Her yara izi kalıcı olmak zorunda değil: Skar tedavisinde lazer ve PRP öne çıkıyor

Medipol Sağlık Grubu Dermatoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Tuğba Doruk, skar oluşumunun iyileşme sürecinin doğal bir parçası olduğunu belirterek, bazı izlerin belirgin ve kabarık hale gelebildiğini söyledi.

ABONE OL
GİRİŞ 26.06.2026 10:45 GÜNCELLEME 26.06.2026 10:47 SAĞLIK
Her yara izi kalıcı olmak zorunda değil: Skar tedavisinde lazer ve PRP öne çıkıyor

Ameliyat ya da cilt travmaları sonrası oluşan yara izleri birçok kişiyi estetik açıdan rahatsız edebiliyor. Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Tuğba Doruk, skar oluşumunun aslında vücudun doğal bir iyileşme tepkisi olduğunu ancak bazı durumlarda bu sürecin kontrolsüz ilerleyerek belirgin izlere yol açabildiğini ifade etti. Dr. Doruk, “Skar gelişimi aslında vücudun travmaya ve kesiye verdiği en doğal yanıttır. Kolajen üretimi ve deri yenilenmesi gerçekleşir. Ancak bazı durumlarda deri bu süreci tam olarak tamamlayamaz ve düzensiz kolajen yapısı ile bu boşluğu doldurur. Bu da yara izi olarak karşımıza çıkar” dedi.

SKARLAR FARKLI TİPLERDE GÖRÜLEBİLİYOR

Yara izlerinin farklı şekillerde ortaya çıkabileceğini belirten Doruk, “Bazı skarlar deriden kabarık olabilir, bazıları çökük ya da deri ile aynı seviyede olabilir. Biz daha çok hastaları rahatsız eden kabarık skarlarla ilgileniyoruz” dedi. Skar tedavisinde farklı yöntemlerin kullanıldığını belirten Dr. Doruk, “Başta lazer tedavileri olmak üzere PRP, polinükleotid (somon DNA) ve kolajen düzenleyici enzimlerle yapılan mezoterapi uygulamaları ile tedavi planlanabiliyor. Hatta bazı durumlarda botoks enjeksiyonu ile lazer tedavilerini kombine ederek daha iyi sonuçlar alabiliyoruz” diye konuştu.

YAŞ VE GENETİK FAKTÖR ETKİLİ

Yaş ve genetik faktörlerin skar oluşumunda önemli rol oynadığını belirten Doruk, “Genç yaşlarda cilt daha hızlı yenilendiği için bazı durumlarda daha belirgin ve kabarık skarlar oluşabilir. Yaş ilerledikçe kollajen üretimi azaldığı için skar oluşumu daha hafif seyredebilir” dedi. Vücudun bazı bölgelerinde yara izlerinin daha belirgin olabildiğini ifade eden Doruk, “Göğüs, sırt ve eklem bölgeleri gibi gerilime açık alanlarda keloid dediğimiz kabarık yara izleri daha sık görülür” şeklinde konuştu.

YARA BAKIMI TEDAVİNİN EN ÖNEMLİ PARÇASI

Yara bakımının iyileşme sürecinde kritik olduğunu vurgulayan Dr. Doruk, “Yara iyileşme sürecinde en önemli nokta gerilimin önlenmesidir. Dikişler alındıktan sonra ise silikon bazlı jeller kullanılması hem iz oluşumunu azaltır hem de kabarık skar gelişimini baskılar” diyerek sözlerini tamamladı.

KAYNAK : Haber7
Ömer Faruk Aktaş Haber7.com - Editör

Editör Hakkında

1991 yılında Bayburt’ta doğdu. Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema bölümünden mezun oldu. 2016 yılında Anadolu Ajansı'nda stajını yaptı. Yeni Şafak ve Akşam Gazetesi'nde çalıştı. Nisan 2021'den bu yana Haber7.com'da ‘Gündem Editörü’ olarak görev yapmaktadır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR