Fatih Sultan Mehmet'in Ayasofya bedduası

Ayasofya'nın cami olarak yenide ibadete açılması ile ilgili tartışmalar ve talepler devam ediyor. Fener Rum Patriği Bartholomeos'un sürpriz Ayasofya çıkışına tepkiler sürerken Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, Fatih'in vakfiyesini hatırlattı:

ABONE OL
GİRİŞ 04.05.2014 12:51 GÜNCELLEME 04.05.2014 14:28 Tarih ve Fikir
Fatih Sultan Mehmet'in Ayasofya bedduası

Osman Yiğit'in haberi

Konuyla ilgili bir açıklamada bulunan Rotterdam İslam Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, Fatih Sultan Mehmet Han'ın Ayasofya Camii'nin asli amacının dışında kullanılmasına dair yaptığı ağır beddualarını da içeren meşhur vakfiyesini tekrar gündeme getirerek, "Milletimiz ve Müslümanlar bu bedduadan kurtarılmalıdır' dedi. Fatih'in meşhur vakfiyesindeki 'çok ağır' ifadeleri hatırlatan Akgündüz, "Buna kimse karşı çıkmamalı. Ayasofya'yı müzeye çeviren kararın altında imzası bulunanların sevenleri de buna destek vermeli. Bu hatadan geri dönülmesi ile belki asıl sorumluların azapları da bir ölçüde hafifleyebilir" şeklinde konuştu.

Fatih Sultan Mehmet Han'ın meşhur vakfiyesindeki ifadelerin bir 'keramet' göstergesi' olduğunu söyleyen Akgündüz, "O büyük bir keramet göstererek beddua ettiği şahısları sanki görür gibi tavsif etti. Vakfiyedeki beddua cümleleri bunu tasdik ediyor" dedi.

İŞTE FATİH'İN VAKFİYESİ

İstanbul Fatihi Sultan Mehmed Han, Ayasofya Camii'nin ve vakfının korunmasına ilişkin yayınladığı vakfiyesinde şu ifadelerde bulunuyordu: "Allah'ın yarattıklarından Allah'a ve O'nun rüyetine iman eden, ahirete ve onun heybetine inanan hiçbir kimse için, sultan olsun melik olsun, vezir olsun bey olsun, şevket ve kudret sahibi biri olsun hâkim veya mütegallib (zâlim ve diktatör) olsun, özellikle zâlim ve diktatör idareciler tarafından tayin olunan, fâsid bir tahakküm ve bâtıl bir nezâret ile vakıflara nâzır ve mütevelli olanlar olsun ve kısaca insanlardan hiçbir kimse için, bu vakıfları eksiltmek, bozmak, değiştirmek, tağyir ve tebdil eylemek, vakfı ihmal edip kendi haline bırakmak ve fonksiyonlarını ortadan kaldırmak asla helal değildir!

Kim ki, bozuk teviller, hurafe ve dedikodudan öteye geçmeyen bâtıl gerekçelerle, bu vakfın şartlarından birini değiştirirse veya kanun ve kurallarından birini tağyir ederse; vakfın tebdili ve iptali için gayret gösterirse; vakfın ortadan kalkmasına veya maksadından ve gayesinden başka bir gayeye çevrilmesine kast ederse, vakfın temel hayır müesseselerinden birinin yerine başka bir kurum ikame eylemek (temel müesseselerden birinden taviz vermek) ve vakfın bölümlerinden birine itiraz etmek dilerse veya bu manada yapılacak değişiklik veya itirazlara yardımcı olur yahut yol gösterirse; veya şer'i şerife aykırı olarak vakıfta tasarruf etmeye azm eylerse, mesela şeriata ve vakfiyeye aykırı ferman, berat, tomar veya talik yazarsa veyahut tevliyet hakkı resmi yahut takrir hakkı resmi ve benzeri bir şey talep ederse, kısaca batıl tasarruflardan birini işler yahut bu tür tasarrufları tamamen geçersiz olan yazılı kayıtlara ve defterlere kaydeder ve bu tür haksız işlemlerini yalanlar yumağı olan hesaplarına ilhak ederse, açıkça büyük bir haramı işlemiş olur, günahı gerektiren bir fiili irtikâb eylemiş olur. Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların la'neti üzerlerine olsun. "Ebeddiyyen Cehennemde kalsınlar, onların azapları asla hafifletilmesin ve onlara ebeddiyyen merhamet olunmasın. Kim bunları duyup gördükten sonra değiştirirse, vebali ve günahı bunu değiştirenlerin üzerine olsun. Hiç şüphe yok ki, Allah her şeyi işitir ve her şeyi bilir."

KAYNAK : YENİ AKİT