Evliler dikkat: Mesaja cevap vermeyen yandı! İşte, flaş karar....
Aile mahkemelerinde görülen bazı davalarda, mesajlara kasıtlı olarak yanıt verilmemesi ve iletişimin bilinçli şekilde koparılması psikolojik şiddet kapsamında değerlendirilerek boşanma sebebi olarak kabul edilebiliyor.
ABONE OLAile mahkemelerinde görülen boşanma davalarında artık sadece fiziksel şiddet değil, duygusal ve dijital yollarla uygulanan baskılar da delil olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu tür davranışların sürekli ve kasıtlı bir şekilde tekrarlanması durumunda psikolojik şiddet kapsamına girebileceğini vurguluyor.
Bununla birlikte her iletişim kopukluğunun hukuki bir sonuç doğurmayacağına da dikkat çeken uzmanlar, psikolojik şiddet iddialarının sistematik ve bilinçli bir tutum gösterilmesi halinde geçerli olabileceğini belirtiyor.
SÜREKLİLİK ARZ EDERSE PSİKOLOJİK ŞİDDET OLARAK KABUL EDİLİR
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avukat Burak Evci, şiddetin artık sadece fiziksel eylemlerle sınırlı olmadığını vurgulayarak, “Günümüzde iletişimin büyük bölümü dijital mecralar üzerinden yürütülüyor. Eşin ya da partnerin sürekli şekilde sessize alınması, engellenmesi veya mesajlara kasıtlı olarak cevap verilmemesi, karşı tarafta değersizlik ve dışlanmışlık hissi yaratır. Bu durum süreklilik arz ederse psikolojik şiddet olarak kabul edilir” dedi.
KUSUR OLARAK SAYILIYOR
Mahkemelerin bireyin ruhsal bütünlüğüne zarar veren davranışları da dikkate aldığını vurgulayan Evci, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına işaret ederek, “Eşin diğer eşi yok sayması, iletişimi bilinçli biçimde kesmesi ve dışlaması kusur olarak kabul edilmektedir. Dijital platformlar üzerinden yapılan bu tür eylemler de aynı kapsamda değerlendirilmektedir” şeklinde ifadelere yer verdi.