Türkiye obeziteyi hastalık değil kişisel bir başarısızlık olarak görüyor

Ipsos'un 14 ülkede gerçekleştirdiği araştırma, Türkiye’de obezite algısının bilimsel gerçeklerle çeliştiğini ortaya koydu. Toplumun büyük kesimi obeziteyi kronik bir hastalık yerine bireysel bir disiplin sorunu olarak nitelendiriyor.

ABONE OL
GİRİŞ 05.03.2026 17:15 GÜNCELLEME 05.03.2026 17:15 SAĞLIK
Türkiye obeziteyi hastalık değil kişisel bir başarısızlık olarak görüyor

Türkiye’de obezite ile yaşayan kişilerin üçte ikisinden fazlası, obeziteyi yalnızca diyet ve egzersizle çözmek mümkün görüşüne katılıyor. Bireylerin yarıdan fazlası obezite için genetik ve biyolojik faktörlerin temel nedenler olduğunu kabul ediyor. Bu veriler, çoğunluğun hem durumdan hem de çözümden kişisel olarak sorumlu hissettiğini gösteriyor. Türkiye’de obeziteyle yaşayanların dörtte üçü, obezitenin sürekli takip gerektiren tıbbi bir durum olduğunu kabul ediyor. Bu oran 14 ülke ortalamasının üzerinde seyrediyor.

Araştırma kendini suçlama eğilimi ve obezitenin hastalık yönünün yeterince anlaşılmamasının, bireylerin yardım arama davranışı üzerinde kısıtlayıcı bir etki yarattığını gösteriyor. Obeziteyle yaşayan bireylerin onda sekizi kilo vermeyi düşünmüş ya da bu yönde tavsiye almışken, yalnızca üçte biri son bir yıl içinde doktora başvurmuş. Araştırmaya katılanların yarısı ise kilo yönetimine ilişkin bilgileri, çevrim içi kaynaklardan veya aile ve arkadaşlarından edinme eğiliminde bulunuyor.

KRONİK BİR HASTALIK AMA KİŞİSEL BİR BAŞARISIZLIK GİBİ GÖRÜLÜYOR

Türkiye’de obeziteyle yaşayan ve kilosu nedeniyle doktora başvuran bireyler, kendilerine sunulan önerilerin büyük ölçüde yaşam tarzı değişikliği olduğunu; beslenme ve fiziksel aktiviteye odaklanıldığını söylüyor. Katılımcıların büyük bir kısmına daha sağlıklı beslenmeleri, fiziksel aktivite yapmaları ve porsiyonlarını küçültmeleri önerilmiş. Bu tablo, obezitenin uzun vadeli tıbbi yönetim gerektiren bir hastalıktan ziyade bireysel disiplin olarak algılandığı sonucunu güçlendiriyor.

OBEZİTENİN RİSKLERİ KONUSUNDA CİDDİ BİLGİ EKSİKLİĞİ VAR

Araştırma, Türkiye’de obezitenin belirli hastalıklar üzerindeki etkisine dair bilgi eksikliklerini ortaya koyuyor. Obeziteyle yaşayan bireylerin sadece yarısı obezitenin tip 2 diyabet ve kalp hastalıklarıyla ilişkili olduğunu düşünüyor.

GÜNLÜK YAŞAM ÜZERİNDEKİ GÖRÜNMEZ VE AĞIR YÜK

Türkiye’de obezite, günlük yaşamı belirgin şekilde etkiliyor. Obeziteyle yaşayan kişilerin fiziksel sağlıklarından memnuniyet düzeyi, obeziteyle yaşamayanlara kıyasla 26 puan daha düşük kalıyor. Araştırmada, büyük çoğunluk fazla kilonun yaşamlarını farklı alanlarda olumsuz etkilediğini belirtiyor. Fazla kilonun etkisi, iş hayatında ve günlük yaşamda olduğu kadar; özgüven ile duygusal ve zihinsel iyi oluşta da hissediliyor. Bu durum, obeziteyle yaşayanların yüzde 69’unun sosyal yaşam, eğlence ve romantik ilişkilerden uzak durmasına yol açıyor.

OBEZİTE SADECE FİZİKSEL DEĞİL HER ALANDA HİSSEDİLEN BİR YÜK

Ipsos Türkiye CEO’su Sidar Gedik araştırma sonuçlarına ilişkin düşüncelerini şu şekilde ifade etti: Ipsos’un araştırması, Türkiye’de obezitenin sadece fiziksel sağlık konusunda değil, günlük yaşamın her alanında hissedilen ciddi bir yük olduğunu ortaya koyuyor. Obeziteyle yaşayan bireylerin büyük çoğunluğu, kendini bu konuda sorumlu hissediyor. Kilo vermeyi düşünseler de sadece üçte biri bir doktora başvurmuş. Hayatlarının farklı alanlarında da kilonun olumsuz etkisi olduğunu belirtiyorlar. Dünya Obezite Günü bu konuda farkındalık yaratmak, obezite ile ilgili doğru bilgi ve desteğe erişimi teşvik etmek için bir fırsat. Ipsos olarak bu özel güne dair araştırma ile amacımız, toplumun farkındalığını artırmak ve bu konuda anlamlı çözümler geliştirmeye katkıda bulunmak.

Ahmet Aydemir Haber7.com - Muhabir

Editör Hakkında

İstanbul Üniversitesi, “Gazetecilik” bölümünden mezun oldu. Gündem, siyaset, yaşam, magazin, spor ve SEO editörlüğü yaptı. Meslek hayatına Ocak 2024’ten beri Haber7’de devam ediyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR