İhracı istenen Yıldırım, HDP detayını açıklayıp Babacan'ı topa tuttu

DEVA Partisi Genel Merkez Yönetim Kurulu, Kurucular Kurulu Üyesi Musa Malik Yıldırım'ı parti tüzüğüne aykırı söz ve eylemleri nedeniyle kesin ihraç istemiyle Genel Merkez Disiplin Kuruluna sevk etti. Babacan'ın HDP heyeti ile görüşmesi ve Anayasanın ilk dört maddesiyle ilgili sözlerine tepki gösteren Yıldırım, HDP ile kol kola olan DEVA Partisi ve Ali Babacan'a yönelik bomba açıklamalarda bulundu.

ABONE OL
GİRİŞ 26.02.2021 11:20 GÜNCELLEME 26.02.2021 11:24 SİYASET
İhracı istenen Yıldırım, HDP detayını açıklayıp Babacan'ı topa tuttu

DEVA Partisi Genel Merkez Yönetim Kurulu, Kurucular Kurulu Üyesi Musa Malik Yıldırım, kesin ihraç istemiyle Genel Merkez Disiplin Kuruluna sevk etti. 

İhracı istenen Musa Malik Yıldırım, konuyla ilgili çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

"UTANÇ DEĞİL ŞEREFTİR"

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın, anayasamızın ilk 4 maddesinin tartışılabileceğine dair yaptığı televizyon konuşmasından sonra, yaptığım değerlendirme dolayısıyla, kesin ihraç talebiyle 25 şubat 2021 Tarihinde bana ulaşan belgeyle Genel Merkez Disiplin Kurulu’na sevk edilmiş bulunuyorum…

DEVA Partisi Kurucular Kurulu Üyesi Malik Yıldırım kesin ihraç istemiyle disipline sevk edildi

Öncelikle şunu ifade edeyim: Türkiye Cumhuriyeti’ni, milletimizi ve onun değerlerini korumak uğruna verdiğim siyasi mücadele, beni bulunduğum yerden ihraç ettirecekse, bu şahsım adına utanç değil, şereftir…

"SORUMA CEVAP VERMEK YERİNE İHRACIM AKILLARINA GELMİŞ"

Sormuştum: Anayasanın ilk 4 maddesinin hangisinden rahatsızsınız? Devletin adından mı, cumhuriyetin niteliklerinden mi, bölünmez bütünlüğünden mi, dilinden mi, Bayrağında mi, İstiklal Marşı’ndan mı, başkentinin Ankara oluşundan mı?

Görüyorum ki, soruma cevap vermek yerine, jet hızıyla ihracım akıllarına gelmiş… Genel Başkan’ın, Türk devletinin temellerini sarsacak açıklamalarından alınmayan parti yönetimi, ne hikmetse benim tepkimden alınmış… Kurulurken demokrasiye ve özgürlüklere vurgu yapan parti, benim haklı eleştirilerime tahammül göstermek yerine, demokrasi ve özgürlük derken, meğer HDP çizgisinin savuna geldiği demokrasi ve özgürlük anlayışını kastetmiş…

HDP İLE GİZLİ MÜTTEFİKLİK

Yani, Türkiye Cumhuriyeti’nin tartışılmazlarını tartışmaya açmak serbest, bölücülerin kullandığı dili eleştirmek yasak kabul edilmiş!..

Şahsıma yapılan tebligatta, açıklamalarımla partiyi kamuoyu önünde küçük düşürdüğüm belirtilmiş…

Bu nasıl bir parti içi demokrasidir ki, Genel Başkan ve bazı parti yöneticileri PKK ve siyasi uzantısı partinin bile dile getirmediği şeyleri dile getirince küçük düşmüyor da, ben Türk milleti ve devletinin kutsalları adına savunmaya geçince küçük düşüyor!

Ne diyecektim? “Ne güzel buyurdunuz Sayın Genel Başkanım, anayasanın tartışılmazlarını delin delebildiğiniz kadar” mı diyecektim?

Aracılığınızla parti yönetimine soruyorum: Sizin kutsalınız ve dokunulmazlarınız nelerdir? HDP’yle gizli müttefikliği çağrıştıran bu dilin sırrı nedir? Türk’ün vatanında Türk’ü yok saymaya çalışan projelerde rol mü üstlendiniz?

Değerli basın mensupları,

İhraç talebine yol açan konuşmamın her satırın arkasındayım ve ömrüm oldukça bu ilkeler için mücadele edeceğim…

Milli Mücadele’de tırnaklarını kayalara tutturarak bizlere bu vatanı bırakan şehit ve gazilerimize, her karış toprağında kan, alın teri ve emek olan bu şehitler yurduna sadakatten ayrılmayacağım…

İhraçtan çekinmiyorum… Çünkü herhangi bir partinin bana verebileceği hiçbir unvanı, bu toprakların bağımsızlığından ve bütünlüğünden önemli görmem… Bunun için de hangi bedel ödenecekse öderim…