Kürtçe yeni yıl kartına soruşturma
TBMM üyelerine Kürtçe yeni yıl kutlama tebriki gönderen Osman Baydemir ile Rasmussen'e Roj TV mektubu yazan 56 belediye başkanına kötü haber geldi.
ABONE OLDiyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'in yılbaşında TBMM üyelerine gönderdiği Kürtçe yeni yıl kutlama tebriki ve ROJ TV'nin kapatılmaması için Danimarka Başbakanı Rasmussen'e gönderdiği mektupla ilgili olarak İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişlerince yapılan soruşturma tamamlandı. Konuya ilişkin olarak hazırlanan raporda, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'dan Baydemir'in Anayasa ve TCK hükümlerine göre yargılanması için hakkında işlem yapılması istendi.
Baydemir'in Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı sıfatını
kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan ve üyeleri ile çeşitli
devlet erkanına 'Sersala We Piroz Be' (Yeni yılınız kutlu olsun)
yazılı yeni yıl kutlama tebriki göndermesi iddiaları üzerine İçişleri
Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişlerince soruşturma açılmıştı.
Edinilen bilgiye göre, soruşturma sonunda hazırlanan ve Diyarbakır
Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilen raporda şöyle denildi:
"Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'in resmi
belediye başkanı sıfatını kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkan ve üyeleri ile çeşitli devlet erkanına göndermiş olduğu, 2006
yılına ait yeni yıl kutlama tebrikinde 'Sersala We Piroz Be' (Yeni
yılınız kutlu olsun) şeklinde Kürtçe cümle kullandığı ve resmi
belediye başkanı sıfatı ile gönderilen yılbaşı kutlama kartında
kullanılan Kürtçe sözcüklerinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasanın 3.
maddesinde yer alan 'Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez
bir bütündür. Dili Türkçe'dir.' şeklindeki düzenlemelere açıkça aykırı
olduğu ve yine Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman
Baydemir'in 1353 sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında
Kanun, 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması
Hakkında Kanun ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa aykırı hareket ettiği gerekçesi ile genel hükümlere göre yargılanması için ilgili
Başsavcılıkça işlem yapılması gerekmektedir."
İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişleri, Baydemir başta olmak
üzere, Demokratik Toplum Partisi üyesi 56 Belediye Başkanı tarafından
ortak kaleme alınan ve terör örgütü PKK çizgisinde yayın yapan ROJ
TV'nin kapatılmamasını isteyen bir mektubun, Diyarbakır Belediye
Başkanı BAYDEMİR tarafından Danimarka Başbakanı'na gönderilmesi
iddiası ile ilgili olarak da hazırladıkları raporu tamamladılar.
Söz konusu mektubun Baydemir tarafından kaleme alındığı ve 55
belediye başkanının imzası ile Baydemir tarafından Danimarka
Başbakanı Rasmussen'e gönderildiğini tespit eden müfettişler, mektubu
inceleyerek, Baydemir ve 55 belediye başkanının yargılanması gerektiği
sonucuna vardıkları raporda gerekçe olarak şunları gösterdiler:
"PKK çizgisinde yayın yaptığı, çoğu kez PKK/KONGRE-GEL terör
örgütünü öven, yaptığı faaliyetleri destekleyen ve Türkiye Cumhuriyeti
Devletinin kolluk kuvvetlerini aşağılayıcı yayınlar yaparak, devletin
ve milletin bölünmez bütünlüğüne doğrudan saldırı niteliğinde birçok
yayın yaptığı çeşitli devlet birimlerden alınan bilgilerle doğrulanan
ROJ TV'nin kapatılmaması için, bu televizyon kanalının yayınını
gerçekleştirdiği Danimarka Başbakanı'na bir mektup yazarak, bu istek
ve dileklerini dile getiren; bu TV kanalına açıkça destek veren ve
yayınlarını savunur bir takım ifadeler kullanan Diyarbakır Büyükşehir
Belediye Başkanı Osman BAYDEMİR ve mektuba imza atan Demokratik Toplum Partisi üyesi 55 Belediye Başkanının, Anayasanın 3. maddesinde yer alan, 'Türkiye Devleti, ülkesi ve milleti ile bir bütündür.' hükmüne ve yine Anayasanın 14. maddesinde yer alan 'Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez
bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını
tehlikeye düşürmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin bir
kişi veya zümre tarafından yönetilmesini veya sosyal bir sınıfın diğer
sosyal sınıflar üzerinde egemenliğini sağlamak veya dil, ırk, din ve
mezhep ayınım yaratmak veya sair herhangi bir yoldan bu kavram ve
görüşlere dayanan bir devlet düzenini kurmak amacıyla
kullanılamazlar.' hükmüne ve yine 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun
301, 302, 303, 305, 309,313, 314, 315, 318. madde hükümlerine ayrı
ayrı aykırı hareket ettikleri gerekçesi ile dilekçede imzası bulunan
Belediye Başkanları haklarında Ceza Muhakemesi Kanununun 250-C maddesi gereğince ilgili Başsavcılıkça işlem yapılması gereklidir."