Zekeriya Yapıcıoğlu'ndan CHP'ye 'ahlak dersi' tepkisi
HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, belediyelerdeki rüşvet ve yolsuzluk operasyonlarıyla ilgili “Millete hizmet için belediyelere aktarılan paraları içki sofralarında meze parası yapanlar bize ahlak dersi vermeye kalkmasınlar” dedi.
ABONE OLHÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu'nun partisinin Pendik 4. Olağan Kongresi’ne katıldı. "Dürüst siyaset, gerçek adalet" şiarının öneminin bugün çok daha iyi anlaşıldığını vurgulayan Yapıcıoğlu, belediyelerdeki rüşvet ve yolsuzluk operasyonları, ekonomik sıkıntılara, iç barışın tahkim edilmesine ve küresel siyonist teröre ilişkin net mesajlar verdi.
“SEÇİMLERE HAZIRLIK PAROLASIYLA TEŞKİLATLARIMIZI GÜÇLENDİRİYORUZ”
Kongre sürecine dair teşkilata bilgilendirmelerde bulunan Yapıcıoğlu, parti olarak 6. olağan kongre sürecini yürüttüklerini belirtti. Bugüne kadar 113 ilçenin kongresini tamamladıklarını, Pendik ile beraber 9 ilçede daha kongre heyecanı yaşadıklarını ifade eden Yapıcıoğlu, "Rabbimin izniyle haziran sonuna kadar ilçe kongrelerimizi, eylül sonuna kadar da il kongrelerimizi tamamlayacağız. 2027'nin bahar aylarında ise büyük olağan kongremizi yapacağız. Olası bir erken seçime veya zamanında yapılacak seçimlere hazırlık parolasıyla teşkilatlarımızı güçlendiriyoruz. Bütün kardeşlerimden beklentim, kongreden hemen sonra kolları sıvayıp sahaya inmeleridir." dedi.
“MİLYON EUROLARI MİLLETİN KESESİNDEN İÇ ETMİŞLER
Siyaset sahnesinde son günlerde ortaya saçılan rezaletleri utançla takip ettiklerini belirten Yapıcıoğlu, dürüst siyasetin ne kadar elzem olduğunun bir kez daha anlaşıldığını kaydetti. HÜDA PAR'a yönelik geçmişteki asılsız iftiraları hatırlatan Yapıcıoğlu, "Geçtiğimiz yıl Bursa'da bizim kongre üyelerimize belediyenin yemek verdiğini, faturasını da belediyenin karşıladığını iddia ettiler. O gün 'Hodri meydan! İspat edin partiyi kapatacağım' dedim. Faturayı bizim Bursalı bir kardeşimizin ödediğini belgeleriyle açıkladık. O gün bize 40 bin lira üzerinden iftira atanlar, bugün kendi belediye başkanlarının kongre öncesinde ilgisiz bir milletvekiline 1 milyon euro verdiğini itiraf etmesi karşısında dut yemiş bülbül oldular. Milyon euroları milletin kesesinden iç etmişler." şeklinde konuştu.
Dini hasiyetlerinden dolayı seçim döneminde birçok defa iftiraya uğradıkların ifade eden Yapıcıoğlu, “Battığı pislik boyunu aşmış partinin belediye başkanlarından birisinin "kurban kestireceğiz" diye milletten para aldığı ve o parayı iç ettiği açığa çıktı. "Kurban kestireceğiz" diye, "hastalara yardım edeceğiz" diye milletten para toplayan, millete hizmet için belediyelere aktarılan paraları iç eden, içki sofralarında meze parası yapan insanlar bize ahlak dersi vermeye kalkmasınlar. Hani derler ya, hırsıza her gün hırsız olduğunu yüzüne vurmazsanız size ahlak dersi vermeye çalışırmış. İşte aldılar mazlumların ahını, o ah çıkıyor aheste aheste" dedi.
"YAŞASIN KÜRESEL İNTİFADA"
Konuşmasında Gazze'deki siyonist vahşete ve İslam ümmetinin sessizliğine de yer ayıran Yapıcıoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Siyonistler çok güçlü oldukları için değil, sayıca bizden fazla oldukları için değil, ellerinde çok gelişmiş silahlar olduğu için değil; biz dağınık olduğumuzdan dolayı bugün Gazze bu halde. 2 milyar İslam alemi, 2 milyon kardeşini zulümden, açlıktan, soykırımdan kurtaramadık. Ama onlar 20 yıla yaklaşan, 19 yıldır devam eden bir ablukaya rağmen 2006 yılında Hamas iktidara gelince 2007'de abluka ve boykot, her türlü muhasara denizden, havadan, karadan başladı. 19 yıldır o korkunç muhasara altında, kuşatma altında, içeriye mercimeğin bile neredeyse taneyle sokulduğu yerde, o kıt imkanlarla "Eğer iman varsa imkan da vardır." dedi, direndiler ve direnmeye devam ediyorlar.”
Yapıcıoğlu, Hamas'ın 19 yıllık insanlık dışı ablukaya rağmen "İman varsa imkan da vardır" diyerek destansı bir direniş sergilediğini ve bu direnişin tüm ümmeti uyandıracak bir ruh olacağını ifade ederek, şehit İzzet el-Haddad'a rahmet diledi.
"ÇÖZÜM BELLİDİR, ÇÖZÜM MALAZGİRT RUHUDUR"
Türkiye'nin çevresindeki ateş çemberine dikkat çekerek dışarıda olduğu kadar içeride de birliğe, beraberliğe ve kardeşliğe ihtiyaç duyulduğunun altını çizen Yapıcıoğlu, "Çözüm bellidir, çözüm Malazgirt ruhudur. Çözüm bellidir, bizi bir ve beraber kılan ortak inancımızdır. O ortak inanç etrafında ortak vatanda kader birliği etmişiz yüz yıllar boyu. Ne zaman ki o ortak noktamız, yani ortak inancımız zayıfladı, biz de birbirimize düştük. Bizi birbirimize düşürenler önce ortak noktalarımıza vurdular." ifadelerini kullandı.
"KÜRT’Ü TÜRK’E, TÜRK’Ü KÜRT’E DÜŞMAN ETMEYE ÇALIŞANLAR HEPİMİZİN ORTAK DÜŞMANIDIR"
Türk, Kürt ve Arap halklarını birbirine düşman etmeye çalışan odaklara karşı uyarılarda bulunan Yapıcıoğlu, "Biz inşallah HÜDA PAR olarak bu iç cephenin tahkimi için, kardeşliğin yeniden iyice pekişmesi için adalet çağrımıza devam edeceğiz. Zira biz biliyoruz ki Kürt’ü Türk’e, Türk’ü Kürt’e yahut Arap’a düşman etmeye çalışanlar hem Türk’e hem Kürt’e hem Arap’a hem bu topraklarda yaşayan diğer bütün kavimlere birden düşmanlık ediyorlar. Onlar hepimizin ortak düşmanlarıdırlar. Biz de inşallah düşmanlarımızı sevindirmeyeceğiz. Huzur, birlik, beraberlik için bütün gücümüzle çalışacağız. Kendi sorunlarımızı kendi aramızda Rabbimizin razı olacağı şekilde adalet temelinde çözme gayretimizi artıracağız. Bizler vicdanın sesi olmaya, kardeşliğe çağrımıza ve adalet talebimizi yüksek sesle dile getirmeye devam edeceğiz." dedi.
“VATANDAŞLARINIZIN CANINI VE SEYAHAT HÜRRİYETİNİ KORUYUN”
Girit açıklarında siyonistlerin tehdit ve saldırılarına maruz kalan ancak Marmaris'ten yeni katılımcılarla tekrar yola çıkan Sumud (Kararlılık) Filosu'nu selamlayan Yapıcıoğlu, filodaki aktivistlerin küresel vicdanı temsil ettiğini belirtti.
Uluslararası topluma ve gemilerde bayrağı bulunan devletlere net bir çağrıda bulunan Yapıcıoğlu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
"Uluslararası sularda sizin bayrağınızı taşıyan bir gemiye yapılan saldırı, sizin egemenlik hakkınıza ve haysiyetinize yapılmış bir saldırıdır. Buna izin vermeyin! Vatandaşlarınızın canını ve seyahat hürriyetini koruyun. Filistin'i devlet olarak tanıyan ülkeler, kendi vatandaşlarının o topraklara seyahat etme hakkına sahip çıkmalıdır."