CHP'li Keleş'ten AKPM seçimi savunması
CHP İstanbul Milletvekili Birgen Keleş, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın partisinin son grup toplantısında AKPM seçimiyle ilgili olarak kullandığı cümlelere açıklık getirdi.
ABONE OLCHP İstanbul Milletvekili Birgen Keleş, AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu'nun Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Başkanlığına Demokrat Grup üyesi olarak aday gösterildiğini, bu aşamada kendisinin oy kullanmasının mümkün olmadığını belirterek, Genel Kurul aşamasında ise tek aday olduğu için Çavuşoğlu'nun seçim yapılmadan başkan ilan edildiğini bildirdi.
Keleş, yaptığı yazılı açıklamada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın partisinin son grup toplantısında, Ankara Belediye Başkanı Melih Gökçek'in ise çeşitli tarihlerde televizyon kanallarında, Çavuşoğlu'nun AKPM Başkanı seçilmesi için oy kullanmadığını iddia ettiklerini ifade etti.
Çavuşoğlu'nun Avrupa Demokrat Grup üyesi olduğunu anımsatan Keleş, seçimin ilk aşamasının ise Eylül 2009'da Grup içinden aday gösterilmesi olduğunu dile getirdi. Keleş, Çavuşoğlu'nun bunu kendi grubundaki yedek üyelere de oy verdirterek sağladığını kaydetti.
Bu aşamada Demokrat Grubun değil, Sosyalist Grubun üyesi olarak oy vermesinin söz konusu olamayacağını belirten Keleş, şunları kaydetti:
''İkinci seçim 25 Ocak 2010'da Genel Kurulda yapılacaktı ve 22 Ocak'a kadar başka gruplardan veya Demokrat Grubundan başka adaylar çıkabilirdi. 22 Ocak'a kadar başka aday çıkmayınca Mevlüt Çavuşoğlu Genel Kurulda seçim yapılmadan başkan ilan edildi.
Çarpıtılarak istismar edilen oy, AKPM'nin Eylül 2009 toplantısında tartışılan '60 Yıllık Deneyim Işığında Avrupa Konseyi'nin Geleceği' isimli raporun karar taslağında yer alan bir maddeyle ilgilidir ve başkanlık süresi konusundadır. O tarihte Mevlüt Çavuşoğlu'nun tek olarak aday olması kesinleşmiş değildir.
Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yurt dışında önemli bir göreve gelmesinden ve orada başarılı olmasından ancak mutluluk duyar. Bizlerin de görevi Türkiye'yi, partimizi yurt dışında en iyi şekilde temsil etmek ve ülke çıkarlarını korumaktır. Benim iki yıldır Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi'nde ve Avrupa Güvenlik ve Savunma Asamblesinde (BAB) ne yaptığımı merak edenler, Genel Kurulda yaptığım konuşmalara bakarak Türkiye'yi hangi düzeyde, nasıl temsil ettiğimi görebilirler.''