Otomobillerde 3 özellik birden yasaklanıyor: Duyunca şaşıracaksınız!
Otomotiv sektöründe bir devir resmen kapanıyor. Güvenlik gerekçesiyle yeni adımlar birbiri ardına atılırken, Tesla ve Lexus modellerinde öne çıkan 3 özellik için yasak kararı çıktı.
ABONE OLÇin Sanayi ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı (MIIT), trafik kazalarında yaşanan yaralanmaları azaltmak ve acil tahliye süreçlerini kolaylaştırmak amacıyla otomotiv tasarımında köklü bir değişikliğe gidiyor. Alınan karara göre 1 Ocak 2027’den itibaren “modern” birçok tasarım unsuru yasaklanacak, araçlarda daha geleneksel ve güvenlik odaklı çözümler zorunlu hale gelecek.
YARIM DİREKSİYON DÖNEMİ SONA ERİYOR!
Son yıllarda özellikle Tesla, Lexus ve bazı Çinli üreticilerin üst segment modellerinde tercih edilen, uçak kumandasını andıran yarım kollu (yoke) direksiyon tasarımları 2027 itibarıyla yasaklanacak.
Resmi istatistikler, sürücü yaralanmalarının yaklaşık %46’sının direksiyon sistemi kaynaklı olduğunu ortaya koyuyor.
Geleneksel yuvarlak direksiyonlar çarpışma anında darbeyi daha geniş bir yüzeye yayarak emiş ve yastıklama sağlarken, yarım direksiyon tasarımı sürücünün gövdesinin boşluğa denk gelmesine ve sert aksamlara doğrudan temas riskinin artmasına neden olabiliyor. Ayrıca hava yastığının açılma anında yapısal bütünlük konusunda ek riskler barındırdığı belirtiliyor.
GÖMME KAPI KOLLARI TARİHE KARIŞIYOR!
Düzenlemeden etkilenen bir diğer unsur ise gövdeyle aynı hizada tasarlanan gizli (gömme) kapı kolları. İlk olarak Tesla modelleriyle yaygınlaşan ve aerodinamik avantaj sunduğu savunulan bu tasarım da yasak kapsamına alındı.
Kazalarda elektrik sisteminin devre dışı kalması halinde bu kapıların dışarıdan açılamaması, acil müdahale ekipleri için ciddi bir sorun oluşturuyor.
Özellikle yangın ya da suya gömülme gibi durumlarda saniyelerin hayati önem taşıdığı tahliye sürecinde yaşanan gecikmeler nedeniyle, bundan sonra mekanik ve dışarıdan kolayca kavranabilir fiziksel kapı kolları zorunlu olacak.
HİDROLİK FREN DEVRİ DE KAPANIYOR
Tasarım tarafında daha geleneksel bir çizgiye dönülürken, fren teknolojisinde ise tarihi bir adım atılıyor. 2026 itibarıyla Elektronik Mekanik Frenleme (EMB) sisteminin yaygınlaştırılması planlanıyor.
Bu sistemle birlikte klasik hidrolik borular ve fren sıvıları yerini sensör destekli, tekerlek bazlı elektrik motorlarına bırakacak. Milisaniyeler içinde tepki verebilen EMB altyapısı, fren mesafesini kısaltırken bakım ihtiyacını da azaltıyor. Ayrıca otonom sürüş sistemleri için çok daha hassas ve kontrol edilebilir bir frenleme zemini sunuyor.