Arıboğan: En başarılı Alex, emekli olsun

Galatasaraylı akademisyen Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan, futbol konuştu. Arıboğan, en çok Fenerbahçeli Alex’i beğeniyor ve “Artık jübile yapsın” diyor.

ABONE OL
GİRİŞ 03.04.2011 12:39 GÜNCELLEME 03.04.2011 12:39 SPOR
Arıboğan: En başarılı Alex, emekli olsun

Özkan Güven'in haberi

Ne uluslararası ilişkileri ne de terör meselesini konuştuk. Konumuz futboldu. Galatasaraylı akademisyen Deniz Ülke Arıboğan en çok Fenerbahçeli Alex’i beğeniyor ve “Artık jübile yapsın” diyor

ULUSLARARASI ilişkiler alanında genç yaşta profesör unvanını elde edenlerden Deniz Ülke Arıboğan. İskoçya St. Andrews Üniversitesi’nde Uluslararası Güvenlik Okulu’nu bitirerek terör ve güvenlik konularında uzmanlaştı. Bu alanın önemli akademik örgütü ISA’nın (International Studies Association) alt kuruluşu CISS’in başkan yardımcılığını yaptı. Albert Einstein’ın kurduğu Dünya Sanat ve Bilimler Akademisi’ne seçilen iki Türk akademisyenden biriydi. Çok sayıda ulusal ve uluslararası makaleninyanı sıra sekiz kitaba imza attı. 2007’de seçildiği Bahçeşehir Üniversitesi Rektörlüğü görevinden geçen yıl ayrılan Arıboğan, şimdi Bilgi Üniversitesi Mütevelli Heyeti üyesi. Efsanevi milli basketbolculardan, halen Türkiye Futbol Federasyonu Başkan Vekili Lütfi Arıboğan ile evli olan Deniz Ülke Arıboğan yakın bir zamanda Galatasaray’ın kongre üyesi oldu. Twitter’da seyrettiği maçların kritiğini yapan, iyi bir Galatasaraylı olan Arıboğan ile sadece futbolu konuştuk...

Sokak çocuğu gibiydim

- Futbolla nasıl tanıştığınızı hatırlıyor musunuz?

Çocuk yaşlarından itibaren futbolu sevmeye ve ilgilenmeye başladım. Mahallemizin her sokağı bizim için futbol sahasıydı. Erkekli, kızlı gruplarla iki taş arası kalelerimizi kurup geç saatlere kadar maç yapardık. Evimiz Ankara Aydınlıkevler’deydi. Ben de tam bir sokak çocuğuydum. Eve girmeyi hiç istemezdim. Futbol oynamadığımız zamanlarda da ya basket oynar ya da koşu yarışı yapardık. Ankara Koleji’nin basketbol takımında oynamaya başladım ve doğal olarak sokaktan koptum. Ama her zaman iyi bir futbol izleyicisi oldum.

- Evdekiler hangi takımı tutuyordu?

Babam Gaziantepspor’u tutar. Zaman zaman da Beşiktaşlı’dır. Ama aslında futbolla pek ilgisi yoktur. Annem ise sağlam Fenerbahçeli’dir. Kaybedersek canımıza okur. Ablam ve ben Galatasaraylı’yız, erkek kardeşim ise Beşiktaşlı. Biz demokrat bir aileyiz.

Hiç protokolde oturmam

- Galatasaray yendiğinde nasıl hissedersiniz?

Alkışlarım, hoplarım, zıplarım... Bulunduğum ortama göre de değişir tabii ki. Ben eşimle protokol tribününde oturmayı pek sevmiyorum. Arkadaşlarımla yan tribünde olmayı tercih ediyorum. Maç sırasında kötü söz söylemem. Söylendiğinde de rahatsızlık duyarım.

- Tabii ki tribünlerdeki küfür sizi de rahaksız ediyordur...

Hiç sevmem. İnsanların küfretmeden de futboldan keyif alabileceğine inanıyorum. Bizde ürkütücü bir biçimde sanki seyirciyi statlardan kaçırmak için özel küfür ve hakaret alanları haline gelmiş spor arenalarımız. Özgürlük ve kuralsızlık birbirine karışmış.

- Bugüne kadar en çok sizi etkileyen maç hangisiydi?

Barcelona-Atletico Madrid maçı. 6-1 bitti galiba. Neu Camp’taydı ve Messi’yi ilk kez canlı seyretmiştim. 100 bin kişi Messi diye bağırıyordu. Muhteşemdi. Güney Afrika’da yapılan Dünya Kupası açılış maçını seyretmek de olağanüstü bir tecrübeydi.

Büyü şerbeti hazırlıyorum diye efsane yarattım

- Galatasaray’ın maçlarını seyrederken bir uğrunuz var mı?

Twitter’da sanki Asterix’in büyücüsü gibi “deve gücü-tazı hızı” büyü şerbeti hazırladığıma dair bir efsane ürettim. Elbette eğlencesine. Yenilince hep birlikte dalga geçtik ‘Bizim kazan devrildi’ diye. Batıl inancım yoktur ve elbette büyüye de inanmam. Eşim Lütfi’nin uğurlu olduğunu düşündüğü aksesuarları vardır; uğurlu kravatı mesela. Milli maçlarda kazanmaya başladığı anda kravatını değiştirmez.

- En beğendiğiniz futbolcular hangileri?

Son yıllarda en çok Alex’i beğeniyorum. Her eve bir Alex lazım. Kendisinin bir an önce emekli olmasını diliyorum. Arda ise bence son yıllarda yetiştirdiğimiz en özel sporculardan birisi. Bireysel imajına dikkat ederse dünyanın en önemli futbolcuları arasına girebilir.

Kongre üyesi olunca sağa sola hava attım

- Ne olacak bu Galatasaray’ın hali?

Her takımın kötü dönemleri olabilir. Biz Avrupa şampiyonlukları da gördük, kötü günleri de. Tüm geceler sabaha doğar...

- Galatasaray kongre üyesi olmak Nasıl bir his?

Çok gurur verici. Aslında uzun yıllardır kongre üyesi olabilecek durumdaydım. Eşimin işi dolayısıyla biraz imtina ettim. Eşim Galatasaray’ın basketbolda en son kupa kazanan kaptanıydı. Ama o bir profesyonel ve objektif olma zorunluluğu olan bir spor yöneticisi. Kaldı ki ben ayrı bir insanım. Adnan Başkan’ın (Polat) teklifinden onur duydum. Sağda solda çok hava attım.

- Gelecekte Galatasaray’ın başına geçmek ister misiniz?

Her Galatasaraylı bunu hayal edebilir. Lakin başka bir sektördeyim ve işini iyi yapmaya çalışan bir yönetici-akademisyenim. Bilmediğim bir alanda başkanlık yapmayı hayal edecek gözü karalıkta değilim.

STAR GAZETESİ - PAZAR