Hamzaçebi: Çoğunluk her şeye karar veremez
Anayasada yapılan diğer değişikliklerin tamamen bir makyaj olduğunu iddia eden CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Ak Parti'nin demokrasiyi çoğunluğun her şeye karar verdiği rejim olarak değerlendirdiğini ileri sürdü.
ABONE OLCHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, partisinin Trabzon İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında, CHP'nin 12 Eylülde yapılacak referanduma yönelik çalışmalarına ülke genelinde devam ettiğini belirterek, ''Vatandaşın gerçek gündemiyle, ülkenin siyaset gündemini karşılaştırdığımızda iki gündemin birbiriyle örtüşmediğini görüyoruz. Vatandaşın gerçek gündeminde ekonomi, işsizlik, esnafın, iş adamının kötü durumu vardır'' dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, esnaf kredi faizinin 3 puan indirildiğini ifade ettiğini anımsatan Hamzaçebi, ''Ama yüzde 10'a indirildiği ifade edilen bu kredi faizini kullanabilecek olan esnafımız yok denecek kadar azdır. Çünkü senedi protesto edilmiştir, çeki yazılmıştır, vergi ve sigorta prim borçlarını ödeyememiştir. Sayın Başbakan vergi ve sigorta prim borçlarının yeniden yapılandırılacağını ifade etmiştir, bu da referanduma yönelik yapılan bir açılımdır. CHP olarak vergi ve sigorta prim borçlarının yaşanan ekonomik kriz nedeniyle yeniden yapılandırılmasını destekliyoruz'' diye konuştu.
Hamzaçebi, ülkenin gerçek gündeminde bunlar olmasına rağmen, AK Parti'nin suni bir gündem maddesi yaratarak, anayasa değişikliğini referandum konusu yaptığını savunarak, şöyle devam etti:
''Adalet ve Kalkınma Partisi demokrasiyi çoğunluğun her şeye karar verdiği rejim olarak değerlendirmektedir. Demokrasilerde çoğunluğun kararı önemlidir, ancak demokrasiler azınlığın haklarının korunduğu rejimin adıdır. Demokrasiyi çoğunluğun her şeye karar verdiği rejim olarak değerlendirenler, çoğunluğun azınlık üzerindeki tahakkümünü getirmiş olurlar. AKP yapmış olduğu bu değişiklikle, hükümetin yargı üzerindeki gücünü artırmak suretiyle baskıcı bir yönetimi halk oylamasıyla yürürlüğe koymak istemektedir.''
''Anayasacılık özü itibariye bireyin hak ve özgürlükleri karşısında devletin gücünün sınırlandırılmasıdır'' diyen Hamzaçebi, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Yürütmenin, hükümetin gücünün sınırlandırılması demektir. Oysa bu değişiklik hükümetin gücünü artırmaktadır. Hiçbir AB ülkesinde hakimler ve savcılar yüksek kurulunun başkanı adalet bakanı olmadığı halde, oylanacak olan bu anayasa değişikliğinde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun Başkanı yine Adalet Bakanıdır. Hükümet bundan hiçbir şekilde vazgeçmemektedir. Amaç istediği mahkemeye, davaya, istediği hakimi ve savcıyı atayabilmektir. Böyle bir anayasanın yargıyı kaçınılmaz olarak hükümetin kontrolüne sokması çok doğal bir sonuçtur. Bu anayasa değişikliği onu tasarlamaktadır.''
Anayasada yapılan diğer değişikliklerin tamamen bir makyaj, üstelik kötü bir makyaj olduğunu iddia eden Hamzaçebi, ''Kısa bir süre sonra bu makyaj dökülecek, vatandaşlarımız o konuda gerçeği görecektir. Örneğin çocuk hakları konusunda yapılan düzenlemeler 1982 Anayasası'nın gerisindedir. Çok kötü bir düzenlemedir. Diğer düzenlemeler de bu tip düzenlemelerdir. Bu makyaj hükümetin yargıyı ele geçirme, yargıyı kontrolüne alma niyetini örtmeye yetmemektedir'' dedi.
-CHP BURSA MİLLETVEKİLİ ONUR ÖYMEN-
CHP Bursa Milletvekili Onur Öymen, "anayasa değişikliğinin amacının Türkiye'de demokrasiye kelepçe takmak, demokrasiyi geriye götürmek olduğunu" öne sürdü.
Anayasa değişikliklerinin mevcut hakları geri almak için değil, daha fazla hak vermek için yapıldığına dikkati çeken Öymen, ''Hukuk, yargı bağımsızlığı açısından bu bir geri gidiş yasasıdır. Kanaatiniz ne olursa olsun, hangi partiyi desteklerseniz destekleyin lütfen bu oyunlara gelmeyin. Ülkeyi geriye götürecek, bu tertiplere karşı çıkın. Bu anayasaya 'evet' dediğiniz takdirde 13 Eylül günü Türkiye başka bir ülke olacaktır'' diye konuştu.
Öymen, CHP adına sahte afişler bastırıldığını ifade ederek, ''CHP adına kim bastırıyor, kim bunları bilboardlara koyuyor belli değil. 'Hayır' kampanyası yapan gençlere müthiş bir tazik yapıyorlar. İş adamlarına 'bitaraf olan bertaraf olur' diyor. Ne demek o? Hangi demokraside, hangi lider böyle bir laf söylemiştir'' dedi.
''CHP, terör örgütü liderine Abdullah Öcalan'a af getirmeye çalışıyor'' diye suçlamalarda bulunulduğunu belirten Öymen, şunları söyledi:
''Hiç öyle bir niyetimiz yok, hiç de olmadı. Af terörle mücadelenin çözüm vasıtası olamaz, çözüm yollarından bir tanesi değil. 'Terör tamamen biter, bir daha hiç olmayacağı çıkar ortaya, ancak o zaman Türk milleti arasında uzlaşırsa, gaddarlık, intikam, kin duyguları ile hareket etmez, o zaman ancak bir af gündeme gelebilir' dedik. Hiçbir zaman terör örgütü liderinin affından bahsetmedik. Kim bahsetti bundan? Adalet ve Kalkınma Partisi. Ne zaman? 2006 tarihli Terörle Mücadele Yasası'nın 6. maddesinde. İşte bu gerçekleri halkın gözünden saklamak için bir gün boy, bir gün soy tartışması, bir gün sahte afiş, bir gün bilmem ne. Zamanı böyle geçirecekler ve hiçbir şeyden anlamadıklarını zannettikleri vatandaşları aldatacaklar. Bu Türkiye'de herkesi aldatsalar Karadenizlileri aldatamazlar. Onun için sizden rica diyoruz, fındığı kabuğuyla yedirmek isteyenlere oy vermeyin.''
Öymen, bir gazetecinin, ''Yüksek Yargı üyelerinin internette ses kayıtları yayınlandı. Bu konuşmalarda 'hayır için Öcalan'a ihtiyaç var' ifadeleri yer aldı. Bu tartışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz'' sorusunu, şöyle cevapladı:
''Son gelişmelere bakacak olursanız bazıları 'evet' için Öcalan'a ihtiyaç duyuyor. Bu izlenimi alıyoruz. Aksi takdirde İmralı ile ne konuşuyorsunuz? 'Ben konuşmadım' diyor, siz bizzat gidip konuştunuz diyen var mı? Hükümet her konuyu bizzat Başbakan ağzıyla mı konuşur? Gayet tabii sizin devlet memurlarınız görüşüyor. Niçin görüşüyorlar? Sizin namınıza görüşüyor. Sohbet etmeye mi gidiyorlar? İmralı'ya gitmelerinin sebebi gayet açık. Siz onlardan bir şey bekliyorsunuz, bizim tahminimize göre beklediğiniz onun etkileyebileceği insanların 'evet' oyu vermesidir. Buna karşılık onun da sizden talepleri olacak. Türk demokrasisini, yargı bağımsızlığını en çok tahrip eden unsurlardan biri de bu ses bantlarıdır.''
Hamzaçebi, bir gazetecinin kendisine yönelttiği, ''Siz de video görüntüsü mağdurusunuz, bu konuda ne söyleyeceksiniz'' sözleri üzerine, ''Bu toplantıda referandumla ilgili konuşuyoruz'' dedi.
Toplantı, CHP İzmir Milletvekili Selçuk AyHan, CHP Trabzon İl Başkanı Volkan Canalioğlu'nun da referandum çalışmalarıyla ilgili konuşmalarının ardından sona erdi.