Yapay zeka uçak kokpitinde zamanla yerini alacak
Havacılıkta yapay zekâ; yolcu hizmetleri, bakım, operasyon yönetimi ve uçuş planlamasında dönüşüm sağlayacak. Ancak uzmanlara göre, kokpitte nihai karar yetkisi uzun yıllar boyunca insanlarda kalmaya devam edecek.
ABONE OLİstanbul Gelişim Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Havacılık Yönetimi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Sezer Cihan Kesken, AA muhabirine, yapay zekanın artık hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ve tüm sektörlerin bu dönüşüme uyum sağlamak zorunda olduğunu söyledi.
Dijitalleşmenin en yoğun yaşandığı sektörlerden birinin havacılık olduğunu belirten Kesken, "Yapay zeka bu sektörde operasyonların yönetimi, karar alma süreçleri ve maliyetlerin kontrolünde önemli katkılar sağlıyor." dedi.
Türkiye'de yapay zeka kullanımının hızla arttığını, özellikle savunma sanayisindeki teknolojik gelişmelerin havacılık sektörüne de önemli katkılar sunduğunu dile getiren Kesken, havacılıkta 5 ile 10 yıllık dönemde en büyük değişimlerin yolcu hizmetleri, bagaj süreçleri ve operasyon yönetiminde yaşanacağını, yapay zekanın hava trafik kontrolü dahil birçok alanda karar destek sistemi olarak kullanılacağını kaydetti.
Yapay zekanın halihazırda havacılık sektöründe sıklıkla kullanıldığına dikkati çeken Kesken, "Pasaport kontrolü ve check-in gibi süreçlerde kullanılan yapay zeka, bekleme sürelerini azaltırken yolculara kişiselleştirilmiş hizmetler sunabiliyor. Rötarların önceden bildirilmesi, özel kampanyalar ve bagaj süreçlerinin daha etkin yönetilmesi yolcu memnuniyetini artırabiliyor." diye konuştu.
Prof. Dr. Kesken, yapay zekanın sadece yolcular için değil, hava yolu şirketleri, havalimanı işleticileri, yer hizmetleri firmaları dahil sektördeki birçok firmaya önemli kolaylıklar kazandırdığını vurguladı.
"ÖNCE KARGO UÇAKLARINDA DENENEBİLİR"
Teknolojinin pilotlara destek sağlayacağının, insan unsurunun önemini korumaya devam edeceğinin, yapay zekanın pilotların farkındalığını artırabileceğinin altını çizen Kesken, şöyle devam etti:
"Yapay zeka çeşitli uyarılarla sürecin yönetimine çok büyük katkı sağlayabilir. Havacılıkta tek pilotlu uçuş sistemi veya yerden yapay zeka destekli uygulamalarla uçağın uçurulması gündem olsa da son karar alıcının her zaman bir insan ya da pilot olacağını düşünüyorum. En azından uzun yıllar boyunca bunun bu şekilde devam edeceği kanaatindeyim. Ama önce kargo uçaklarında bu denenebilir, sonra insansız uçuşlara geçilebilir. Uzun bir süreç var. Bunun için hukuk ve mevzuat düzenlemeleri zaman alacak. Bunun için tam bir zaman tahmininde bulunmak zor. Yolcular pilotsuz uçma fikrine pek güvenmiyor. Yapılan araştırmalar insanların henüz tam olarak güvenemediklerini gösteriyor. Ancak insan beyni yeniliklere alışıyor. Uçuşların güvenli olduğu görüldükçe insanların tereddütleri de ortadan kalkacaktır. Yapay zekaya karşı bir direnç olması normal ancak zamanla bunun da normalleşeceğini düşünüyorum."
Prof. Dr. Kesken, üniversitelerin de dönüşüme uyum sağlamak için müfredatlarını güncellediğini, yapay zeka odaklı ders ve eğitim programlarını artırdığını kaydetti.
"MESLEKLER YOK OLMUYOR, DÖNÜŞÜYOR"
Bilişim uzmanı Emre Özcan da yapay zekanın havacılık sektöründe bazı işleri dönüştüreceğini fakat insan unsurunu tamamen ortadan kaldırmayacağını söyledi.
"Mesleklerin Geleceği" kitabının yazarı da olan Özcan, yapay zekanın özellikle rutin karar alma süreçlerinde önemli rol üstleneceğini belirterek, "Havacılık sektöründe özellikle insan gücüyle yürütülen, rutin kararların alındığı operasyon kontrol merkezleri, çağrı merkezleri, uçuş destek operasyonları ve bakım destek merkezlerinde önemli değişimler yaşanacak. Sebep ve sonuç ilişkisi belirli olan süreçlerde yapay zeka, otomasyon sayesinde işleri hızlandırabiliyor ve verimliliği artırabiliyor." ifadelerini kullandı.
Özcan, havacılıkta yapay zekanın yeni meslek alanları oluşturacağını, gelecekte "havacılık yapay zeka analistleri" gibi uzmanlıkların ortaya çıkabileceğini anlattı.
Bunun yakıt verimliliğinin artırılmasında, en uygun rotaların belirlenmesinde, hava durumu analizleri ve kriz senaryolarının yönetilmesinde önemli katkılar sağlayacağına dikkati çeken Özcan, "Yapay zeka şu aşamada pilotun yerini alacak noktada değil. Daha çok yardımcı pilot gibi çalışarak karar süreçlerine destek sağlayacak. Rota değişiklikleri, yakıt verimliliği, hava durumu ve alternatif uçuş senaryoları konusunda pilota veri sunabilir. Ancak kriz ve acil durumlarda nihai kararı verecek olan kişi yine pilot olacaktır." ifadelerini kullandı.
Özcan, yapay zekanın yaygınlaşmasıyla veri güvenliğinin daha da önemli hale geldiğini, havalimanlarında kullanılan biyometrik sistemlerin büyük miktarda kişisel veri ürettiğini vurguladı.
Havalimanlarında girişten uçağa binişe kadar yolculara ait çok sayıda kişisel veri toplandığının altını çizen Özcan, "Bu verilerin güvenli şekilde saklanması büyük önem taşıyor. Türkiye'nin son dönemde veri merkezleri alanında yaptığı yatırımları ve verilerin ülke içinde tutulmasına yönelik çalışmaları güvenlik açısından önemli adımlar olarak değerlendiriliyor." dedi.
Özcan, yapay zekanın sunduğu fırsatların yanında etik ve gizlilik konularının da dikkate alınması gerektiğini kaydederek, havacılık şirketlerinin bu alandaki sorumluluklarının giderek artacağını sözlerine ekledi.
"TEKNİK PERSONELİN YERİNİ ALMASI DEĞİL, ONA DESTEK VERMESİ SÖZ KONUSU"
İstanbul Gelişim Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Uçak Teknolojisi Bölümü Öğretim Görevlisi Hasan İlker Çeliker de yapay zekanın havacılıkta bakım ve onarım süreçlerinde gittikçe daha fazla kullanılmaya başlandığını anlattı.
Çeliker, özellikle insan kaynaklı hata riskinin azaltılması ve bakım süreçlerinin hızlandırılması amacıyla yapay zeka destekli sistemlerden yararlanıldığını belirterek, "Böylece personelin gözünden kaçabilecek ayrıntılar daha kolay tespit edilebiliyor. Kanatlarda, gövde bağlantılarında ve çeşitli bağlantı elemanlarında yapılan incelemelerde yapay zeka destekli sistemlerden yararlanılabiliyor. Amaç teknik personelin işini kolaylaştırmak, kontrolleri daha hızlı ve daha güvenilir hale getirmek." diye konuştu.
Yapay zekanın arıza tespiti ve bakım maliyetlerinin azaltılması konusunda da önemli katkılar sunduğunu dile getiren Çeliker, şunları kaydetti:
"Bakım süreçleri hem zaman hem de maliyet açısından havacılık sektörünün en kritik alanlarından biri. Yapay zeka destekli uygulamalar sayesinde kontroller daha kısa sürede gerçekleştirilebiliyor. Olası arızalar daha erken aşamada tespit edilebildiği için bakım planlamaları da daha verimli yapılabiliyor. Bakım faaliyetlerinde mekanik müdahale gerektiren çok sayıda işlem var. Bu nedenle yapay zekanın teknik personelin yerini alması değil, ona destek vermesi söz konusu. Yapay zeka birçok kontrolü gerçekleştirebilir ancak nihai değerlendirme ve fiziksel müdahale yine uzman personel tarafından yapılacaktır. Amaç insanı sistemin dışına çıkarmak değil, insan kaynaklı hata riskini azaltmak ve güvenliği artırmaktır."