Prof. Dr. Ali Arslan: Halifelik kaldırılmamıştır

Katıldığı seminerde "Osmanlı'dan Cumhuriyete Hilafet" konusunu anlatan İstanbul Üniversitesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Arslan, halifeliğin kaldırılmadığını söyleyerek ezber bozdu.

ABONE OL
GİRİŞ 25.02.2014 08:17 GÜNCELLEME 25.02.2014 08:17 Tarih ve Fikir
Prof. Dr. Ali Arslan: Halifelik kaldırılmamıştır

Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi'nde gerçekleştirilen Yakın Tarih Buluşmaları adı altında yapılan seminere katılan Prof. Dr. Arslan, halifeliğin Osmanlılar'a gelene kadar geçirdiği süreçleri anlattı.

Haçlı seferinin batıdan gelişi, Moğolların doğudan gelişi ile merkezi dünyanın tarumar olduğunu söyleyen Arslan; Abbasiler'in uzun süre halifeliği elinde bulundurduğuna değinerek Abbasi halifesinin en sonunda Memlukluların yanına kaçması ile halifeliğin bir protokol memuru makamına dönüştüğünü söyledi.

"Yavuz halifeliği ihya etmiş bir sultandır"

Prof. Dr. Ali Arslan, bundan sonra başlayan yeni dönemi ise şu sözlerle anlattı: "Biz halifeliği Yavuz Sultan Selim ile aldığımızı sanırız ama I. Murat'tan itibaren bütün padişahlar halife ünvanını kullanmaya başlamıştır. Bu o dönem İslam coğrafyasındaki dağınıklıktan kaynaklanmıştır. Her devlet halifeliği istemektedir fakat Fatih Sultan Mehmet buna talip olmamıştır. Çünkü halifeliğin bütün İslam coğrafyasına hakim olmak olduğunun idrakindedir. Yavuz ise halifeliği ihya etmiş bir sultandır. Mısır'a Abbasi halifesini alarak girmiştir. Bir tören gerçekleşmediği halde, Mısır'daki ilk Cuma namazında hutbeden halifeliği ilan edilmiştir. "Ben halife-i ruyi zeminim." Demiş ve cihan halifesi gibi hareket etmiştir. Onun döneminde İslam toprakları korunmuş, İslam hukuku geçerli olmuştur. Yavuzla birlikte halifelik kavramı yeniden ilk haline oturmuştur."

"Halifelik Meclistedir"

Cumhuriyet döneminde halifeliğin kaldırıldığı meselesine de değinen Prof. Dr. Ali Arslan'ın şu sözleri ise ezber bozdu: "Lozan Antlaşması öncesinde halifelikle ilgili birçok tartışma olmuştur. Antlaşma esnasında bu konunun konuşulduğuna dair tarihi bir belge olmamakla beraber, konuşulmuştur da. 24 Temmuz'da antlaşmanın imzalanmasından sonra, antlaşmada halifeliğin Türkiye'de kalması yönünde maddeye rağmen, Mustafa Kemal sonradan kaldıralım diye karar veriyor. Biz bugün halifeliğin kaldırıldığını biliyoruz. Fakat işin aslı halifelik kaldırılmamıştır. Meclis'te yapılan tartışmalar sonucu, halifeliğin Türkiye devletinde olduğu kanunla kabul edilmiştir. Halifelik hâlâ meclistedir. Kurum olarak var olmasa da, Türkiye tarafından yerine getirilmektedir. "