Meme kanseri taramasında her kadına aynı yöntem uygulanmıyor

Kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olan meme kanserinde erken teşhis, tedavi başarısı açısından büyük önem taşıyor. Ailede meme kanseri öyküsü bulunmasa da hastalığın gelişebileceğine dikkat çeken uzmanlar, açıklama yaptı.

ABONE OL
GİRİŞ 22.10.2026 10:50 GÜNCELLEME 22.10.2026 10:50 SAĞLIK
Meme kanseri taramasında her kadına aynı yöntem uygulanmıyor

Meme kanserinde erken tanı kadar doğru zamanda ve kişiye uygun yöntemlerle tarama yapılması da önem taşıyor. Yaş, aile öyküsü, meme dokusunun yoğunluğu ve kişisel sağlık geçmişi gibi faktörler, tarama sürecinin planlanmasında belirleyici rol oynuyor.

Medipol Bahçelievler Üniversite Hastanesi Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ayşegül Akdoğan Gemici ve Meme Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Sina Ferahman, meme kanserinde risk faktörleri ve korunma yollarına ilişkin önemli bilgiler paylaştı.

Uzman isim açıkladı: İyot eksikliği kadar fazlası da zararlı

Medipol’den erken tanı uyarısı! Orta kulak enfeksiyonlarının mevsimi geldi

Medipol Sağlık Grubu’ndan yumurta satışı uyarısı: Sağlığınızı riske atmayın

Uzman isim açıkladı: Çocuğunuzun kalbindeki her ses hastalık habercisi değil

Uzman isimler "menopozun" sessiz tehlikesine dikkat çekti

MEME KANSERİ TARAMASI KİŞİYE ÖZEL PLANLANMALI                       

Meme kanserinde erken tanı amacıyla uygulanan tarama yöntemleri hakkında bilgi veren Prof. Dr. Gemici, tarama programlarının günümüzde kişiselleştirilmiş bir yaklaşımla değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Meme kanseri taramasının temelinde mamografinin yer aldığını belirten Prof. Dr. Gemici, erken tanı sayesinde daha küçük tümörlerin saptanabildiğini ve tedavi başarısının artırılabildiğini ifade etti.

Tarama programlarında kişinin risk durumunun belirleyici olması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Gemici, “Günümüzde meme kanseri taraması kişiselleştirilmiş bir hal alıyor. Hastalarımızın yalnızca ‘Mamografiye kaç yaşında başlamalıyım?’ diye sorması yerine ‘Benim meme kanseri riskim nedir, nasıl bir kişisel tarama programına girmeliyim?’ diye düşünmesi daha doğru olur.” dedi.

TARAMA YAŞI VE YÖNTEMİ

Standart meme kanseri taramasının 40 yaşında mamografiyle başladığını belirten Prof. Dr. Gemici, yüksek riskli kişilerde ise daha erken yaşlardan itibaren farklı tarama yöntemlerinin gündeme gelebileceğini söyledi. Bazı yüksek riskli hastalarda 30’lu yaşlardan itibaren mamografi ve meme ultrasonu gibi yöntemlerden yararlanılabildiğini belirten Prof. Dr. Gemici, tarama planının kişiye özel değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Meme kanseri riskinin belirlenmesinde birden fazla faktörün dikkate alındığını ifade eden Prof. Dr. Gemici, “Bizim öncelikle kişinin riskini hesaplamamız, ardından bu riske göre tarama yöntemini seçmemiz gerekiyor. Aile öyküsü, kişinin kendi meme kanseri öyküsü, daha önce meme biyopsisi yapılıp yapılmadığı ve meme dokusunun yoğunluğu bu değerlendirmede önem taşıyor. Bu faktörler birlikte değerlendirilerek kişiye uygun tarama programı oluşturuluyor.” diye konuştu.

MEME KANSERİ SADECE KADINLARI İLGİLENDİRMİYOR

Meme kanserinin toplumsal etkisine değinen Doç. Dr. Ferahman, “Her 8 kadından birinin meme kanserine yakalanma riski olduğunu her gün duyuyoruz. Daha çarpıcı bir ifadeyle, her 14 saniyede bir kadın yeni meme kanseri tanısı alıyor. Bu, yalnızca kadınları ilgilendiren bir hastalık değil. Çünkü kadın tek başına bir birey değil; eşi, kardeşi, babası ve ailesi de bu süreci birlikte yaşıyor. Ayrıca erkeklerde de meme kanseri görülebiliyor. Her 100 kadına karşılık bir erkekte meme kanseri görüldüğü ifade ediliyor. Bu nedenle meme kanseri hem kadınların hem de erkeklerin ortak sorunu.” dedi.

AİLEDE MEME KANSERİ OLMASA DA RİSK VAR

Meme kanserinde ailesel yatkınlığın önemli risk faktörlerinden biri olduğunu belirten Doç. Dr. Ferahman, ailede özellikle birden fazla kişide meme kanseri görülmesinin risk değerlendirmesinde dikkate alınması gerektiğini söyledi. Ancak meme kanserinin yalnızca genetik geçişle ortaya çıkmadığını vurgulayan Doç. Dr. Ferahman, “Ailenizde yoğun bir meme kanseri öyküsü varsa sizin de riskiniz artabilir. Fakat unutulmamalıdır ki meme kanserlerinin yaklaşık yüzde 85’i kalıtsal genetik geçişle ilişkili değildir. Yani ailenizde meme kanseri öyküsü olmasa da siz meme kanserine yakalanabilirsiniz.” ifadelerini kullandı.

Bu nedenle kadınların düzenli takip ve tarama programlarına katılmasının önem taşıdığını belirten Doç. Dr. Ferahman, kişinin kendi riskini bilmesi ve gerekli kontrolleri ihmal etmemesi gerektiğini vurguladı.

KAYNAK : Haber7
Esmanur Kadak Haber7.com - Editör

Editör Hakkında

Malatya’da doğan Esmanur Kadak yüksek öğrenimini İstanbul’da tamamladı. 2022 yılında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi “Gazetecilik” bölümünden mezun oldu. Üniversite öğrenimi sırasında, serbest zamanlı olarak Bilimevi Basın Yayın A.Ş.'de Özel İçerik Editörü olarak çalıştı. Mezun olduktan sonra Eylül 2022 - Temmuz 2024 tarihleri arasında yerel bir gazetede “Genel Koordinatör” olarak görev aldı. Son olarak Haber7.com’da Yerel Haber Editörü olarak kariyerine devam ediyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR