Nasıl Atatürk'ün öğretmeni oldu

Atatürk, Samsun’a çıktığında henüz 4 yaşında olan Refet Angın, katsayı tartışmalarında onun öğretmeni olarak tanıtıldı. Ancak 'Atatürk'ün öğretmeni' tanımlamasının başka bir manası vardı. Angından dinleyelim:

ABONE OL
GİRİŞ 24.11.2006 14:55 GÜNCELLEME 24.11.2006 14:55 YAŞAM
Nasıl Atatürk'ün öğretmeni oldu

HALİME KÖKCE'nin haberi

Refet Angın’ı Atatürk’ün kızı olarak tanıdık. Milli Eğitim Şurası’nda, katsayı engelinin kaldırılması yönünde oy kullanmış ve basın bunu, “Atatürk’ün kızı bile meslek liselerin önündeki katsayı engeline karşı” şeklinde duyurmuştu. Atatürk, 19 Mayıs’ta Samsun’a çıktığında henüz 4 yaşında olan Refet Angın, Atatürk’ün maddi ve manevi desteği sayesinde okuyup öğretmen olmuş. O da 92 yaşında olmasına rağmen hâlâ Atatürk’ün vasiyetini gerçekleştirmek için çaba harcıyor. “Beni imam hatipler ilgilendirmez ama okumak isteyen gençlerin önüne katsayı engeli koymak çok yanlış, Atatürk yaşasaydı böyle bir engel olmazdı” diyor.

Refet hanım, öğretmenler gününüz kutlu olsun. Sizi Atatürk’ün öğretmeni olarak tanıttılar. Pek aklımız almadı. Anlatır mısınız nedir işin aslı?


Anlatayım. Ben 18 Mart 1915’te yani Çanakkale Zaferi’nin kazanıldığı gün doğmuşum. Mütareke yılları. Çok zorluk çektik. Atatürk’ün Samsun’a gitmesiyle beraber babam da Anadolu’ya gitti. Annem ve 2 kardeşimle kaldık. Annem evdeki gümüşlerden başladı satmaya. Bizi aç bırakmamak için çok çalıştı. Bir ekmeği dörde bölüp yerdik.

Okul hayatınız nasıldı?


Annem beni mahalle mektebine götürdü. Ama ben orayı sevmedim. Sadece 2 gün gittim. Sonra annem evde Kur’an okumayı öğretti bana. Babam Mudanya Mütarekesi’nden sonra eve döndü. Ama sıkıntı devam ediyor. 29 Ekim 1923, 8 yaşımdayım. Biraz Kur’an biliyorum o kadar. Okuma yazmam yok. 1924’te tevhid-i tedrisatla birlikte Gelibolu’da iki okul açıldı. Biri Cumhuriyet okulu. 10 yaşımdaydım, babam beni oraya götürdü.

Hâlâ okuma yazma bilmiyor muydunuz?


Bu arada ben bir şeyler öğrendim. Zaten beni 1’den başlatmadılar. 5. sınıfa aldılar.

Atatürk’le ne zaman karşılaştınız?


Şimdi ondan bahsedecektim zaten. 1926’da Atatürk okulumuza geldi. Bana, Paşa’ya çiçek verme görevi verildi. Atatürk bana, “Sen ne olacaksın?” diye sordu. Ben de “Muallim olacağım” dedim. Ertesi yıl Edirne muallim okuluna başladım: Dar’ül Muallimat. Öğrendim ki Atatürk “Bu çocuğu okutun” demiş ve beni kız kardeşi Makbule hanıma emanet etmiş.

Eğitiminizle makbule hanım ilgileniyor….


Evet. Beni Perşembe akşamları aldırırdı. O zaman Cuma günü tatildi. Altı yıl orada okudum. Ben son sınıftayken Atatürk Edirne’ye geldi.

Atatürk’e çiçek verme işi gene sizin mi?


Evet çiçeği verdim. Bu sefer Atatürk “Ne öğretmeni olacaksın?” diye sordu. Ben matematiğe meraklıydım. Riyaziye dedim. Atatürk “Tarih hocası olacaksın” dedi. Böylece Gazi Terbiye’ye başladım. Dil Tarih açıldıktan sonra iki yıl da orada okudum. Atatürk beni her hafta sonu yanına aldırır, harçlığımı verirdi.

Atatürk sizin öğretmen olmanız için maddi ve manevi destekte bulunmuş…


Evet. O olmasaydı, o gün ben ona çiçek vermeseydim ve Atatürk, “Bu kızı okutun” demeseydi ben okuyamaz, öğretmen olmazdım.

17. Milli Eğitim Şurası’ndaydınız. Nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce eğitimle ilgili ne tür problemlerimiz var?


Atatürk, eğitim konusuna çok büyük önem verirdi. Gereken ehemmiyet verilmiyor. Öğretmene yatırım yapılmıyor. Köy enstitülerinin kapatılması çok büyük hataydı bence.

Şura’da meslek liseleri ve imam hatip liselerinin önündeki katsayı engelinin kaldırılması yönünde oy kullandınız sizinle aynı düşünceleri paylaşmayanlara nasıl açıklıyorsunuz bunu?


Bir defa dindarlık çok güzel bir şey. Ben dindar bir aileden geliyorum. Kutsal kitabım Kur-an’ı Kerim’i okurum. Dinimin esaslarını yerine getiririm. Artık oruç tutamıyorum. Ama orucumun karşılığını veriyorum. Tabii fitremi de veriyorum. Mübarek akşamlarda Kur’an okuyorum. Kur’an okurken başımı örtüyorum. Benim dinim, bana, insanlık öğretiyor. Ben laik demokrat bir insanım.

Refet hanım, sizce katsayı engelinde neden bu kadar ısrar ediliyor?


Bilmiyorum. Atatürk yaşasaydı katiyen böyle bir şey yapmazdı. O eğitime her şekilde destek olmaktan yanaydı. 15 yaşındaki çocuklar, daha önce hangi eğitimi almış olurlarsa olsunlar önlerini açmak gerek. İmamlar ve hatipler de yetişsin. Benim öğretmenlerim hatip olsun. Ben kademeli geçiş olsun istiyorum. Olgunluk sınavı olmasını istedim. Kabul edildi.

Lise bitirme sınavından bahsediyor olmalısınız?


Evet. Lise bitirme sınavını kazananlar, üniversite sınavına girme hakkı elde edecekler. Böylece eğitimde kalite artacak, üniversite sınavına, ancak belli bir başarıyı yakalamış olanlar girme hakkı elde edecekler.

Gençlere söylemek istediğiniz bir şey var mı?


Cumhuriyetimizin yüz binlerce yıl yaşaması lazım. Osmanlımız kötü idarelerle çöktü. Cumhuriyetimiz öyle olmasın. Gençler çok çalışsınlar.