Tüzmen: Diaspora'nın tavrına tepki gösterilecektir
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Dış İlişkiler Başkanı Kürşad Tüzmen, Türkiye'deki Ermeni vatandaşlarla herhangi bir sorunun olamadığını ancak diasporanın düşmanca tavırlar sergilediğini bununda tepki çektiğini söyledi.
ABONE OLAK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Dış İlişkiler Başkanı Kürşad Tüzmen, Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Namık Tan ve Stockholm Büyükelçisi Zergün Korutürk'ün istişare için Türkiye'ye çağrıldığını, istişare bitince görevlerinin başına geri döneceğini bildirdi.
Tüzmen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1915 olaylarına ilişkin tasarıların kabul edilmesinin ardından Washington Büyükelçisi Tan ile Stockholm Büyükelçisi Korutürk'ün çağrılmasını ''Türkiye'nin haklı tepkisi'' olarak niteledi.
Türkiye'nin her iki ülkeye karşı tepkisini açık açık belli etmeye gayret ettiğini vurgulayan Tüzmen, ''Dolayısıyla, bunlar Türkiye'nin kabul edeceği kararlar değil. Türkiye'nin de bu konuda haklılığını zaman içerisinde herkes görecektir. Büyükelçilerimiz buradaki istişareleri bittikten sonra görevlerinin başına geri dönmelerine karar verilecek ve onu da zaten Dışişleri Bakanımız açıklayacaktır'' diye konuştu.
Tüzmen, Türkiye'nin son dönemde yaptığı çabalar sonrasında gerek ABD Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesinde gerekse İsveç Parlamentosunda kabul edilen Ermeni tasarısının 1 oy farkla geçebildiğini belirtti.
''SİYASETÇİLER TARİHÇİLİĞE SOYUNDU''
''Nereden bakılırsa bakılsın, sonucu ne olursa olsun, böylesine bir yalanın parlamentolarda kabul edilmesine Türkiye'nin sessiz kalamayacağını'' ifade eden Tüzmen, şöyle devam etti:
''Çünkü iki ülke de Türkiye'nin dostu... Hükümetleri de bugüne kadar parlamentoları ile ters düşüyor bu konuda. Bu da enteresandır. Sonuçta iç politika popülizmi, dış politika ve vizyona galip gelmiş oldu. ABD'de görüldü, uzatmalarda atılan gollerle oldu bu iş ve hakem yanlıydı. İsveç'de maalesef kendi soydaşlarımızın oradaki farklı tutumları nedeniyle oylama etkilenmiş oldu. Üzücü olan böylesine medeni iki ülkenin siyasetçilerinin tarihçiliğe soyunmuş olmasıdır. Biz de bunun tarihçilere bırakılması gerektiğini vurgulamamıza rağmen defalarca, siyasetçilerin gelecekle uğraşmaları gerektiğini söylememize rağmen, maalesef bu iş bu şekilde çıktı'' dedi.
Tasarıların kabul edilmesini ''çok büyük bir sürpriz olarak görmüyorum'' diyen Tüzmen, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Bizim buna hazırlıklı olmamız lazım. Soğukkanlılıkla kendi tezlerimizi daha iyi bir şekilde anlatabilmemiz son derece önemlidir. Sadece son 100 yılda değil, daha öncesinde Osmanlı İmparatorluğu, ondan önce Selçuklu döneminde, biz bütün bu coğrafyada, değişik din ve dilden insanlarla barış ve kardeşlik içerisinde yaşama bilinci geliştirmiş bir ülkeyiz. Hiç bir soykırım hadisesi yok. Yani son 100 yılda değil, daha öncesinde de kimse Türkiye'yi bir soykırım hadisesi ile suçlayamaz.''
DİASPORA VE TEPKİ
Bütün komşularıyla ticaretini arttırmaya çalışan, dostane ilişkiler geliştiren Türkiye'nin bundan sonra aleyhine faaliyet gerçekleştiren ülkelere haklı tepkisini göstereceğini belirten Tüzmen, şunları kaydetti:
''Türkiye çok ciddi açılımlar yaparken, normalleşme sürecesi sürdürürken, böylesine tepkiler akla zarar verir oldu. Bu tür kararlar, maalesef giden süreci de baltalamış oldu. Alınan bu kararlar neticesinde Ermenistan ile olan normalleşme sürecinin burada olumsuz etkileneceği çok açık. Türkiye kamuoyunun bu konuda etkisi ortada. Parlamentomuzun tepkisi ortada.
Biz parlamentoda bir normalleşme sürecisine girildiği bir dönemde böylesine kararların çıkması üzücü. Çünkü, ülkemizde yaşayan Ermeni kökenlilerle hiç bir sorunumuz yok. Biz onlarla yıllarca beraber yaşıyoruz. Ancak diasporanın bu düşmanca tavrına karşı tabi ki her Türk tepkisini gösterecektir.''