Fetih 1453 için her telden yorum!

Türkiye'de "bütçe" rekoru kıran Fetih 1453 seyirciyle buluştuğu ilk gün gişe rekorunu da kıracağı izlenimini verdi. Film için yapılan iddialar ise çok farklı. 'Kopya' diyen bile var!

ABONE OL
GİRİŞ 17.02.2012 12:15 GÜNCELLEME 17.02.2012 12:15 SİNEMA
Fetih 1453 için her telden yorum!

17 milyon TL'lik bütçesiyle Türkiye'nin en büyük prodüksiyonu "Fetih 1453" gösterime girdiği ilk gün izdihama neden oldu. 3 hafta öncesinden satılan biletler nedeniyle, gişeden bilet almaya gelen izleyici dışarıda kaldı.

Fetih 1453'ün ilk gösterimi İstanbul'un fethedildiği tarihe gönderme yapan 14.53'te gerçekleşti. İlk gösterime gelen sinema severler filme büyük ilgi gösterirken yorumcu ve izleyicilerin görüşleri ise birbirincen çok farklı.

Filme övgüler yağdırarak gişe rekoru kıracağını düşünenlerin yanı sıra kopya olduğunu öne sürenler de var. Haber 7 olarak Fetih 1453 için bugünkü gazetelerde yer alan yorumları derledik 5 sayfa halinde yayınlıyoruz.

HABER 7 OKURLARI NE DİYOR?

Filmi izleyen okurlarımız yorum ve düşüncelerini bu haberin altına yazarsa yarınki haberimiz de bu görüşleri yayınlayacağız.

İşte ilk tepkiler:

Recep İvedik’i geçebilir

Serdar Akbıyık (Eleştirmen): Beklentilerimden daha üst seviyede özellikle savaş sahneleri çok başarılı. Teknik ve çekimler de öyle. Bu film Cüneyt Arkın’ın oynadığı Malkoçoğlu ile karşılaştırılamaz. Türk sinemasına borcunu ödeyecek.

Alper Turgut (Eleştirmen): Başroldekilerin oyunculukları iyi, yan rollerin ise kötüydü. Sağlam bir gişe yapacağını düşünüyorum. Recep İvedik rekorunu kırabilir.

Prof. Dr. Fahameddin Başar
, tarihi kurgu içinde değerlendirdiğinde, filmin olayların akışı içinde güzel anlatıldığını belirterek, “Özellikle kuşatma öncesi hazırlıklar her iki cepheden de detayları ile güzel anlaşılmış. Hazırlık aşaması sadece bir tarafından gözün izleyiciye aktarılmamış. Hem Bizans’ta yapılan hazırlıklar hem de Osmanlı’da yapılan hazırlık aşaması gayet güzel ve tatminkar olmuş. Özellikle Urban usta tarafından dökülen top sahneleri beni etkiledi. Rumeli Hisarı’nın inşaası da iyi olmuş” dedi. Kostümlerin gayet başarılı olduğunu söyleyen Başar, şunları söyledi: “Örneğin afişte Fatih Sultan Mehmet’in sağ omuzunda ‘Allah’ sol omuzunda ise Hazreti Muhammed yazıyor. Osmanlı savaş felsefesini yansıtacak şekilde kalbinin üzerinde ise Allah yazısı var. Kollarında ise Kelim-i Tevhid var. Bunlar gerçeğiyle aynı. Ancak zırh ve kılıçlar konusunda sorun göze çarpıyor. Afişteki Fatih karakteri beni biraz rahatsız etmişti. Buna karşın filmde izlediğimde rahatsız etmedi. Film genel olarak beklentimi karşıladı.”

Ulubatlı eleştirisi

Tarihçi Prof. Dr. Mahmut Ak
ise, genellikle her tarih filminde dini konularla ilgili hata yapıldığını ve bu filmde de bu hataları gördüklerini kaydederek, “Örneğin ‘Rasulallah” kelimesi hem yanlış yazılmış hem de yanlış telaffuz edilmiş durumda. Biz ‘Mehmet’ diyoruz ancak o dönemde ‘Mehmed’ denir. ‘Ya ben İstanbul’u alırım ya İstanbul beni’ Fatih Sultan Mehmet tarafından söylenen bir söz ancak bu film akışında erken dile getirilmiş. Filmde Fatih’in vezirleri ile olan toplantısı da aktarılıyor ancak burada vezirler kendi aralarında kavga ediyor. Bu usule uygun değil. Divan toplantılarında tartışma çıkardı ama kavga olmazdı. Bu görüntü uymamış. Bir de Ulubatlı Hasan gözünü budaktan esirgemeyen bir karakterdir filmde ise daha çok Ataköy delikanlısı gibi olmuş” diye konuştu.

REKORLAR KIRACAK FİLM
Serdar Akbıyık / Star

Yüzüklerin Efendisi, 300 Spartalı gibi büyük bütçeli Hollywood yapımlarıyla yarışabilecek bir yapım olan Fetih 1453 gişe rekorları kıracaktır...

Faruk Aksoy’un hem yapımcılığını hem yönetmenliğini yaptığı Fetih 1453 Perşembe günü saat tam 14.53’te izleyici karşısına çıktı. Film 160 dakika ama nasıl geçtiğini anlamadım. Türk sinemasında Yüzüklerin Efendisi, Cennetin Krallığı ve Truva kadar başarılı savaş sahnelerinin olduğu bir film çekileceğini söyleselerdi güler geçerdim. Filmi seyredene kadar da güldüm geçtim. Ama gerçekten başarılı bir yapımla karşı karşıya kaldım. Savaş sahneleri muhteşem. Filmin sadece çekimleri iyi değil, Türklerin İstanbul’u fethi de senaryo açısından iyi işlemiş. Bize anlatılan bazı sözler vardır ve efsane gibidirler. Fatih Sultan Mehmet’in “Ya Konstantin’i alacağım veya Konstantin beni alacak” gibi sözleri filmin içine serpilmiş. Ama asla didaktik olmamış.

Zincirin en zayıf halkası Fatih! (sayfa 2'de)

 
Film dünyada ses getirecek

Bu demektir ki filmin yönetmeni başarılı bir iş çıkarmış. Hani diyorlar ya Türk sineması tarihinin en pahalı filmi. Bence bunu hak ediyor. Bu film sadece Türkiye’de iyi gişe yapmayacak. Bu film Arap coğrafyasında ve Avrupa’da da büyük iş yapacak. İşte bir sinema böyle evrensel ürün çıkarabilir. Ve şundan da eminim yurtdışındaki sinema otoriteleri de bu filmi sevecektir. Filmin daha çekim zamanlarında Yunanistan’da güya bu filmin çekimlerine engel olmak istemişler gibi haberler vardı. Her ülkenin veya toplumun aşırı uçları olur. Ama bunlar gerçek sinema otoritelerinin yorumları değildir. Yurt dışında hatta Hollywood’ta bile bu filmin iyi yorumlar alacağını düşünüyorum.

Oyunculuklara gelince Fatih Sultan Mehmet karakterini canlandıran Devrim Evin bence zincirin en zayıf halkasıydı. Ama filmin heyecanı ve senaryonun başarısı sayesinde onu bile kabullenebildi bilincim. Evin’in oyunculuğunu eleştirmiyorum aslında. Ne yazık ki fiziği role oturmamış. Onun şansına belki de yüzü en bilinen padişahı oynuyor. Fatih Sultan Mehmet’in karakteristik burnu ve şahin bakışları ne yazık ki Devrim Evin’de yok. Ama başka bir isim var ki hem performansıyla hem fiziğiyle filme harika oturmuş.

Ulubatlı Hasan’ı canlandıran İbrahim Çelikkol bu filmiyle Hollywood tarafından keşfedilirse sakın şaşırmayın. Eğer bu film tarihi filmlerin tekrar çekilmesi gibi bir etki yaratırsa başrol oyuncusu hazır. Ulubatlı Hasan’ın şehit olduğu çekimler ve sancağı burça saplaması bu millet için herhalde etkileyici, duygulu sahnelerdir.  

Kurtuluş savaşı filmi hakkımız

Kadın oyunculara gelince Dilek Serbest’ten bu kadar başarılı bir performans beklemiyordum. Karikatürize olmaya çok yakın bir rolü canlandırıyor ama işi kotarıyor. Hem kadın güzelliğini hem de tarihi bir karakterin canlandırma sorumluluğunu üstünde başarıyla canlandırıyor. Bu film Türk sinemasının Türk milletine borcunu ödemeye başladığı bir yapım.

Yunanistan’da 300 Spartalı, Alexander gibi filmler çekilirken veya başka ülkeler tarihlerini beyaz perdeye aktarırken biz Cüneyt Arkın’ın büyük yokluklar ile çektiği üç beş kılıçlı filme mahkum olmuştuk. Ama bu sefer durum öyle değil. Bir devri kapatıp yeni bir devri açan Türk milletinin önemli tarihi olayını daha yeni başarılı bir şekilde filme çekebildik. Artık adam gibi bir Kurtuluş Savaşı filmi beklemek hakkımızdır sanıyorum.

Fetih 1453 kopya mı?
(sayfa 3'te)

 

Copy Paste fetih!
Ozan Akarı / Milliyet

'Fetih 1453' Hollywood'un oscarlı yapımlarının etkisinde kalarak Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u fethetmesini beyaz perdeye taşıyor...

Yapımı yılan hikâyesine dönen Türkiye'nin en pahalı filmi nihayet vizyona girdi. Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u almasını konu alan 'Fetih 1453' efektlerinden dekorlarına kadar birçok ilke imza attı ve daha çekim aşamasında büyük sükse yaptı. Ancak, yapılan reklamların ne kadar boş olduğunu filmi izleyince anlıyorsunuz. Meğerse 'Fetih 1453' koca bir reklam balonuymuş.

Kopya bir mantık izleniyor

İş tarihi bir film için ortaya milyon dolarları dökerek digital efektlerle izleyiciyi etkileriz, 'Hollywood'la yarışmak için yola çıkıyoruz' demek değilmiş. İş bakmakla görmek arasındaki farkı anlamakmış. Fetih 1453, oscar almış Hollywood filmlerinden "copy paste" sahneleriyle kendi tarihimizi kopya bir mantıkla anlatmaya çalıştığı için hayal kırıklığı yaratıyor.

('Fetih 1453'deki savaş sahneleri özellikle 'Yüzüklerin Efendisi', 'Cesur Yürek', 'Troy' ve 'Ben-hur' filmlerinden bire bir kopyalar içeriyor.)

İstediğin kadar savaşın içine Fatih'in karada gemileri yürütmesini, dev topların dökülmesini ve Ulubatlı Hasan'ı koysan da iş o kadar basit değil. Onları bir belgeseldeymiş gibi değil film gibi anlatmak ve izleyiciyi Ulubatlıyla beraber surlara çıkarmasını bilmek lazım...

Eğer bunların hiçbirini yapmaz ama filmini çoktan çekmiş olursan, harcadığın paranı kurtarmak için filmin ilk gösterimini cuma gününe değil perşembe gününe kaydırırsın. Hele 14.53'te ilk seans olacak diye yaygara koparırsan, kendini cümle aleme güldürürsün.

Nerede Yeşilçam'ın Kara Murat'ı, Tarkan'ı ve Battal Gazi'si nerede 'Fetih 1453'...

BAŞROL VE YÖNETMEN NE DEDİ? (sayfa 4'te)
 

Fatih Sultan Mehmet'i canlandıran Devrim Evin, "Biz de filmi sizle beraber ilk defa izledik. Muhteşemdi. Umuyorum halkımız beğenir. Gişede karşılığını bulur. Çok hazırlık yaptık, iyi hazırlandık" dedi.

Filmin yönetmeni Faruk Aksoy ise "Yüz binlerce metrekarelik plato kullandık. 10 bine yakın silah ve aksesuar ürettik. 45 bin metre kumaş kullandık. Bu filmi gerçekten milletimize yakışır bir biçimde vizyona yetişmesi için elimizden gelenin en iyisini yaptık. Teknoloji, para ve birimimizi her şeyimizi ortaya koyduk. Takdir milletimizindir" dedi.

Filmi izleyenlerden oyuncu Şahan Gökbakar ise "Filmi çok etkileyici buldum" yorumu yaptı. Dün gün boyu sosyal medya Facebook ve Twitter'da da filmle ilgili birçoğu olumlu yorumlar yapıldı.

FİLMİ NASIL TARİF ETMELİYİZ
Şenay Aydemir / Radikal


900 sinemada gösterime giren 'Fetih 1453', Yeşilçam'ın tarihi filmlerinin dijital efektle donanmış hali gibi. Film, dramatik yapısını bir türlü kuramazken, dijital efektler Türkiye'nin en iyisi...
                
“Bitti, bitiyor, çekimleri yarım kaldı, figüranların paraları ödenmedi, Türkiye’nin en büyük bütçeli filmi oldu, böylesi görülmedi” derken yapımı yılan hikâyesine dönen ‘Fetih 1453’, nihayet gösterime girdi.

Film, İslam Peygamberi Muhammed zamanında açılıyor. Peygamber’in İstanbul’u fethedecek komutanın ne kutlu kişi olduğuna dair sözleri hatırlatılıyor ve daha sonra Fatih Sultan Mehmet’in doğumuna geçiyoruz. Aradan geçen yıllar dış sesin anlatımıyla ekrana geldikten sonra ilk kez 12 yaşında tahta geçen, ancak daha sonra tahtı tekrar babasına bırakmak zorunda kalan Mehmet’in ikinci kez devlet yönetimine getirilişini izliyoruz.

Tahta çıktıktan sonra kendisine tek hedef olarak İstanbul’u fethetmeyi koyan Sultan Mehmet, bunun için hazırlıklara başlıyor. Sonrası yıllarda aldığımız eğitimlerde öğrendiğimiz üzere, dünyanın o güne kadar gördüğü en büyük topun yapılması, gemilerin karadan yürütülmesi, Fatih’in askerlerini savaşa hazırlayan meşhur söylevi ve İstanbul’un düştüğü gün Akşemsettin’le birlikte kılınan cuma namazı...

Dijital Yeşilçam ruhu

Bunlar, İstanbul’un fethine dair bize ‘tarih’ diye öğretilenler. Bir de yönetmenin –ki buna hakkı var- kurgusal karakterleri var. Birincisi Sultan Mehmet’e kılıç kullanmayı öğreten Hasan.

Filmde hiç anılmıyor ama hem resmi künyede hem de filmin finalinde anlıyoruz ki kastedilen Ulubatlı Hasan. Yine tartışmalardan biliyoruz ki bu tarihi karakterin varlığı bile tartışma konusu, değil ki Sultan Mehmet’in hocası olsun. Ama bir yönetmenin böylesi bir hikâyenin içinde hiç kuşku yok ki hayali karakterler koymaya ve onlara çeşitli meziyetler yüklemeye hakkı var. Bir de Ulubatlı’nın âşık olduğu Era var. En büyük topu yapan usta Urban’ın Bizanslıların elinden kurtardığı kız.

Peki, ‘Fetih 1453’ü nasıl tarif etmeliyiz. Faruk Aksoy’un yıllardır sır gibi sakladığı, tanınmayan oyuncularla çektiği bu film beklentileri karşılayabilecek mi? Gişede nasıl bir başarı yakalayacağını zamanla göreceğiz ama şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: ‘Fetih 1453’ Yeşilçam’ın Malkoçoğlu vb. bütün serilerinin dijital efektlerle çekilmiş bir versiyonu gibi.

Faruk Aksoy, Yeşilçam döneminde çok tutan bu yorumun bugünde karşılığını bulacağına inanmış olmalı ki, Bizans konusunda o filmlere rahmet okutuyor. Şöyle ki: Finale kadar Bizans sarayında önlerinde meyve tabakları, yarı çıplak güzel kadınların içki servis ettiği kibirli Bizanslılar oturuyor ve bildik kahkahalar eşliğinde Türklerin surlarını aşamayacaklarını sayıklıyorlar. Yeşilçam filmlerinden alışık olduğumuz bu durum, film kendisini çok fazla ciddiye aldığı için çoğu zaman komik bir görüntü ortaya çıkartıyor. Yani bir anlamda kendisi parodi haline gelmiş Yeşilçam’ın tarihi filmlerinin izini sürerek parodinin parodisini yapıyor.

Ulubatlı rol çalıyor

Öte yandan filmin yarısına kadar Sultan Mehmet’in hikâyesiyle ilerlerken ibre bir anda Ulubatlı Hasan ve Era’nın aşkına kayıyor ve filmin esas kahramanı uzunca bir süre ortadan kayboluyor. Bu arada bizim bildiğimiz ‘Fatih’in Fedaisi’ Kara Murat’tır. Ama Faruk Aksoy bu görevi Ulubatlı’ya veriyor.

Hakkını yemeyelim, filmde kullanılan dijital efektlerin Türkiye sineması için şimdiye kadar yapılanın en iyisi olduğunu; genel savaş sahnelerinde olmasa bile, özellikle teke tek dövüş sahnelerindeki koreografinin oldukça başarılı olduğunu teslim edelim. Keza dijital olarak yaratılmış Konstantiniye’nin de (tarihi gerçeklerle uyumlu olup olmadığı bir yana) İstanbul’un o dönemki ‘silueti’ hakkında fikir verdiğini de ekleyelim.

Toparlarsak, ‘Fetih 1453’ seyircinin beklentilerini karşılar mı, bekleyip göreceğiz. Ama sinema olarak beklentileri karşılamaktan uzak olduğunu söylemek gerek. Yukarıda anılanlar bir yana filmin en büyük sıkıntısının senaryo da olduğunu, filmin böylesi önemli bir tarihi olayı anlatırken dramatik bir yapı kurmak yerine skeç skeç ilerlediğini, bu nedenle oyuncular hakkında söz söylemenin haksızlık olacağını belirmek gerek. Ama Sultan Mehmet’te Devrim Evin, Ulubatlı Hasan’da İbrahim Çelikkol ve Era’da Dilek Serbest’i önümüzdeki sezon önemli dizilerin önemli yerlerinde göreceğimiz kesin.

SEYİRCİLER NE DİYOR, TWİTTER VE EKŞİSÖZLÜK'TEKİ YORUMLAR (sayfa 5'te)
 

Ayşe Sacar (35, turizmci): Ben filmi gerçekten çok beğendim. Bu kadar söylendiğine, konuşulduğuna değer bir yapım olmuş. Herkes izlemeli.

Beliha Özgüç (61, ev hanımı): Güzel bir film, çok etkilendim.
İyi ki gelmişim. Filmi oyuncularla izlememiz de çok hoş oldu. Onları bizzat tebrik etme olanağımız oldu. Ama şunu da eklemem lazım film, özellikle savaş sahnelerinde epey ağır.

Ahmet İzden (24, öğrenci): Uzun uzun anlatmaya hiç gerek yok. Mükemmel olmuş.

Recep Aktürk (42, reklamcı): Şu ana kadar yapılmış en iyi prodüksiyon olduğunu düşünüyorum. Ara olmamasına rağmen filmden hiç kopmadım. 2.5 saat nasıl geçti anlamadım. Emeği geçenlerin eline sağlık.

Aşkın Erdem (29, halkla ilişkiler): Filmin uzunluğu beni baştan endişelendirmişti ama haklılarmış. Daha kısa olsaydı belki bu kadar iyi bir iş çıkamazdı. Oyuncular mükemmel, sahnelerin hepsi çok gerçekçi. Bravo diyorum.

TWITTER ALEMİ NE DİYOR?

Dumanlie: Az önce ‘Fetih 1453’u seyrettim. Beğendim. Epik sinema için güzel bir örnek olmuş. Emeği geçenleri tebrik ediyorum.

Drerolkose: ‘Fetih 1453’ filminde, emek para gitmiş, gereksiz uzun ve cast zayıf. Fatih karizma değil. Yapımcı Faruk Aksoy sevgilisine başrol vermiş, kız zayıf.

pnryrlky: ‘Fetih 1453’ baya iyi bi film olmuş, hele ikinci bölümü herkes gözünü kırpmadan izledi, geç oldu ama kaliteli yapılmış.

burakyldz94: ‘Fetih 1453’de savaş sahneleri ‘Yüzüklerin Efendisi’ndekileri aratmayacak cinstendi. Film harcanan paranın hakkını vermiş.

ozgeusta_: ‘Fetih 1453’ iyi film olmuş beğendim ama herkesin Türkçe konuşuyor olması gerçekçiliği bozmuş.

EKŞİ SÖZLÜK BEĞENMEDİ

x o x: 160 dakikalik uzun bir fragman gibi olmuş. Fetihin ardında en ufak bir zeka faktörü gözükmüyordu filmde. Karadan gemileri yürütme fikri bile o kadar sıradan bir şeymiş gibi anlatılmış ki. Türk sinemasında müzik kullanımı konusundaki genel sorun aynen devam ediyor. Ulubatlı’nın hikayesi nispeten daha ilgi çekiciydi ama o da filmi kurtarmaya yetmiyor. Keşke filmi çekmeden önce bir senaryo da yazsalarmış.

Ogatnefa: Berbat bir film. Kimse kusura bakmasın; ne kadar para yatırıldığı, kaç gece uykusuz kalındığı hiç umurumda değil. En çok güvendiği şey olan bilgisayar efektlerinin hepsinin yapıştırma durduğundan dert yansam o ‘Yüzüklerin Efendisi’nden fırlamış Kıyamet Çatlağı’na ne demem gerektiğini bilemeyeceğim.

Akşam / Radikal / Vatan / Milliyet