BBP Genel Başkanı Mustafa Destici: 'Muhsin Başkan'ın ölümünde gerçekler ortaya çıkacaktır'

Muhsin Yazıcıoğlu suikastı soruşturmasında 19 kişinin tutuklandığını hatırlatan BBP Lideri Destici, helikoptere karbonmonoksit sızdırıldığı ve enkazın kasıtlı olarak bulunmadığı yönündeki güçlü şüphelerin üzerine gidileceğini vurguladı.

ABONE OL
GİRİŞ 21.09.2026 17:28 GÜNCELLEME 21.09.2026 19:09 SİYASET
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici: 'Muhsin Başkan'ın ölümünde gerçekler ortaya çıkacaktır'

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Ülke TV ekranlarında yayınlanan ve Mustafa Yıldız'ın sunduğu 'Ülke Manşet' programında gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile geçtiğimiz haftalarda gerçekleştirdiği görüşmenin detaylarını paylaşan Destici, Cumhur İttifakı'nın uyumlu bir şekilde devam ettiğini belirterek, "Biz Türkiye'nin temel meseleleri başta olmak üzere, terörsüz Türkiye süreci, dış politika, Suriye'deki gelişmeler, Türkmenlerin durumu, ekonomi, hayat pahalılığı, emeklilerin talepleri, asgari ücretli ne yapıyor, çiftçimizin durumu nedir, faiz enflasyon dengesizliği gibi bütün bu konu başlıklarını konuştuk." dedi.

Sahada vatandaşın nabzını tuttuklarını anlatan Destici, "Biz burada halkımızın taleplerini ve sahada gördüklerimizi de Sayın Cumhurbaşkanımıza ilettik. Bazı hususlarla ilgili tekliflerimizi de projelerimizi de çözüm önerilerimizi de söyledik." ifadelerini kullandı.

"ÇİFTÇİ VE EMEKLİNİN TALEPLERİNİ SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZA İLETTİK"

Üreticilerin ve emeklilerin yaşadığı sıkıntıları rakamlar vererek anlatan Destici, buğday üreticisinin mağduriyetine dikkat çekerek şunları kaydetti:

"Mesela buğday üreticimiz diyor ki, taban fiyat 16,5'tu, destekle beraber 19,5. Ama tabi TMO parayı bir 45 gün daha sonra ödediği için ne yaptı gitti bankaya borcu olan, tüccara borcu olan buğdayını 13-14'ten sattı. E şimdi buğday 20 liranın üzerine çıkmış. E şimdi diyor ki benim hakkımı burada devletim korusun. Yani ben buğdayımı 14 liraya satmak zorunda kaldım ama 2 ay sonra buğday 20 lirayı geçti. Yani devlet bana burada gerekiyorsa bu borcumu ödemek için faizsiz kredi versin. Ya da benim malımı, aldığım malın parasını, ürünün peşin ödesin. Beni bu simsarlara mahkum etmesin diyor haklı olarak."

Emeklilerin prim gün sayısına ve çalışma yılına göre adalet beklediğini vurgulayan Destici, "Bir de diyor ben 2023 ocağında çalışanla emeklinin maaş oranı üçte ikiydi, yani biri 11.000 alırken biri 7.500 alıyordu. Bugün 69.000'e 23.000'e düşmüş yani üçte bire düşmüş. Yani diyor ki ben bir haksızlığa uğradım. Bu haksızlıktan ben kurtulayım ve ben geçinemiyorum diyor." diye konuştu.

Sanayicinin ve vatandaşın faiz yükü altında ezildiğini belirten Destici, "Efendim politika faizi 37 ama ben 50 ile borçlanıyorum. Hatta 55 ile borçlanıyorum. Bireysel kredi çeken kredi kartı kullanan vatandaşlarımız aynı şeyi söylüyor. Yani politika faizi 37, biz 50 ve 50'nin üzerinde faiz ödüyoruz. Yani devletimiz burada bize sahip çıksın. Bizi bu faizcilere ezdirmesin diyor." dedi.

"ASGARİ HANE GEÇİM RAKAMI TESPİT KOMİSYONU KURULSUN"

Emeklilerle ilgili çözüm önerilerini de Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sunduklarını ifade eden Destici, kademeli emeklilik talebini ve maaşlardaki dengesizliklerin giderilmesi için yasal veya anayasal düzenleme ihtiyacını dile getirdiklerini aktardı. Sosyal devlet vurgusu yapan Destici, çarpıcı bir öneride bulunarak, "Aynen asgari ücret tespit komisyonu gibi bir asgari hane geçim rakamı tespit komisyonu kurulsun ve farzımuhal İstanbul'da bir hane asgari kaç liraya geçinebilir? İşte farzımuhal 50 bin liraya geçinebilir. İşte bir haneye 30 bin lira giriyorsa, o 50 bin lirayı devlet yani 20 bin lirayı verip tamamlaması lazım." ifadelerini kullandı.

EYT sonrası artan emekli sayısının bütçeye yüküne karşı da bir formül geliştirdiklerini anlatan Destici, "Genç yaşta emekli olup fakat emeklilik maaşına ihtiyacı olmayan yüz binler belki milyonlar var. Yani adam çalışmaya devam ediyor. Belki ayda 300-500 bin ya da birkaç milyon geliri var. Onun alacağı 30-40 bin liralık emekli maaşına ihtiyacı yok. Biz dedik ki aynen özel emeklilik sistemi gibi devlet emeklilere bir çağrı yapsın, bu tür geliri yüksek olan emeklilere. Desin ki sen şimdi emekli maaşından feragat et. Biz 10 sene sonra sana bugün alacağın maaşın işletip belki bir katını, iki katını emekli maaşı olarak verelim." dedi.

"İPLERİ SİYONİSTLERİN VE EMPERYALİSTLERİN ELLERİNDE"

Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili partisinin ilkesel duruşunu net bir şekilde ortaya koyan Destici, terörün müzakereyle değil mücadeleyle bitirileceğine inandıklarını söyledi. Türkiye'de eli silahlı terörist kalmadığını ancak yüz binlerce siyasi bölücü bulunduğunu belirten Destici, "Biz devletimize güveniyoruz. Lakin biz bu PKK'ya, bunun işte İmralı'daki başına da, Kandil'deki efendim başlarına da, Demirtaş'ına da, efendim DEM yöneticilerine de güvenmiyoruz. Çünkü bunlar daha önce denendi ve hep sonunda ihanet ettiler. Neden? Çünkü bunların ipleri Siyonistlerin ve emperyalistlerin ellerinde, bugüne kadar kendilerini destekleyenler var, silahlandıranlar var, donatanlar var, onlara meşruiyet verenler var. Binaenaleyh tedbirli olunması gerektiğini söyledik." diye konuştu.

"ŞARTSIZ, PAZARLIKSIZ, MÜZAKERESİZ SİLAH BIRAKACAKLAR"

Terör örgütünün samimiyetine inanmak için gerekli şartları sıralayan Destici, "Şartsız, pazarlıksız, müzakeresiz silah bırakılacak. Ya da bırakacağız dediler. Önce silahları tamamen bırakacaklar." dedi. Hapishaneden çıkan teröristlerin pişmanlık duymadığını ve asker, polis, sivil katili olmalarıyla övündüklerini hatırlatan Destici, Kandil'den gelen şartlı açıklamalara tepki gösterdi.

İç cephenin güçlenmesi ve birliğin sağlanması için devletin değerlerine saygı duyulması gerektiğinin altını çizen Destici, "Birincisi rengini şehitlerimizin kanından alan ay yıldızlı al bayrağımızdır. Türk bayrağıdır, Türkiye Cumhuriyeti Devleti bayrağıdır. Onu önce eline alacaksın. Onu böyle gönül rahatlığıyla sallayabileceksin, eline alabileceksin. Ve o bayrağa durarak İstiklal Marşı'nı gururla okuyabileceksin. Yine İstiklal Marşı değil mi bizim bağımsızlığımızın bir ifadesidir. Bütün dünyaya bunu haykırıyoruz. E şimdi bunları yapmayacaksın. Hala bayrağı eline almayacaksın. Efendim hala İstiklal Marşı'nı okumaktan imtina edeceksin ve onun yerine başka bayraklar sallayacaksın, başka marşlar okuyacaksın, başka şarkılar söyleyeceksin. E o zaman ben senin samimiyetine nasıl inanacağım?" ifadelerini kullandı.

"CİHAZLARI SÖKEN ASKERLER MARMARİS'TE YAKALANDI"

BBP'nin kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun şahadetiyle ilgili yürütülen hukuki sürece dair de çok kritik bilgiler veren Destici, 25 Mart 2009'dan bu yana geçen 17 yıllık süreçte yaşanan ihmalleri ve FETÖ izini anlattı. Dosyaya 2014 ve 2016 yıllarında iki kez takipsizlik kararı verildiğini belirten Destici, 15 Temmuz darbe girişiminden iki gün önce takipsizliğin kaldırılması için itiraz ettiklerini hatırlattı.

Darbe girişiminin ertesi günü İzmir'den bir polis memurunun kendisini aradığını anlatan Destici, o tarihi telefon görüşmesini şu sözlerle aktardı:

"Dedi ki, Başkanım, biz akşam Marmaris'e gittik, ben İzmir Emniyetinde görevli bir polis memuruyum. Biz Marmaris'e gittik Cumhurbaşkanımıza gerçekleştirilecek saldırıya mukavemet etmek için ve orada yakalanan darbeciler arasında iki asker var, birisi astsubay, birisi yarbay. Bunlar dedi Muhsin Başkanımızın içinde olduğu düşen helikopterin üzerindeki o uçuş bilgilerini içeren cihazları söken ve alan askerler dedi. Aydın Özsıcak ve Davut Uçum. Biz bunun üzerine darbeden 3 gün sonra yani 18 Temmuz'da bu sefer yeni bir dilekçeyle konunun bu yönüyle de incelenmesini ve takipsizliğin ivedi bir şekilde kaldırılmasını istedik."

"ABDULLAH GÜL BİZE 'HELİKOPTERİ UÇAKLAR DÜŞÜRDÜ' DEDİ"

Soruşturmanın muhakkak genişleyeceğini vurgulayan Destici, helikopterin uçaklar tarafından düşürüldüğü yönündeki şüphelerin en büyük dayanaklarından birini paylaştı. Dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile yaptıkları bir görüşmeyi aktaran Destici, "Biz kendisini ziyaret ettiğimizde aile fertleriyle birlikte bize söylediği şu olmuştu: 'Bu helikopteri uçaklar düşürdü ama kasti mi düşürdü yoksa kazaen mi düşürdü biz buna bakıyoruz' demişti. Tabi Abdullah Gül bunu bizim yüzümüze söyledi. 2012 ya da 2013 yılında. Yani uçakların düşürülme ihtimali bizzat bu ülkede cumhurbaşkanlığı yapmış, dönemin cumhurbaşkanı tarafından da çok net bir şekilde ifade edildi. Ki orada da bir hava hareketliliği net bir şekilde var." diye konuştu.

Karbonmonoksit şüphesine de değinen Destici, İsmail Güneş'in çektiği fotoğraflarda kazadan 10-15 dakika sonra bile herkeste baygınlık ve yorgunluk emareleri görüldüğünü, otopsi raporlarındaki çelişkilerin inceleneceğini belirtti. Enkazın iki gün boyunca bulunamamasına tepki gösteren Destici, "Orada şahit var. Bir kız çocuğu diyor ki o dağın altındaki köyden, helikopter oradan geçiyor ağaçları yalayarak, kız çocuğu damın üstüne çıkıyor, helikopteri takip ediyor ve nereye düştüğünü görüyor. Hemen ailesine bağırıyor. İfadelerinde var. Ve daha sonra hemen aranıyor yetkili makamlar jandarma tahmin ediyorsam. Onun orayı bildirmesine rağmen orası aranmıyor." ifadelerini kullandı.

"GÜNÜN BİRİNDE DEĞİL BU SORUŞTURMA SONUCUNDA AYDINLANACAK"

Dosyayı asıl mecrasından çıkaranların ve haksız dinlemeler yapanların da Kahramanmaraş'ta Ağır Ceza'da yargılandığını hatırlatan Destici, "Birinci dalga operasyonlar gibi operasyonlar yapıldıktan sonra iddianamenin yazılarak davanın açılacağını ve gerçeğin ortaya çıkarılacağını ve burada kastı ve kusuru olanların hukuk önünde hak ettiği cezayı alacağına yürekten inanıyorum." dedi. Destici, olayın aydınlanıp aydınlanmayacağı sorusuna ise, "Günün birinde değil, bu soruşturma sonucunda aydınlanacak; ben buna inanıyorum. Yani günün biri kalmadı artık." yanıtını verdi.

"EĞER 25 MART 2009'DAN ÖNCEYSE O ZAMAN ORAYA BAKMAK LAZIM"

Programda gündeme gelen Kurtlar Vadisi dizisindeki pilot Kaya İstektepe detayı üzerine de değerlendirmelerde bulunan Destici, dizide Pala karakterini taşıyan, Halo karakterini kaçıran ve Memati tarafından öldürülen pilotu canlandıran kişinin, Yazıcıoğlu'nun helikopterini kullanan pilot Kaya İstektepe olmasıyla ilgili iddiaları ilk kez duyduğunu belirtti. Konuyu araştıracağını ifade eden Destici, "Bazen böyle dizilerin içine bu tür hadiseler yerleştiriliyor. Bunun hangi niyet ve amaçla yerleştirildiğini tabii hukuk ortaya çıkaracaktır. Kurtlar Vadisi dizisinde bir dönem bizim Avrupa Nizam-ı Âlem Federasyonu'nda başkanlık yapan bir arkadaşımız orada bir konsept danışmanlığı yapmıştı diye hatırlıyorum. O oraya böyle bir şey yerleştirmiş olabilir, yani iyi niyetli olarak diyorum. Ama eğer 25 Mart 2009'dan önceyse o zaman oraya bakmak lazım, iyi bakmak lazım o zaman. Öncesindeyse o çok sıkıntılı bir şey." değerlendirmesinde bulundu.

"KÜÇÜK YATIRIMCILARIN HAK KAYBININ KARŞILANMASI GEREKİYOR"

Son günlerde gündemde olan borsadaki fon operasyonlarına da değinen Destici, Adalet Bakanı Akın Gürlek'i tebrik etti. Borsada uzun zamandır yüksek düzeyde spekülasyon ve manipülasyon yapıldığını belirten Destici, "Bu aslında borsa bir ülke açısından da aslında bir kredi notu açısından da, ekonomik verileri açısından da, ekonomik güvenilirliği açısından da borsa istikrarı çok değerlidir. Borsasına güvenilmeyen ülkelerin, ekonomilerin düzlüğe çıkması ya da büyümesi ya da yüksek faizden kurtulması mümkün değildir." dedi.

Operasyonların uzun vadede borsayı güçlendireceğini savunan Destici, "Ancak burada şu anda en büyük mağduriyeti yaşayan küçük yatırımcılardır. Dolayısıyla da bir kere onların hak kaybının karşılanması gerekiyor. Dışarıya götürdükleri 10 milyonlarca ya da 100 milyonlarca dolar paralardan bahsedilmektedir. O paralar da mutlaka bir şekilde tekrar ülkeye getirilmeli ve küçük yatırımcının mağduriyeti ortadan kaldırılmalıdır. Hızlı bir şekilde de borsaya olan güven de yeniden tesis edilmelidir." ifadelerini kullandı.

KAYNAK : Haber7