Erdoğan: Hepsi tek tek ortaya çıkacak
ABD Başkanı Obama ile yaklaşık 2 saatlik görüşme sonrasında gazetecilere açıklamalarda bulunan Başbakan Erdoğan Tokat'ta meydana gelen menfur olayın peşini bırakmayacaklarını açıkladı.
ABONE OLBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan ABD Başkanı Barack Obama'yla görüşmesinin ardından yaptığı basın toplantısında, Tokat'ın Reşadiye ilçesindeki terörist saldırıya değindi ve ''Bu hain pusunun yeri ve zamanlaması milletimizin nasıl bir tertip ve provokasyonla karşı karşıya olduğunun da açık bir ifadesidir'' dedi.
Erdoğan, ''Bu saldırının önünde arkasında kim varsa hepsinin bunun bedelini en ağır şekilde ödeyeceklerini'' söyledi
Başbakan Erdoğan, ABD Başkanı Obama ile görüşmenin ardından Willard İntercontinental Oteli'nde yaptığı basın toplantısında, ''herkesi derinden üzen'' terör saldırısına dikkat çekerek, şunları kaydetti:
''Eminim ki bugün Tokat Reşadiye'de devriye görevine çıkan jandarma aracına çapraz ateş açmak suretiyle 2 uzman çavuşumuz, er ve erbaş olmak üzere 7 evladımız şehit olmuştur. Bu hain pusunun yeri ve zamanlaması milletimizin nasıl bir tertip ve provokasyonla karşı karşıya olduğunun da açık bir ifadesidir. Bugün kurumlarımız ve aziz milletimiz bu kalleş pusunun özellikle arkasında yatan emelleri ve niyetleri basiretle, ferasetle değerlendirecektir. Şehitlerimize bir kere daha Allah'tan rahmet diliyorum, ailelerine, güvenlik güçlerimize ve milletimize sabır ve metanet temmeni ediyorum. Tabii ki bu alçakla saldırıyı gerçekleştirenler, planlayanlar, bunun taşeronluğunu ve tetikçiliğini üstelenenler bunun bedelini de ağır bir şekilde ödeyeceklerdir. Tekrar söylüyorum; bu saldırının önünde arkasında kim varsa hepsi bunun bedelini en ağır şekilde ödeyeceklerdir.''
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ''Kıbrıs'tan asker çekmek diye bir şey söz konusu değil, böyle bir şey olamaz, düşünülemez. Bu teklifi bize getirenler önce bu teklifi Güney'e getirsinler'' dedi.
Başbakan Erdoğan, ABD Başkanı Obama ile görüşmenin ardından Willard İntercontinental Oteli'nde yaptığı basın toplantısında, Başkan Obama ile başbaşa ve heyetler arası görüşmeler, daha sonrasındaki heyetler arası çalışma yemeğinin ''gerçekten karşılıklı samimiyet ve özgüvene dayalı bir şekilde gerçekleştiğini'' ifade etti.
Erdoğan, şöyle devam etti:
''Öncelikle Sayın Obama'nın Türkiye ziyaretinde ifade ettiği gibi model ortaklık kapsamında ikili ilişkilerimizin bundan sonraki sürecine yönelik ne gibi adımlar atabileceğimizi görüşme fırsatımız oldu. Tabii bunun içinde ekonomik ilişkilerimiz başta olmak üzere, bilimde, ileri teknolojide, askeri ve siyasi alanlarda neler yapabileceğimizi görüştük ve geleceğe yönelik Amerika tarafı iki üst düzey elemanını görevlendirirken bizler de Türkiye tarafı olarak Başbakan Yardımcımız Ali Babacan Bey ve Dış Ticaretten ve Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanımız Zafer Çağlayan Beyi görevlendirdik. Şu anda da kendileri görüşme halindeler ve bundan sonraki sürece yönelik daha kararlı bir adım atalım, örneğin; nitelikli endüstri bölgeleri gibi birçok askeri alanda atabileceğimiz araç gereç noktasındaki çalışmalarımız olsun, dış ticaretteki performansı daha da artırmaya yönelik adımları görüşecekler.''
Terörle mücadeleye yönelik konuları da ele aldıklarını belirten Erdoğan şunları söyledi:
''Tabii bundan sonraki diğer görüştüğümüz en önemli alan terörizme yönelik ortak mücadelemiz aynen 5 Kasım 2007'deki Oval Ofis'teki kararlılık ne ise 'Amerika, Türkiye ve Irak'ın bölücü terör örgütü ortak düşmanıdır' anlayışını aynı şekilde bugün de pekiştirdik. Bundan sonraki süreçte bu devamlılık, süreklilik ile birlikte aynen devam edecektir. Bu da burada teyit edildi. Ve neler yapmamız gerekiyorsa bunları Kuzey Irak'ta olsun, uluslararası platformda olsun birlikte yine anlık istihbarat paylaşımı ile birlikte diğer konularda da sürdüreceğimizi teyit ettik.''
-İRAN VE AFGANİSTAN-
Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle devam etti:
''Bir diğer önemli konu; özellikle Irak'taki gelişmeler. İran'daki nükleer program, Afganistan ile ilgili gelişmeler bunların üzerinde yoğun bir şekilde durduk ve Afganistan'da özellikle Türkiye'nin eğitim noktasında şu ana kadar Türkiye'de verilmiş olan desteği, bundan böyle ikinci bir etabı da hem Türkiye'de hem de Afganistan'da kurulabilecek bir merkezle bu eğitimin verilebileceği noktasında kendilerine teklifimizi sunduk. Yani bir tabur Türkiye'de eğitiliyorsa Afgan Ulusal Ordusu ile ilgili olarak bir tabur da aynı şekilde Afganistan'da eğitilebilir.''
-SORULAR-
Erdoğan, bir gazetecinin, ''Son olaylar nedeniyle gezinizi kısa kesmeyi düşünüyor musunuz? Yoksa devam edecek misiniz?'' sorusuna şu yanıtı verdi:
''Bu son olaylar sebebiyle yani bizim geri dönmek gibi henüz oturup bir değerlendirme yapmamız söz konusu olmadı. Zaten şu anda toplantıdan çıkıp geldim. Fakat şu anda geri dönmeyi şahsen kişisel olarak düşünmüyorum. Arkadaşlarımla gerekli görüşmeleri yaptım onlar da gerekli çalışmaları yaptılar, değerlendirmeleri yaptılar. Çünkü bizler de buradan malum 10 yıl aradan sonra ilk defa bir Meksika ziyaretimiz olacak. Yarın burada yapılacak olan programlarımız var dolayısıyla şu anda programda bir değişiklik öngörmüyoruz.''
Başbakan Erdoğan, ''Amerika Kandil'in boşaltılması konusunda bir adım atacak mı? Somut bir adım atacak mı? Böyle bir şey istediniz mi? Kendileri buna ne yanıt verdi. Amerika'nın Afganistan konusunda Türk muharip asker beklentisi sürüyor mu yoksa bir uzlaşıya varıldı mı?'' şeklindeki sorular üzerine şunları söyledi:
''Kandil noktasında böyle bir konumu biz şu anda zaten kendimiz başından itibaren sürdürdük. Bundan sonraki süreçte de ancak istihbarat paylaşımı hususundaki birlikteliğimizi aynen devam ettireceğiz. Yeni bir şey olarak da gerekli olan farklı bazı destekleri kendileri verebileceklerini söylediler, ama müşterek bir çalışma bunun dışında aramızda konuşmuş değiliz. bu süreçte böyle.
Afganistan'la ilgili bu muharip güçteki sayı konusunda böyle bir talep daha NATO'dan ifade edilmeden, Amerika'dan böyle birşey ifade edilmeden önce zaten biz atacağımız adımı attık malum. Oradaki sayımızı neredeyse 1 kattan daha fazla artırmak suretiyle 1750 civarında bir askere oradaki gücümüzü ulaştırdık artı eğitim gücümüz var. Ve yine bir artı çalışmamız orada polise yönelik. Afganistan polisini oluşturmaya yönelik de ayrıca bir mutabakat sağlanırsa bunu da yapabileceğimizi söyledik.''
Başbakan Erdoğan, ''Kıbrıs konusunda yapılan yorumlarda Türkiye'nin Kıbrıs'tan asker çekmesi ve hatta Kıbrıs'tan çektiği askerleri Afganistan'a göndermesi gibi konulardan da bahsediliyor. Böyle bir konu gündemde var mı yok mu?'' sorusuna şu yanıtı verdi:
''Kıbrıs'tan asker çekme konusu, bunların hepsi magazin haberi diyebilirim. Kıbrıs'tan asker çekmek diye bir şey söz konusu değil, böyle bir şey olamaz, düşünülemez. Bu teklifi bize getirenler önce bu teklifi Güney'e getirsinler. Annan Planı'nda bunların hepsini uzun uzadıya konuştuk, belli bir yere bağladık. Uydular mı? Sadık kaldılar mı? Yok. Öyleyse askerimiz orada aynen görevinin başında.''
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ''Bölgemizde bizler bir nükleer silahın herhangi bir ülkede olmasına sıcak bakmıyoruz ve var olanlarından bundan arındırılmasını istiyoruz'' dedi.
Erdoğan, ''Bu, bizim şu ana kadar tezimiz. ama barışçıl amaçlı olarak nükleer enerji konusunda Amerika da zaten bunu paylaşıyor, 'Buna kimsenin de herhangi bir olumsuz yaklaşma hakkı yoktur' diyor''
Başbakan Erdoğan, ABD Başkanı Obama ile görüşmenin ardından Willard İntercontinental Oteli'nde yaptığı basın toplantısında, açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.
Bir gazetecinin, ''İlk defa daha ziyade küresel konuların ağırlıklı olduğu bir gündemle Washington'a geldiniz. Sizin görüşmeniz öncesinde Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada özellikle Afganistan, İran ve Orta Doğu konusunda ortak bir strateji belirleneceği söylenmişti. Böyle bir strateji belirlendi mi? Bunlar uygulamaya nasıl yansıyacak?'' şeklindeki sorusuna Erdoğan, şu yanıtı verdi:
''Afganistan'ı anlattım, zaten biz NATO çerçevesinde müşterek bir çalışmanın içerisindeyiz. Ama bunu daha somut hale getirebilmek için bu az önce ifade ettiğim konuları da görüştük. Bu eğitim içerikli konulardır, bunun dışında (PRT) çalışmalarıdır. Bu çalışmalarda eğer sizlerin de katılması noktasında müşterek yapabileceğimiz işler olursa Türkiye olarak biz buna hazırız. Çünkü, Türkiye'nin, Afgan halkına bakışı, bizim askerimizin Afgan halkı ile kaynaşması çok daha farklı. Bu arada verilen hizmetlerde de gerçekten bizim durumumuz güvenlik noktasında şu ana kadar gayet iyi gitti. Temenni ediyorum ki, bundan sonrada aynı şekilde devam etsin.''
-İRAN VE NÜKLEER ENERJİ-
Erdoğan, İran ile ilişkiler konusunda da şunları söyledi:
''İran noktasında da yine söylediğim gibi bizler ilişkilerimizi İran ile gayet güzel bir şekilde sürdürüyoruz. Bunu kendileri de takdir ediyor. Öyleyse biz bu süreç içerisinde sizlere İran'ın dünyayla olan ilişkilerine biz çok daha farklı bir katkıyı diplomatik açıdan, diplomatik çerçeve içerisinde görebiliriz. Çünkü, bölgemizde bizler bir nükleer silahın herhangi bir ülkede olmasına sıcak bakmıyoruz ve var olanlarından bundan arındırılmasını istiyoruz. Bu bizim şu ana kadar tezimiz. Ama barışçıl amaçlı olarak nükleer enerji konusunda Amerika da zaten bunu paylaşıyor. 'Buna kimsenin de herhangi bir olumsuz yaklaşma hakkı yoktur' diyor. İran'ın da barışçıl amaçlı olarak böyle bir nükleer enerji santralı kurmasında bizim herhangi bir olumsuz yaklaşımımız yok. Fakat, diğer yani kitle imha silahı açısından veya nükleer silah noktasında birşey varsa bu konuda da diplomasi yoluyla bu işi çözmek...''
''5 Kasım 2007 tarihli ofis buluşmasına da kararlı terörle mücadele açısından, terörün verdiği zararlar açısından biz bu süreyi çok sıkıntılı bir şekilde geçirdik. Bu 2 senelik süreçte ABD tarafından bize terörle mücadele konusunda sağlanan destek konusundaki memnuniyetinizi nasıl ifade edersiniz?'' şeklindeki soruya da Başbakan Erdoğan, şu yanıtı verdi:
''5 Kasım 2007 öncesi ile sonrasını değerlendirdiğimizde anlık istihbaratta çok ciddi sıkıntılarımız vardı. Birinci derecede onu gündeme getirmek lazım. İstihbarat paylaşımında o karardan sonra ciddi bir avantaj sağladığımızı söyleyebilirim. Çok açık net ortada. Ama ondan önce böyle bir imkan yoktu. Ve bazı araçların temininde de gerçekten o sırada Amerika'yla paylaşımda bulunduk. Ve bu süreç devam ediyor ama bu devamlılığın daha da güçlendirilmesi bizim için önem arz ediyor. Temenni ediyorum ki, bugünkü görüşmeden sonra bu yeni bir milat olacaktır. Çok daha farklı bir şekilde gelişecektir.''