Akgönenç: Tek kurşun sıkmadan ...
SP GİK Üyesi ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Oya Akgönenç, Türkiye’ye dayatılan AB İlerleme Raporu’nun egemenliği devredecek tavizler ve tuzaklar içerdiğini söyledi.
ABONE OL“Bir kurşun bile sıkmadan sömürgeleşme yoluna gidiyoruz. Bize bir hayal satılıyor. Ülkemizin geleceğini yok eden tuzaklarla dolu bir rapor sunuluyor ve kabul ettirilmek isteniyor. Türkiye’nin D-8, KEİK gibi pek çok alternatifi vardır. Niye tek bir yere kendimizi odaklayıp zavallılaştırıyoruz. Bu teslimiyetçilikten vazgeçelim, başımızı dik tutalım” dedi.
ATO Başkanı Sinan Aygün de Avrupa Birliği’nin Irak’ta Filistin’deki katliamları görmezden geldiğini belirterek, Ortadoğu’da yaşananların bir müslümanlara yönelik bir ‘haçlı seferi’ olduğunu ifade etti.
Türkiye Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı ile Ankara Ticaret Odası’nın ortaklaşa düzenlediği “Avrupa Birliği Sürecinde Türkiye” konulu uluslararası Kongre dün ATO Meclis Salonu’nda başladı.
ATO Başkanı Sinan Aygün, Avrupa Birliği yetkililerini eleştirdi. Diyarbakır’ın AB’nin yolgeçen hanı olduğunu söyleyen Aygün, bölgenin Kürdistan toprakları ilan edilmesine rağmen hiç bir yetkilinin tepki göstermediğini ifade etti. Aygün, Fener Rum Partiği’nin ekümen sıfatı ile yaptığı davete olan tepkinin de yetersiz olduğunu vurgulayarak, “Ben Türküm, Müslümanım diyen hiç kimsenin o toplantıya katılmaması gerekir. Türkiye Cumhuriyeti’ni tanımayan bir papazın davetine gidilmesini içime sindiremem” diye konuştu.
Erbakan ve Ecevit boşuna mı risk aldı?
AB süreci çerçevesinde Güney Kıbrıs’ın tanınması için yapılan baskıya da değinen Aygün, “Şu anda adada bir çözümsüzlük mü var? Hayır. 1974’te Erbakan ve Ecevit risk alarak adada Rumlar’ın Türkler’e uyguladığı soykırımı önledi. Ecevit Kıbrıs Fatihi, Erbakan Mücahid olarak tarihe geçti. ‘’O Amerikan Coni’leri, o kanlı postallarıyla, lağım suyuna girmiş postallarıyla benim secde etmiş olduğum kıblemi tahrip ediyor ve orada pis ayaklarıyla geziyorlar. Ve camiden çıkan insanları öldürüyorlar. Katliam orda. Oraya gidin, orayı çözün. Ey Avrupa, ey Fransa, İngiltere hani medeniyet, hani çağdaşlık gidin orayı çözün.
Irak’ta katliam, soykırım var. Bu bir soykırımdır. Bu bir haçlı seferidir. Bu insanlar yüzlerce haçlı seferi yapmışlardır. Ama başarılı olamamışlardır. Türkiye’den ses yok...’’
Irak’ta Müslüman kıyımının hala devam ettiğini, camilerden çıkanlara saldırıldığını kaydeden Aygün, sıkça, Irak’a müdahalenin bir haçlı seferi olduğunu vurgulayarak, ‘’Neymiş efendim (Ortadoğu’yu düzenleyeceklermiş, oraya demokrasi getireceklermiş. Sana ne. Niye Afrika’ya getirmiyorsun. Afrika’ya getir. Orada insanlar birbirlerini pişirip yiyorlar. Orada kabileler, yamyamlar var’’ diye konuştu.
Saadet Partisi Türkiye’yi ayağa kaldırmaya devam etmeli
Ayrıca, Saadet Partisi’nin İstanbul’da yüzbinleri toplayan Zalimlere Tel’in mitinginde de övgüyle söz eden Aygün, “Bütün bu katliamlara karşı Türkiye’den tık yok. Ancak Saadet Partisi’ne teşekkür ediyorum. Geçen hafta sonu İstanbul’da yaptığı miting ile önemli bir reaksiyon gösterildi. Türkiye’yi ayağa kaldırmaya devam edin” önerisinde bulundu.
AB’nin istekleri asla değişmez
Saadet Partisi Genel İdare Kurulu Üyesi ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Dr. Oya Akgönenç, Avrupa Birliği Raporu’nun çerçevesinin asla değişmeyeceğini ve bu konuda hiçbir pazarlık yapılmayacağının önceden söylendiğini hatırlattı.
Müzakere tarihi 2007
Türkiye’ye AB için müzakere tarihi verilse bile tavizlerin sonunun gelmeyeceğine işaret eden Akgönenç, “Müzakere için tarih 2006’nın ikinci yarısı için verilse bile ancak 2007’de başlayacak. Bunu nereden biliyorsunuz diye sorarsanız, açın dökümanları okuyun. Türkiye’nin Avrupa’ya ödemesi gereken aidatlar bu tarihten itibaren verilmeye başlanacak” dedi.
Müzakere bile değil
Zaten bu tarih ile müzakere değil, tarama sürecinin başlayacağını da vurgulayan Akgönenç, raporun 31 kısmının her birinin bir yılda ancak tamamlanabileceğini, bunun da 31 yıl edeceğini hatta bunların yanısıra 25 AB ülkesini de memnun etme şartının da unutulmaması gerektiğini ifade etti.
Kurşun bile sıkmadan
Avrupa Birliği İlerleme Raporu içerisindeki tuzakları tek tek anlatan Doç. Dr. Akgönenç, “Bir kurşun bile sıkmadan sömürgeleşme yoluna gidiyoruz. Bize bir hayal satılıyor. Ülkemizin geleceğini yok eden tuzaklarla dolu bir rapor sunuluyor ve kabul ettirilmek isteniyor. Türkiye’nin D-8, KEİK gibi pek çok alternatifi vardır. Niye tek bir yere kendimizi odaklayıp zavallılaştırıyoruz. Bu teslimiyetçilikten vazgeçelim, başımızı dik tutalım. Milli menfaatlerimiz olsun. Eğer egemenliğimizi verirsek çok şey olur. Milli hedeflerimize ulaşmalıyız ve dik durup kimseye boyun eğmemeliyiz” şeklinde konuştu.
(Milli gazete)