Hürriyet niçin maske dağıtmıştı?
Yıllar önce yine böyle bir yerel seçim arafesinde, İstanbul öyle bir hal içindeydi ki Hürriyet gazetesi okurlarına maske dağıtarak yaşanan trajedinin boyutunu gözler önüne seriyordu.
ABONE OLİstanbul 1994 yerel seçimlerine hazırlanırken, ortalık çöp yığınlarından ve pis kokudan geçilmiyordu. Büyük vaadlerle seçilen belediye yeneticileri, şehrin gelişmesine yönelik yeterli hizmet adımlarını atamayınca içine düşülen manzaraları seyretmekle yetinirken, Hürriyet gazetesi yaşanan rezaleti anlamlı bir promosyon ile gözler önüne seriyor ve tüm İstanbullulara maske dağıttığı dağıtıyordu.
Talent Yayınları’ndan çıkan “Yerel Seçimler ve Siyasi PR” adlı kitapta yer alan kitapta yer alan bir yerel seçim manzarası bu
İSTANBUL'DA ÇÖP DAĞLARI VARDI
Siyasilerin seçim haylatından ilginç örneklemelerin yapıldığı kitapta 1994 senesinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na seçilen Erdoğan’ın yaptığı çalışmalar övülürken, Hava kirliliği, çöp dağları, kaçak kömür kullanımının yaşattığı sıkıntılar neticesinde Hürriyet Gazetesi’nin İstanbullulara maske dağıttığı, yaşanmaz bir hal alan İstanbul’un Recep Tayyip Erdoğan döneminde her yönden mükemmel bir hale getirildiği anlatılıyor ve yerel siyasette başarıyı arayan tüm başkanların ve adayların dikkat etmesi gereken noktalar belirtiliyor.
ERDOĞAN SEÇİMİ NASIL KAYBETMİŞTİ?
Başbakan Erdoğan’ın siyasi hayatının anlatıldığı özel bölümde, 1989 yerel seçimlerinde Refah Partisi Beyoğlu Belediye Başkan adayı olan Tayyip Erdoğan’ın, büyük bir haksızlığa uğradığı ifade ediliyor. Oy sandıklarının sayımı esnasında elektrik şalterlerinin kapatılıp bilinçli olarak kargaşa çıkarıldığı ve sonrasında sandıkların yakıldığı, devamında ise çöp kutularından oy pusulalarının çıktığı aktarılıyor.
TÜRK SİYASİ TARİHİNE VURULAN ALTIN MÜHÜR
“Yerel Seçimler ve Siyasi PR” isimli kitapta Başbakan Erdoğan’ın, “Vatandaşımı rehin alan hastaneyi rehin alırım” sözü üzerinde de duruluyor. Yazar Fatih Sanlav’a göre, Başbakan’ın bu açıklaması, sadece sosyal devlet yapısı ve sağlık sistemi konularında değil, her yönden Türk siyasi tarihine vurulmuş altın bir mühür niteliğinde olduğu ifade ediliyor.
Siyasi parti ve kişi ayırımı yapılmaksızın başarılı Büyükşehir Belediyelerinin ve ilçe belediyelerinin çeşitli icraatlarının da anlatıldığı kitapta, AK Partili belediye başkanlarına verilen önemli mesajlar da dikkat çekiyor. ‘Devir bizim devrimiz değildir’ başlığıyla dikkat çeken yazıda, “Mensubu olunan parti genel seçimlerle birlikte, il ve ilçede yerel seçimleri kazanmış olabilir. Bu durum hiçbir şekilde siyasilere, gazetecilere ve vatandaşlara karşı koz olarak kullanılmamalıdır. Bu, sonun başlangıcına giden yolun anahtarıdır ve büyük bir hatadır” deniyor.
HALKLA İLİŞKİLER HALKLA SAVAŞMAK DEĞİLDİR
Halkla İlişkilerin de halkla savaşmak olmadığı, sen haklısın ben haklıyım gibi cümlelerin belediye başkanları ve adaylar tarafından sarf edilmemesi gerektiği usta bir dille anlatılıyor.
Kitap hakkında detaylı bilgi almak isteyenler www.fatihsanlav.com adresini ziyaret edebilirler. Kitapla ilgii teknik bilgiler ve internet üzerinden sipariş şartlarını görmek için bu linki kullanabilirsiniz.
Yaşanan gelişmeler karşısında Erdoğan’ın takındığı sıra dışı tavır şu ilginç cümlelerle anlatılıyor; “Sandıkta kazanılan seçim masa başında kaybediliyordu. O gece inanılmaz olaylar yaşanıyordu. Büyük haksızlığa uğrayan Recep Tayyip Erdoğan'ın o gün ilçe seçim kurulunda yaralı bir aslan gibiydi...