MHP'den CHP'nin skandal hamlesine tepki: İnfial yaratacak çirkin bir eylem

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, Sedef Kabaş'ın tutuklanmasına ilişkin açıklama yaptı. Yalçı, CHP'nin skandal teklif hamlesini sert sözlerle eleştirdi

ABONE OL
GİRİŞ 24.01.2022 18:00 GÜNCELLEME 24.01.2022 18:00 SİYASET
MHP'den CHP'nin skandal hamlesine tepki: İnfial yaratacak çirkin bir eylem

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, Sedef Kabaş'ın tutuklanmasına ilişkin olarak, "Cumhurbaşkanına alenen hakaret, kamuoyunda infial yaratacak çirkin bir eylemdir. Bu konuda gösterilecek hoşgörü, benzer eylemlerin başkaları tarafından da tekrarına zemin hazırlayacaktır." ifadelerini kullandı.

Yalçın, "Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu ve Zillet İttifakının Maksatlı Tutumu" başlıklı bir yazılı açıklama yaptı.

"Sayın Cumhurbaşkanı'na alenen hakaret eden edep yoksunu bir gazeteci taslağının tutuklanmasından sonra zillet ittifakı ve destekçisi çevreler tarafından bir bardak suda koparılan fırtına, meselenin çığırından çıkarılıp siyasi kutuplaşma malzemesi haline getirilmek istendiğini gözler önüne sermiş bulunmaktadır." değerlendirmesinde bulunan Yalçın, tutuklama hadisesinin "sadece hukuki ve siyasi zeminlere çekilerek sulandırılmakla kalınmadığını cinsiyet ayrımcılığı ve kadın kimliği üzerinden suni bir mağduriyet yaratma çabasına girişildiğini" belirtti.

Yalçın, Kabaş'ın tutuklanması kararının, Türk Ceza Kanunu'nun cumhurbaşkanına hakaret suçunu düzenleyen 299. maddesine dayandığını ve hukuka uygun olduğunu kaydetti.

Kanun gerekçesinde, devleti temsil eden Cumhurbaşkanlığı makamının saygınlığının korunmasının amaçlandığına işaret eden Yalçın, "Devlete karşı işlenen suçlardan bir kısmının gerçek mağduru, makamı temsil eden gerçek kişi olmakla birlikte, devlete dair hukuki yararın korunması, kişinin yararına nazaran daha üstün tutulmuştur. Burada korunan hukuki yarar, devleti temsil eden Cumhurbaşkanlığı makamının saygınlığıdır." değerlendirmesinde bulundu.

ÇİRKİN BİR EYLEM

Yalçın, tutuklama kararının gerekçelerden birinin, suçun vasfı sanığın kaçma şüphesinin bulunması olduğunu belirterek, "Burada tutuklama gerçekleşmediği takdirde birtakım zararlar doğacağı öngörülmektedir. Ayrıca cumhurbaşkanına hakaret suçunun işlendiğine dair bir iddia söz konusu değildir. Kamuoyu önünde işlenmiş somut ve ağır bir suç vardır." ifadelerini kullandı.

Semih Yalçın, şöyle devam etti:

"Diğer yandan cumhurbaşkanına alenen hakaret, kamuoyunda infial yaratacak çirkin bir eylemdir. Bu konuda gösterilecek hoşgörü, benzer eylemlerin başkaları tarafından da tekrarına zemin hazırlayacaktır.

Tutuklama kararı, elbette sadece toplum vicdanını rahatlatmak maksadıyla alınmış değildir. Ceza gerektiren ağır hakaret eylemine maruz kalan kimse, devleti ve milleti en üst seviyede temsil eden cumhurbaşkanıdır. Cumhurbaşkanına hakaret, hukuk alanında ciddi bir suçtur.

AKSİ TAKDİRDE SUÇ SIRADANLAŞACAK

Cumhurbaşkanlığı makamının saygınlığına halel getirecek, devleti zaafa uğratacak hiçbir eylem, müsamahayla karşılanamaz. Cumhurbaşkanına alenen hakaret suçu işlenmişse bu suça karşı hukukun caydırıcı bir muamelede bulunması iktiza eder. Aksi takdirde işlenen suç sıradanlaşacak ve her önüne gelen benzer eylemleri tekrar etmeye kalkacaktır. Siyasi kavga ve kutuplaşma için cumhurbaşkanına yapılan saldırı, bir bakıma devlet otoritesine yapılan saldırıdır ve bu konuda hiçbir tolerans kabul edilemez."

CHP'YE ÇOK SERT SERT TEKLİF TEPKİSİ

Yalçın, CHP tarafından, cumhurbaşkanına hakaret suçunun TCK'den kaldırılmasını öngören yasa teklifi olduğunu belirterek, "CHP'nin teklifi, 'Bırakın, halk iradesiyle devletin ve icranın başına geçmiş cumhurbaşkanına rahat rahat sövelim' anlayışının ürünüdür." ifadelerini kullandı.

Meselenin yargıya intikal ettiğini ve mahkemelerin gereken hükmü vereceğini vurgulayan Yalçın, şunları kaydetti:

"Bu hadise etrafında koparılan gürültülerde anlaşılan odur ki 2023 seçimlerine doğru ilerledikçe kaybedeceğini gören muhalefet, giderek agresifleşmekte, saldırganlaşmakta, siyasi husumeti açık düşmanlığa dönüştürmektedir.

Cumhur İttifakı'na dönük her türlü antidemokratik ve hukuk dışı vasıta kullanılmakta, her çeşit kara propaganda yöntemi denenmektedir. Ancak zillet ittifakı ve yancılarının koro halinde pompalamaya çalıştığı bu öfke ve düşmanlık iklimi, Cumhur İttifakı'nı değil, onu sürdürmeye çalışanları demokrasi kulvarının dışına savuracaktır. 2023'te sandığa yansıyacak milli irade, demokratik tercihe katlanamayanları bir kez daha siyaseten infaz edecektir."