Kabine toplantısı sonrası açıkladı! Başkan Erdoğan'dan AB'ye tarihi rest!
Başkan Erdoğan, kabine toplantısının ardından kameraların karşısına geçti. Avrupa Birliği'ne sert eleştirilerde bulunan Başkan Erdoğan, tarihi çağrıda bulundu.
ABONE OLCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı'nın ardından açıklamalarda bulundu.
Erdoğan, "Bugün Avrupa'nın Türkiye'ye duyduğu ihtiyaç, Türkiye'nin Avrupa'ya olan ihtiyacından daha fazladır. Yarın bu ihtiyaç daha da artacaktır. Dün olduğu gibi bugün de mesele Ankara'nın nerede durduğu değil, mesele Brüksel'in geleceğin dünyasında nerede olmak istediğidir, kendini nerede gördüğüdür. Bizim temennimiz; Avrupa’daki karar alıcıların siyasi ve tarihi önyargılarını artık terk ederek, Türkiye’yle samimi, sahici ve göz hizasında ilişkiler geliştirmeye odaklanmalarıdır. Ya Türkiye’nin büyüyen gücünü ve küresel ağırlığını, Birliğin darboğazdan çıkışı için bir fırsat olarak görecekler. Ya da dışlayıcı söylemlerin Avrupa’nın geleceğini karartmasına müsaade edecekler.'' açıklamasını yaptı.
Başkan Erdoğan'ın açıklamalarından önemli başlıklar şu şekilde;
Dün yaşanan fırtınadan etkilenen Gaziantep, Şanlıurfa, Adıyaman başta olmak üzere çeşitli illerdeki vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar dilerim. Tarım ve İçişleri Bakanlarımız sahadaki birimlerimizle durumu takip etmekte, hasar tespit çalışmalarını yürütmektedir.
TÜRKİYE BÖLGESNİN EN GÜÇLÜ ÜLKESİ
Bölgemizdeki her kriz Türkiye'nin son 23 yıldaki katettiği mesafeyi ispatlıyor. Türkiye ezberlerin bozulduğu, insanların yön arayışının hızlandığı günümüzde bölgesinin en güçlü ülkesi olarak adından söz ettirmektedir. Bugün her alanda kendi ayakları üzerinde duran, dostlarına ve kardeşlerine destek veren bir Türkiye vardır.
Bölgemizdeki savaşa rağmen ihracatımız nisanda güçlü performans sergiledi. 275,8 milyar dolara çıkarak ihracatta Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdık. 166 ülke ve bölgeye ihracatımız arttı. Sektörler sıralamasında otomotiv liderliğini sürdürürken, kimyevi maddeler ikinci oldu.
1018 firmamız ilk kez yurt dışına ürün satma başarısı gösterdi. Böyle bir dönemde bu ihracat rakamları önemlidir. Türkiye'nin potansiyeli bunun çok çok ötesindedir. İhracatçılarımıza destek olarak daha yüksek verilere ulaşacağız.
Dünyanın ve bölgemizin savrulduğu bir dönemde Türkiye rotasından ayrılmadan hedefine emin adımlarla ilerliyor.
"DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDAN ÜST DÜZEY MİSAFİRİ ÜLKEMİZDE AĞIRLAYACAĞIZ"
Bu sene Türkiye'nin uluslararası görünürlüğünü artıracak zirvelere ve etkinliklere ev sahipliği yapacağız. 20 Mayıs Çarşamba günü 2026 UEFA Avrupa Ligi Finali İstanbul'da oynanacak. 7-8 Temmuz tarihlerinde NATO zirvesi Ankara'da gerçekleştirilecek. BM İklim Değişikliği Konferansları'nın 31. Kası ayında Antalya'da düzenlenecek. Türk Devletleri Teşkilatı'nın 13. zirvesi Türkiye'de tertip edilecek. Dünyanın dört bir yanından üst düzey misafiri ülkemizde ağırlayacağız.
Sadece ihracat ve turizmde değil istihdam tarafında da istatistiklerin umut verici olduğunu görüyoruz. İşsizlik oranı bir önceki aya göre 0,3 puan azalarak yüzde 8,1'e geriledi. İstihdam sayımız aynı dönemde 22 bin kişi artarak 32 milyon 425 bin kişiye, istihdam oranı ise 0,3 puan olarak artarak yüzde 48,5'a düzeldi. İşgücü sayımız Mart ayında 35 milyon 298 bin kişiye ulaştı. Böylece işsizlik oranımız tek haneli seyrini 35. ayında da korumuş oldu. Atıl işgücü oranındaki yükselişi de dikkatle takip ediyoruz. İhracat, istihdam ve turizmdeki bu olumlu tabloya rağmen maalesef savaşın etkisini en fazla hissettiğimiz alanların başında enflasyon geliyor.
ENFLASYON AÇIKLAMASI
Bugün Nisan ayı enflasyon yüzde 4,18 olarak açıklandı. Akaryakıt fiyatları dünyada olduğu gibi bizde de ağır baskı oluşturuyor. İrademizde en küçük gerileme yoktur. Felaket tellallarına kulak asmadan doğru bildiğimiz yolda sağlam adımlarla ilerlemekte kararlıyız.
Son dönemde Türkiye'nin Avrupa'daki konumuna dair yine Avrupalı aktörlerin tetiklediği yıpratıcı tartışmalara şahit oluyoruz. Ülkemizin AB yolculuğuyla ilgili bazı temel gerçekleri hatırlatmakta fayda görüyorum. Türkiye o zamanki adı Avrupa Ekonomik Topluluğu olan AB'ye ortaklık başvurusunu 31 Temmuz 1959'da yaptı.
AVRUPA BİRLİĞİ AÇIKLAMASI
1963'de de Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin hukuki zeminini oluşturan Ankara Anlaşması imzalandı. Ortaklık anlaşması birbirinin devamı niteliğinde hazırlık, geçiş ve nihai dönem olmak üzere 3 ayrı devreyi kapsıyordu. Ankara Anlaşması'nın 1964'te yürürlüğe girmesiyle hazırlık dönemi başlamış oldu. 13 Kasım 1970'de Katma Protokol'ü imzaladık ve geçiş dönemine ilk adımı attık. Takip eden süreçte Kıbrıs davamızdan kaynaklı anlaşmazlıklar AB yoluculuğumuzda önümüzün kesilmesine sebep oldu.
Türkiye'ye yönelik stratejik şaşılık, maalesef Birliğin pek çok kurumunda hem de çok bariz biçimde varlığını muhafaza ediyor.Türkiye'nin tam üye olarak yer almadığı bir AB'nin küresel bir aktör ve çekim merkezi olmayacağı artık anlaşılmalıdır.
TARİHE GEÇEN ÇAĞRI
Avrupa Birliği, Türkiye'nin yapıcı tavrının kıymetini çok iyi bilmeli, bunu hor kullanmamalı, bunu zora sokacak eylem ve söylemlerden imtina etmelidir.
Dün olduğu gibi bugün de mesele Ankara'nın nerede durduğu değil, mesele Brüksel'in geleceğin dünyasında nerede olmak istediğidir, kendini nerede gördüğüdür.
Türkiye yeni sistemin en güçlü ülkeleri arasında yer alıyor. Avrupa'nın Türkiye'ye duyduğu ihtiyaç, Türkiye'nin Avrupa'ya duyduğu ihtiyaçtan daha fazladır. Böyle bir ilişkinin kazananı Avrupa kıtası olacaktır. Biz milletimizin menfaatlerini düşünerek yolumuzda devam edeceğiz.
Unutulmasın ki ne Türkiye eski Türkiye'dir ne de dünya eskisi gibi Batılı devletlerin nüfus alanına sıkışmış haldedir