Tanrıverdi: Açılımı baltalamak için çirkin tezgah

AK Parti Manisa Milletvekili Hüseyin Tanrıverdi, hükümetin 'Demokratik Açılım' sürecini baltalamak isteyenlerin her türlü çirkinliği ortaya koyduğunu söyledi.

ABONE OL
GİRİŞ 07.12.2009 19:49 GÜNCELLEME 07.12.2009 19:49 SİYASET
Tanrıverdi: Açılımı baltalamak için çirkin tezgah

AK Partili belediyelerin yaptığı çalışmaları yerinde görmek amacıyla Adana'ya gelen Tanrıverdi, parti il binasında basın toplantısı düzenledi. Kente gelirken, terörün yine çirkin yüzünü gösterdiğini vurgulayan Tanrıverdi, "Yine genç evlatlarımızı alan terör belasını lanetliyorum. Milletimizin acılı ve kederli ailelerinin başı sağ olsun." dedi.

Açılım paketinin içini gördükten sonra söyleyecek sözü olmayanların 'acaba süreci eylemle durdurabilir miyiz?' şeklindeki bir düşünce ile hareket ettiğini dile getiren Tanrıverdi, "Kim ne derse desin, ne yaparsa yapsın, Türkiye'nin gerçek demokrasiye ihtiyacı vardır. Bu süreç sonuç alınana kadar devam edecektir. Çünkü bugün ülkede kimi sorunlardan söz ediyorsak, terörden şikâyet ediyorsak, kesinlikle kazıyıp altına baktığınızda demokrasi açığı olduğunu görürsünüz. Demokrasi boşluğunu doldurduğunuzda, kimi sorunların ve terörün son bulduğunu görürsünüz." diye konuştu.

Demokratik açılımın iki ayağı bulunduğuna işaret eden Hüseyin Tanrıverdi, bunlardan birinin terörü önlemek, diğerinin demokrasi standardını yükseltmek olduğunun altını çizdi. AK Parti iktidarının, terörü önlemek ve sorunların çözümünü sağlamak adına açılım projesi başlattığının vurgulayan Tanrıverdi, devletin bu süreci başlattığını belirtti. Atılan adımların sonunda Türkiye'de herkesin mutlu olacağını dile getiren AK Parti Genel Başkan Yardımcı Tanrıverdi, partisinin herkesi kucaklayan bir anlayışla yaklaştığına işaret etti. Demokratik açılımın kısa, orta ve uzun vadeli bir süreç olduğunu ifade eden Tanrıverdi, şunları söyledi:

"Bu süreç, AK Parti iktidara geldiği günden bu yana devam ediyor. Bütün siyasiler, yerel yönetimleri demokrasinin beşiği olarak tarif eder. Bugüne kadar hep yerel yönetimlerin güçlendirilmesinden söz edildi. Ama bu yapılmadı. Biz iş başına geldik, büyük şehirler, mahalli idareler, il özel idareleri kanunlarında önemli düzenlemeler yaptık. Belde belediyelerini bütünleştirerek ilçeler oluşturduk. Yerel yönetimlere ilişkin mevzuatlarda ciddi iyileşmeler yaptık. Devletin televizyonundan Kürtçe yayınlar yapılmaya başlandı. Şimdi Arapça ve Farsça yayınlar için çalışmalar yürütülüyor. Değişik dillerden yayınlar hayata geçiyor. Türkiye'nin demokratikleşmesinde en önemli göstergelerinden biri de 2012'de ilk kez cumhurbaşkanını halkın seçecek olmasıdır."

Demokratik açılımda üniter yapının kesinlikle bozulmadığını, devletin resmi dili Türkçenin ve bayrağın hiçbir şekilde tartışılmadığını hatırlatan Tanrıverdi, 'Tek vatan, tek bayrak, tek millet' denilen kavramların içinin doldurulduğunu kaydetti. Tanrıverdi, "Ama insanlar temel hak ve özgürlükler gereği kendi ana dillerini konuşabilirler. İnandıkları gibi yaşayabilirler. Paketin içinde etnik, azınlık ve inanç gruplarının sorunlarının çözümü var. Türkiye 300 milyar doların üzerinde parayı teröre harcamıştır. Bu para terör için değil, ülkenin gelişimi için harcanacaktır. Dolayısıyla ülkenin ekonomik ve sosyal olarak kalkınması olacaktır. Onun için ne pahasına olursa olsun biz açılım sürecinden vazgeçmeyeceğiz." şeklinde konuştu.

Partilerin kapatılmasına karşı olduklarını hatırlatan Tanrıverdi, suçu işleyenin gerekli cezayı çekmesinden yana olduklarını anlattı. Tanrıverdi, demokratik açılımı öngören bir siyasi partinin açılmasına karşı olduklarına işaret etti.

Bir soru üzerine, belediyelerin fakir öğrencilere sağladığı eğitim bursunu CHP'nin mahkeme yoluyla engelleyerek öğrencilere büyük bir haksızlık yaptığına dikkat çeken Tanrıverdi, şöyle dedi:

"Eğitimin önündeki bu tür engeller çağ dışıdır. Bu siyasi parti çağ dışı bir adım atmıştır. Yetmemiştir, yine bu partinin genel başkan yardımcısı Tunceli ile ilgili bir testi kırmıştır. Gerçek zihniyetlerini ortaya koymuştur. Eğitimde eşitlik prensibi doğrultusunda öğrencilerin sınavda yarışması lazım. Meseleye ideolojik yaklaşıp, o pencereden bakmak, gençlerin ufkunu karartmak, heyecanlarını kırmaktır.

YÖK bu gerçeği görerek, bir haksızlığı gidermişti. Bu düzenleme Danıştay'a takıldı. Danıştay, hiç araştırma yapmadan, gerçekleri görmeden bir karar vererek, eğitimde yanlışlığın devamını öngören bir ayıbı ortaya koydu. Bu, Türkiye'nin ayıbıdır. Bunu kaldıracak elbette YÖK'tür.

YÖK başkanının medyadaki açıklamalarına göre bu öğrencilerin mağdur edilmeyecekleri ve eşit şartlarda yarışmaya katılacaklarını dile getirmiştir. Bu Türkiye'yi rahatlatmış, öğrencilerin heyecanını ve umutlarını artırmıştır. Bu öğrenciler, sabırsızlıkla bu kararı beklemektedirler. Öğrencilerimizin gönlünü karartan değil, aydınlatan bir karar olarak ortaya çıkacaktır. Bu düzeltilecektir. Öğrenci kardeşlerimizin beklediği gerçekleşecektir. Rahat olsunlar, bu sorun, bu ayıp kalkacaktır."

KAYNAK : (CİHAN)