Organları tek tek etkileyen gizli tehlike: Hipertansiyon! Belirtisi yok
Medipol Sağlık Grubu’ndan Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hanife Memet Genç, sinsi ilerleyen hipertansiyonun, belirti vermeden organlara ciddi zararlar verebileceği konusunda açıklama yaparak önemli uyarılarda bulundu.
ABONE OLDünya genelinde milyonlarca kişiyi etkileyen hipertansiyon, erken fark edilmediğinde kalp, beyin, böbrek ve damar sisteminde ciddi sorunlara yol açabiliyor.
Medipol Üniversitesi Sefaköy Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hanife Memet Genç, hastalığın belirtilerinin her zaman ortaya çıkmadığını vurgulayarak “Hipertansiyon sinsi ilerleyen bir tablodur, bu nedenle düzenli ölçüm şarttır.” dedi.
BELİRTİ GÖSTERMEDEN İLERLİYOR
Hipertansiyonun her zaman belirgin şikâyetlere neden olmadığını ifade eden Dr. Genç, “Her hastada baş ağrısı, baş dönmesi, kulak çınlaması ya da enseden başa doğru sıcaklık hissi gibi semptomlar görülmeyebilir. Bu nedenle hastalar çoğu zaman farklı bir şikâyetle doktora gittiklerinde tansiyonlarının yüksek olduğunu fark ediyor.” diye konuştu.
TEDAVİ EDİLMEZSE ORGANLARI TEK TEK ETKİLİYOR
-
Kontrol altına alınmayan yüksek tansiyonun birçok organda kalıcı hasara neden olabileceğini vurgulayan Dr. Genç, hipertansiyonun kalp duvarında kalınlaşma, kapakçık yetmezliği ve kalp yetmezliği gibi sorunlara yol açabildiğini söyledi.
-
Son yıllarda sık duyulan aort anevrizması ve ilerlemesi halinde aort diseksiyonu riskinin tansiyon kontrolü sağlanmadığında arttığını belirten Dr. Genç, “Bu tablo maalesef hayati tehlikeyle sonuçlanabilir.” dedi.
-
Hipertansiyonun sadece kalbi değil beyni de etkileyebildiğine dikkat çeken Dr. Genç, bazı hastaların hafif bir burun kanamasıyla gelirken bazılarının sabah uyandığında vücudunun bir tarafını kullanamadığını fark ettiğini belirterek, “Felç ve beyin kanaması tansiyonun en dramatik sonuçlarıdır.” şeklinde konuştu.
-
Gözde kanlanmadan ciddi görme kaybına, böbrek fonksiyon bozukluklarından tam yetmezliğe kadar pek çok tablonun yüksek tansiyonla ilişkili olduğunu ifade etti.
HASTAYA ÖZEL TEDAVİ PLANLANIYOR
Her hastanın ihtiyacının aynı olmadığını belirten Dr. Genç, yaşam tarzı değişikliklerinin tedavide büyük önem taşıdığını hatırlattı. “Bazı hastalar yalnızca tuz kısıtlaması ve diyet düzeni ile normale dönerken, bazılarında medikal tedaviye ihtiyaç duyuyoruz” ifadelerini kullanan Dr. Genç; EKO, EKG, aort çapı ölçümü, böbrek fonksiyon testleri ve 24 saatlik tansiyon holter takibinin tanı ve takipte önemli olduğunun altını çizdi. Hipertansiyonun doğru tedaviyle kontrol altına alınabilen bir hastalık olduğunu belirten Dr. Genç, “Düzenli takip, doğru tedavi ve yaşam şekli değişiklikleriyle hasta tamamen normal ve kaliteli bir hayata dönebilir. Unutmayalım ki erken teşhis hayat kurtarır.” ifadelerine yer verdi.