor. Zamanla bu hareketsizlik iyice artıyor. Düzenli spor ve egzersiz kalp damar sağlığını koruyarak daha sağlıklı bir beden sağlar.

4.Sigara içmek: Koronavirüsün sigara içen kişilere içmeyen kişilere göre daha kolay bulaştığı biliniyor. Sigara akciğerlere ağır hasarlar verdiğinden koronavirüs bulaştığında önce akciğerleri zamanla tüm organları etkiler. Ayrıca bu kişilerde kalp hastalığı riski daha fazladır.



5.İlaçları içmemek: Özellikle sosyal medyada ve halk arasında kulaktan kulağa dolaşan bazı yanlış bilgiler sonucu insanlar bazı ilaçları almıyor. Bu kulaktan dolma iddiaların hiçbir bilimsel dayanağı yoktur. Alınması gereken tansiyon ve kalp hastalığı ilaçları alınmadığı takdirde kalbe geri dönüşü olmayan hasarlar bırakılabilir.

6. Fazla kilo almak: Pandemi döneminde haddinden fazla alınan kilolar başta kalp olmak üzere birçok hastalığın oluşumuna yol açabilir. Özellikle kolestrol gibi hastalıkları olan kişilerin ekstra dikkat etmesi ve kilo artışını engellemesi gerekir. 



7.Stres ve depresyon: Vücuttaki birçok hastalık stresten kaynaklanıyor olabilir. Genel anlamıyla stres ve sıkıntı uzun sürdüğü müddetçe depresyona kadar ulaşabilir. Stres bağışıklık sistemini de zayıflatarak kalp hastalığına davetiye çıkarır. 



Pandemi döneminde artan kalp krizleri

Araştırmalara göre pandemi döneminde sağlık kuruluşlarının ekstra kalabalık ve yoğun olmasından dolayı insanlar başka rahatsızlıkları için gitmek istemiyor. Normal şartlarda önemsenmesi gereken belirtiler bu dönemde ihmal ediliyor ve sonucu tatsız olabiliyor. Pandemi sonrası kalp krizlerinin artabileceğini söyleyen Malatya Turgut Özal Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Erdal Aktürk,

“Her yıl 29 Eylül Dünya Kalp Günü olarak kutlanmaktadır. Ancak kalbimiz yılın bir günü değil, 365 günü ve 24 saat boyunca hiç durmaksızın çalışmaktadır. Bu yüzden yılda bir gün değil, tüm günlerde kalbimizin dostu olmamız lazım. Bu ise sigaradan uzak durmakla, kan şekerini ve kolesterol düzeyine bakmakla ve de kan basıncının (tansiyon) ölçülmesini sağlamak ve sedanter yaşamdan kaçınarak fiziksel aktivitelerde bulunmakla mümkün. Yaşadığımız pandemi süreci tüm bu aktivitelerin yapılmasını gölgede bıraktı ve kalp ile ilgili birçok ciddi sorun ortaya çıkardı. Tüm dünyada ve ülkemizde olduğu gibi şehrimizde de kalp rahatsızlığı olan kişiler ve kalp krizi geçiren kişiler hastaneye gelmemeye başladı. Pandemi süreci başladıktan sonra kalp krizi geçirmekte olan her üç kişiden yalnızca birinin hastaneye geldiğini, diğer iki kişinin hastaneye gelmeden kriz ayakta geçirdiğini gözlemledik. Şehrimizde gözlemlediğimiz bu rakamlar ile hastalar, tedavi almadan ölümcül olan bu hastalığı geçirmektedir” ifadelerini kullandı.

Özellikle bazı genç hastaların evlerinde hayatını kaybettiğine dikkat çeken Aktürk, “Ayrıca hastaneye başvuran hastalar ise kritik saatleri geçirdikten sonra geç olarak hastaneye gelmekteler ve geç gelişlerinden dolayı yapılan tedaviler etkinliğini kaybetmektedir. Bu durum kişilerin ileriki yaşamında sağlık problemleri yaşamasına neden olabilir. Pandemi sürecinde kıymetli hemşerilerimizin bu duruma dikkat etmeleri ve özellikle koroner arter hastalığı için risk faktörü olan 50 yaş üstündeki kişilerin göğüs ağrısı, nefes darlığı, göğüste yanma ve sırt ağrısı gibi şikâyetleri olduğu zaman hastanemize başvurarak kardiyoloji hekimine muayene olmalarını öneriyoruz” dedi.

Pandemi sonrası kalp kırıklıkları artabilir: Kırık kalp sendromu

Pandemi dönemi fiziksel olduğu kadar psikolojik olarak da insanı yoran zorlu bir dönemdir. Ünlü Amerikan tıp dergisi JAMA’da yayımlanan bu çalışmaya göre pandemi sırasında insanların yaşadığı psikolojik, sosyal ve ekonomik kaygılar  kırık kalp atağı sendromuna neden oluyor. Kırık kalp sendromu, tıp literatürüne ilk kez 1990’lı yıllarda girdi. İlk vakalar Japonya’da “takotsubo kardiyomiyopatisi” adı ile yayımlandı. Sebebi de bir tür “stres kardiyomiyopatisi” olarak açıklandı. Kalp kasında oluşan ani ve ciddi hasarın nedeni, birden ortaya çıkan şiddetli fiziksel veya ruhsal streslerdi. Ani ve kontrolsüz stresle zirveye çıkan bedendeki aşırı stres hormonu yükü, kalp kaslarında geçici bir pompalama bozukluğuna yol açıyor. Sonuç olarak kalp yetersiz ve düzensiz bir çalışma sürecine giriyor, kalp yetmezliği başlıyor.