HÜDAPAR'dan çağrı: 'Yalnızca kadınların çalıştığı kadın doğum hastaneleri kurulmalı'

HÜDAPAR'dan Aynur Sülün sağlık kuruluşlarında yaşanan mahremiyet ihlalleri ve kadın hastaların maruz kaldığı ayrımcılığın önüne geçilmesi için personelinin tamamı kadınlardan oluşan kadın doğum hastanelerinin kurulması çağrısında bulundu.

ABONE OL
GİRİŞ 26.09.2026 17:42 GÜNCELLEME 26.09.2026 17:42 SİYASET
HÜDAPAR'dan çağrı: 'Yalnızca kadınların çalıştığı kadın doğum hastaneleri kurulmalı'

Son dönemlerde Konya ve Adana’daki bazı kamu hastanelerinde kadın hastaların mahremiyet haklarının ihlal edilmesi ve muayene tercihlerine gösterilen tepkiler, sağlık sektöründe yeni bir kurumsallaşma ihtiyacını gündeme getirirken konuyla ilgili HÜDA PAR Aile Başkanı Aynur Sülün’den önemli bir öneri geldi.

Konuya ilişkin bir açıklama yapan HÜDA PAR Aile Başkanı Aynur Sülün, jinekoloji ve doğum süreçlerinde kadınların kendilerini güvende hissetmesi için yalnızca kadın personelin görev yaptığı hastanelerin kurulması çağrısında bulundu.

'TALEBİMİZ KADINLARIMIZ AÇISINDAN NE KADAR ÖNEMLİ BİR İHTİYAÇ OLDUĞUNU BİR KEZ DAHA GÖSTERMİŞTİR'

Konya’da erkek hekimlerin kadın hastaların durumlarını kendi aralarında alay konusu yaptığı paylaşımlara ve Adana Şehir Hastanesinde bir kadının yaşadığı muayene engeline değinen Sülün, “Bu yaşananlar, personelinin tamamı kadınlardan oluşan kadın hastalıkları ve doğum hastaneleri talebimizin kadınlarımız açısından ne kadar önemli bir ihtiyaç olduğunu bir kez daha göstermiştir. Adana Şehir Hastanesindeki hanımefendinin kendi hemcinsi tarafından muayene edilme talebine gösterilen tepkiler belki de her gün yüzlerce kadınımızın maruz kaldığı durumun bir fotoğrafı niteliğindedir.” diye konuştu.

'KADINLAR TEŞHİS, AMELİYAT VE DOĞUM SÜREÇLERİNİ KADIN DOKTOR VE PERSONELLE YÜRÜTMEK İSTİYOR'

Kadınların jinekolojik muayene ve doğum süreçlerinde ciddi kaygılar yaşadığını belirten Sülün, “Kadınlarımızın büyük bir kısmı kadın hastalıkları ve doğum alanlarında; muayene, teşhis, ameliyat ve tedavi gibi sağlık hizmetlerinin tüm aşamalarını kadın doktor ve personel tarafından gerçekleştirilmesini tercih etmekte; bu tercihlerini ifade ettiklerinde ise çoğu kez azarlanma, ayrımcılık ve kınanma gibi durumlarla karşı karşıya kalmaktadırlar. Hâlbuki kadın hastalıkları ve doğum hizmetleri, kadın bedeninin en mahrem alanlarına ilişkin sağlık hizmetlerini kapsaması nedeniyle diğer tıbbi branşlardan ayrı tutulmak zorundadır. Kadınlarımız kültürel, dini ve bireysel mahremiyet anlayışları nedeniyle jinekolojik muayene, ayakta ve yatakta tedavi, ameliyat ve doğum süreçlerinde yaşadıkları utanma, çekinme durumlarından dolayı kaygı ve endişe yaşamak durumunda bırakılmamalıdır. Tüm bu süreçlerin güven duyulan bir ortamda gerçekleşmesi kadınlarımızın temel hakkıdır.” şeklinde konuştu.

'KADIN HASTANELERİ TEMEL SAĞLIK HAKKIDIR'

Sağlık hizmetlerinde güvenli bir ortamın tesis edilmesinin temel bir hak olduğunun altını çizen Sülün, “Hiçbir kadınımız mahremiyet kaygıları nedeniyle muayene ve tedavisini ertelemek ve bu durumdan dolayı ileride daha vahim hastalıklarla yüzleşmek durumunda kalmamalıdır. “Aile ve Nüfus On Yılı”nda yalnızca kadın personelden oluşan kadın hastalıkları ve doğum hastaneleri, kadınlarımızın güvenli bakım ve sağlık hizmetlerini karşılayacak alternatif kurumlar olarak yerini almalıdır.” çağrısında bulundu.