CHP’li Bolu Belediyesi Meclis Üyesi Sarıyıldız’ın ifadesi şoke etti: “O amaçla toplamadık”
Bolu'da belediye bağlantılı vakıf soruşturmasında şok iddialar. Vakıf yöneticisi, kurban bağışlarının öğrencilere burs için toplandığını savunurken, fırıncılardan "reklam veya bağış" adı altında para istendi.
ABONE OLHaber7-ÖZEL
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçmesinin ardından Bolu’da belediye bağlantılı BolSev Vakfı üzerinden yürütülen soruşturmada çarpıcı gelişmeler yaşandı. Bolu Belediye Başkanı ve BolSev Yönetim Kurulu Başkanı Tanju Özcan ile BolSev Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız’ın tutuklu bulunduğu dosyada, Sarıyıldız’ın, Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın talimatları ve bilgisi dahilinde hareket ettiğini kabul etmesine rağmen, gerçekleştirilen milyonluk para trafiklerinin, bağışların ve reklam sözleşmelerinin "gönüllülük esasına dayalı" ve "hukuki" olduğunu savunarak üzerine atılı irtikap suçlamalarını reddetmesidir.
DİN TÜCCARI CHP’Lİ BAŞKAN: 884 BİN TL’LİK KURBAN VURGUNU YAPTI!
Vakıflar Teftiş Raporu’na göre, BolSev tarafından 2025 yılında vatandaşlardan kurban kesimi için 68 kişiden hisse başı 13.000 TL bağış alındığı ve vatandaştan bu amaçla toplam 884.000,00 TL para toplandığı belirlendi. Ancak müfettiş raporlarına göre vakıf kayıtlarında kurbanlık hayvan alımı ya da kesimine ilişkin tek bir işlem dahi yer almadı.
KURBAN BAHANE YOLSUZLUK ŞAHANE
Vakfın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Kurban bağışlarınız gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşıyor” ifadesi yer alırken, soruşturma dosyası gerçeğin bambaşka olduğunu gözler önüne serdi.
BolSev Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız’ın ifadesinde, "Bizim 2025 yılında vakıf olarak kurban bağışı adı altında para topladığımız doğrudur ancak biz bu bağışı toplarken esasında kurban kesmek için değil öğrencilere burs vermek için bağış toplamayı amaçlamıştık. Bu kapsamda sosyal medyada ve internette ilanlar verdik. İnsanlar 13.000 TL olmak üzere bağışta bulundular. Bizim bu bağışı toplamamızdaki asıl amaç yapılan bağışları ihtiyaç sahiplerine ve öğrencilere maddi olarak ulaştırmaktı. Bu nedenle herhangi bir hayvan alımı yapılmadı. Buna ilişkin yönetim kararı almadık. Bunu normal bir bağış toplama işlemi olarak yaptığımız için yönetim kararı almadık. Aynı şekilde belediyede kurban bağışı toplayınca bizde benzer şekilde bağış toplamaya yönetim olarak karar verdik. Hatırladığım kadarıyla bu tutarlar hesapta duruyor. O dönemde kurban bağışı toplanması için ayrı bir hesap açmıştık. Bu nedenle o paralar o hesapta toplandı. Kurban kesimi olmadı ama biz zaten ilanlarımızda kurban kesmeye ilişkin değil, bağış olarak gerçek kişilere ulaştırmak üzere ilan yapmıştık" şeklindeki savunması dikkat çekti. Bu beyan, vakfın niyetinin hiç kurban ibadeti olmadığını ortaya koydu.
“REKLAM VEYA BAĞIŞ VERİN”
Sarıyıldız, Bolu’da faaliyet gösteren fırıncılara ilişkin ifadesinde, “Toplantının konusuna tam olarak hakim değilim ancak konulardan bir tanesinin halk ekmeğin marketlere, fırıncıların da büfelere ekmek satma konusuydu. Yani fırıncılar halk ekmeğin marketlere ekmek satmasını istemiyor, halk ekmekte fırıncıların büfelere ekmek satmasını istemiyordu. Aksi halde karışıklık oluyordu. Halk ekmeğin kâr marjı düşük olduğu için büfeler halk ekmek satmak istemiyor. Toplantılar bunun üzerine oldu. Bir iki kere daha Tanju Özcan bu konuda fırıncılarla görüştü. Son olarak bu konuyu benimle görüşmelerini söylemiş. Ben de bunun üzerine fırıncılarla toplantı yaptım. Fırıncılar isteklerinin yerine getirilmesi için önce sosyal tesis yapalım dediler. Hatta tesisin fırıncılar tarafından yaptırıldığına dair bir şeyler de yazmamızı istediler. Daha sonra bundan vazgeçip ekmek arabası alalım dediler. Bunu almaktan da vazgeçtiler. Söylediklerine göre kimileri para vermek istememiş, kimileri maddi durumumuz yok demiş. Aradan 1-2 yıl geçtikten sonra Bolsev Vakfı kuruldu. Vakıf kurulduktan sonra Tanju Özcan fırıncılarla yine görüştü. Ben bu toplantıya katılmadım. Burada Tanju Özcan fırıncılara daha önce sosyal tesis ve ekmek arabası alacam dediniz dediklerinizi yapmadınız bari bu sefer vakfa bir reklam veya bağış verin isterseniz dedi. Fırıncılarda tamam demişler. Daha sonra fırıncılar bana geldi. Ellerinde liste vardı. Bu listede Bolu ilinde faaliyet gösteren fırıncıların kazanç miktarına göre kimin ne kadar ödeme yapacağı yazıyordu. Bana bu listeyi gösterip bu listedeki gibi ödeme yapacaklarını söylediler. Yalnız bu listeden 4-5 kişi dediği parayı gönderdi. Geri kalanı göndermedi. Para gönderenlerde vakfa ait ibana gönderecekken vakfa ait Bolsev A.Ş. Adına kayıtlı göndermişler. Ben bunu fark ettiğimde bu paralar için tek tek reklam sözleşmesi yapıp fatura düzenledim” şeklinde konuştu.
BETON SANTRALİ İDDİALARI: “İZİN ALABİLİYORSANIZ KURUN”
Sarıyıldız’a yöneltilen bir diğer soru “hastaneye beton tedariki konusunda fiyat manipülasyonu” oldu.
Sarıyıldız, “Ben Bol Bel A.Ş.'nin yönetim kurulu başkanlığını bıraktıktan sonra Ergün Temel yönetim kurulu başkanı oldu. Ergün Temel'in başkan olduğu dönemde Bolu ilinde yapılan hastane inşaatında ihaleyi alan firma Bol Bel A.Ş.'den beton almak istemiş. Ergün Temel ile bir süre görüşmeler yapmış. Bu sözlü görüşmelerde hatırladığım kadarıyla Ergün Temel 2.600 - 2.650 TL +KDV civarında fiyat vermiş ancak resmi olarak anlaşma yapılmamış. Daha sonra Ergün Temel yönetim kurulu başkanlığından ayrıldı. Mümtaz Yüce Yanık isimli kişi yönetim kurulu başkanı oldu. Bolu'ya hastane yapacak olan firma yetkilisi beton fiyatları konusunda görüşmelere devam ediyordu. Ben yaptığım maliyet araştırmaları neticesinde 3.100 TL + KDV olarak fiyat belirledim. Ben bu fiyatı yönetim kurulu başkanı Mümtaz Yüce Yanık ve Tanju Özcan'a bildirdim. Daha sonra bu teklifi firmaya sunmuşlar. Firmanın fiyatı kabul etmediğini duydum. Bunun dışında bu olaya ilişkin bilgim yoktur. Cenk Erşerbetçi'nin benim söylediğimi iddia ettiği ‘başkanım eski yönetim yapmış, sağa sola sormuş oradan buradan fikir almış, onun bahsetmiş olduğu rakamdan beton vermemiz mümkün değil, bahsedilen rakamlar gerçekçi rakamlar değil’ şeklindeki sözler doğrudur, ben Tanju Özcan, Mümtan Yüce Yanık ve müştekinin bulunduğu ortamda Tanju Özcan'a bu sözü söyledim. Müşteki bu konuşmada bizde kendi beton santralimizi kurarız dedi. Başkan bey izin alabiliyorsanız kurun dedi. Ben orada bulunduğum sürece Tanju Özcan'ın ‘başka bir yerden beton alamazsınız, size beton santrali kurdurtmam, betonu bizden alacaksınız’ şeklinde bir söz söylediğini hatırlamıyorum” ifadelerini kullandı.
PARA ELDEN ELE GEZMİŞ, “NEDEN ELDEN GETİRİLDİĞİNİ SORMADI”
Sarıyıldız, Nazmi Güzel hakkındaki iddialara yanıt olarak, “Nazmi Güzel'i bankadan parayı çektiği gün yani 14/03/2025 tarihinde Tanju Özcan beni aradı. Nazmi Güzel isimli kişinin beni arayacağını, onunla buluşacağımı, reklam sözleşmesi yapacağımızı söyledi. Ben de o gün Nazmi Güzel ile bankanın önünde buluştuk. Nazmi Güzel bankadan para çekti. 1.000.000 TL'yi verdi. Ben bu parayı alarak Nazmi'nin yanından ayrıldım. Bana söylendiği üzere Cihan Tutal'a teslim ettim. Bir süre sonra Nazmi Güzel bana telefon etti, büroda olduğunu söyledi. Beni yanına çağırdı. Gittiğimde bana 1.500.000 TL tutarında Bolsev A.Ş. Adına düzenlenmiş çeki verdi. Bildiğim kadarıyla bu çek reklam bedeli içindi. Ben bu çeki alıp getirdim Bolsev A.Ş.'ye teslim ettim. Henüz sözleşme olmaması nedeniyle parayı avans olarak muhasebe kayıtlarına işledik. Nazmi Güzel inşaatlarının henüz başlamadığını, bu nedenle reklamı hemen yapmak istemediğini söyledi. Bundan dolayı reklam sözleşmesi hemen imzalanmadı. Bizde bu parayı avansta beklettik. mesi hemen imzalanmadı. Bizde bu parayı avansta beklettik. Cihan Tutal birgün ofisime geldi, ofisim kalabalıktı o yüzden çok detaylı konuşamadık. Bana Nazmi Güzel'in kendisini devamlı aradığını, reklam sözleşmesi yapmak istemediğini söyleyip parasını geri istediğini söyledi. Kalabalıktan dolayı çok konuşamadık. O sırada Cihan iş yerimde gider ortağım olan Adem Beraber'in yanına geçmiş. Adem'den borç istemiş, Adem de Cihan'a 1.000.000 TL borç vermiş. Cihan da bu parayı Nazmi Güzel'e göndermiş. Ben olay tarihinde parayı Cihan Tutal'a teslim ettiğimde Nazmi Güzel diye birinin para gönderdiğini söyleyerek parayı Cihan'a teslim ettim. Cihan parayı aldı. Hatta Nazmi Güzel'in kendisine proje borcu olduğunu söyledi. Para gelmesinin iyi olduğunu söyledi. Paranın neden elden getirildiğine dair bir şey sormadı. Nazmi Güzel tarafından Bolsev A.Ş. Adına düzenlenen 1.500.000 TL'lik çekten tahsil edilen parayı avans olarak muhasebe kayıtlarına işledik ama Nazmi Güzel devamlı parasını isteyip reklam yapmak istemediğini belirttiği için biz bu parayı Bolsev A.Ş.'nin hesabından avansın iadesi olarak Nazmi Güzel'in hesabına gönderdik” şeklinde konuştu.
252 YILA KADAR HAPİS
Dosyadaki bilgilerde 36 mağdur bulunduğu yer alıyor. Hukuki değerlendirmelere göre her bir mağdur için yaklaşık 7 yıl hapis cezası talep edilebileceği, bu kapsamda toplamda 252 yıla kadar hapis ihtimalinin olduğu ifade ediliyor. Suçun bilişim yoluyla işlenmesi, birden fazla kişi tarafından gerçekleştirilmesi ve dini duyguların istismar edilmesi gibi unsurların cezayı artırabileceği belirtiliyor.