'Edeler' diyarında hızlı bir tur GALERİ

“Süllümün başındaki püsüğe hapap ile vurdum” cümlesini çözebilir misiniz? Bilgisayarınız başında otururken sizi Kahramanmaraş'ta kısa bir geziye çıkartayım. Yuyarıdaki cümlenin şifreleri de haberde...

ABONE OL
GİRİŞ 09.04.2010 09:48 GÜNCELLEME 09.04.2010 09:48 YAŞAM
'Edeler' diyarında hızlı bir tur GALERİ

İhsan Aydın'ın haberi

‘Kahramanmaraş için tercih edilmeden gidilmeyen şehir tanımlaması yapıyordu Rasim Özdenören… Kahramanmaraş’a birinin yolu düşmüşse mutlaka oraya bilerek gitmiştir.

Kahramanmaraş Valiliği’nin hayata geçirdiği ‘“Kıraathane: Gelenekten geleceğe kitap ile kurulan köprü” açılışı ve “Kente ve insana açılan kapı: Rasim Özdenören” programı kapsamında kısa bir Kahramanmaraş gezisi yaptık.

YAZAR YETİŞTİREN TOPRAKLAR

Okuma alışkanlığını geliştirmek ve kıraathane geleneğini yeniden canlandırmak için başlatılan çalışmaya anne tarafından Maraşlı olan Rasim Özdenören’in kent ve insana dair sohbeti de eklenince yoğun fakat bir o kadar keyifli bir gün geçirdik.

Sadık Yalsızuçanlar ve Doç. Dr. Köksal Alver’in Rasim Özdenören’le ilgili değerlendirmelerinin ardından Karaman Mehmetbey Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Turan Karataş ile Rasim Özdenören’in kent ve insan üzerine söyleşisi izlemeye değerdi.

Topraklarında şair ve yazar yetişen Kahramanmaraş’ın coğrafi konumu nedeniyle sahip olduğu sosyal ve kültürel yapı programda konuşuldu.

TARİHİ EVLER RESTORE EDİLİYOR

Kahramanmaraş’ta yıkılmaya terk edilmiş evleri restore ederek topluma kazandırmayı hedefleyen Valilik, sanata ve sanatçıya verilen desteği göstermek için okullara sanatçıların isimlerini vermek için de bir çalışma başlatmış. Rasim Özdenören’in ikiz kardeşi Alaeddin Özdenören’in adının Yatılı Bölge İlköğretim Okulu’na veriliş törenine Rasim Özdenören de katıldı.

Bu kısa gezide hızlı bir Kahramanmaraş turu yapmaya çalıştım. Fotogaleri bölümünde siz de bilgisayarınız başında bu tura katılabilirsiniz.

Gezi sırasında yöreye özgü bazı kelimeleri ve anlamlarını da buraya not edelim.

Bu da Kahramanmaraş sözlüğü:

Mecik: Dişi keçi yavrusu. Gerçi Rasim Özdenören kuzu demişti ama birçok Maraşlı itiraz ederek, keçi yavrusunun dişine dendiğini söyledi.

Ede: Kardeş

Notiin: Ne yapıyorsun. (i uzatılarak söyleniyor)

Dur heer: Dur yapma… (Okurlardan doğrusunun dur heri yönünde bir uyarı var.)

Süllümün başındaki püsüğe hoppop ile vurdum” cümlesini çözüm bakalım.

Süllüm: Merdiven

Hophop: takunya, tahta terlik. (Okurlarımız doğrusunun hapap olduğunu söylüyor.)

Püsük: Kedi. Bazı yörelerde pisik olarak geçer.

Ecer: Yeni.

HABERİN GALERİSİ İÇİN TIKLAYIN

Okurumuz Atilla Sarıyıldız haberimize ek olarak babasının yazdığı şiiri göndermiş. Bunu da ekleyelim:

Atilla Sarıyıldız, "Size rahmetli babamın Maraşca ve Kar adlı şiir kitabında yazdığı Kahramanmaraş yöresinin eski konuşma  şeklini anlatan bir şiirini gönderiyorum."
            
Lügatce

Merdivene SÜLLÜM,kol altı BÖĞRÜM,
HORALI Sözlere ŞOR derler bizde,
Yufkaya sarılan peynire dürüm,
Yağlı çökeliğe LOR derler bizde.

Kıl keçiye DAVAR, oğlağa MECİK,
Tavuk civcivi ve serçeye CÜCÜK,
Ufacığa GÜCCÜK, kısaya GÜDÜK,
Deli dolu ata TOR derler bizde.

Duvara oyulmuş rafa TAĞ derler,
Bulgur aşı ile BORANI yerler,
Çiğ köfte yanında ayran isterler,
Ayaza sofrayı kur derler bizde.

İnişli yokuşlu yerlere BAYIR,
Otlakta toplanan sürüye NAHIR,
Bizde de söylenir çimene çayır,
Bakımsız tarlaya BOR derler bizde

Çok iyiye OVV, güzel şeye PEH,
Üzümün çürümüş olanına TEH,
Kocamana ABOVV, birazcığa EHH,
Gönlü yoksa yerim dar derler bizde.

Dam ucuna SÜYÜK, kediye PÜSÜK,
İriye BÖSBÖYÜK, tepeye HÖYÜK,
Ne yapak yerine NOTİYOK derik,
Sâra illetine ÇOR derler bizde.

Gömleğe de MİLTAN, paltoya KAPUT,
Ceket ise SAHO, bez ise ÇAPUT,
Gız evine giden koç, TOHUMGAVUT,
Aşığı Bağdattan sor derler bizde.

Gunduraya POTİN, postala EDİK,
Topca DEVEME, böceğe BÖCÜK,
Yontulmamış cahil adama HÖDÜK,
Semeri sırtına ver derler bizde

Anamın Başına bağladığı ŞEŞ,
Eşgi ve tatlımsı meyvaya MAYHOŞ,
Abdurrahman veya Apti'ye APIŞ,
Zengini fakirden sor derler bizde.

Havluya MARHAMA, nâline HAPAP,
Bazen toprak deriz bazense turap,
Tımar edilmemiş bağ ise HARAP,
Uçurumlara da YAR derler bizde.

Bir yerin en yüksek yerine DİNGİL,
Omuzlarla başın arası ÇİNGİL,
Yabani darının adıysa GİLGİL,
Yarayı şevkatle sar derler bizde.

Geçen yıla BILDIR, sabaha GUŞLUK,
Emretmeğe 'yumuş verme' diyorduk,
Yıllarca hep böyle gonuşduk durduk,
Haya ve edebe ar derler bizde.

Bacaya PUHARİ, mısıra darı,
Genç kadına taze, yaşlıya garı,
Herhal böyle derler aşaa yukarı,
Düven(dükkan) deki rafa TAR derler bizde.

Yüzün yanı DULUK, çehrey se SUFAT,
Çingeneye APTAL, takıya PUSAT,
Alış veriş azsa işler çok KESAT,
Rüyayı hayra yor derler bizde.

Cömert olmayana aman ne PAHIL,
İhtiyara GOCA, gençlere CAHIL,
Bilir, yaşta değil baştadır akıl,
Akıl ermeyene sır derler bizde.

Odunun gırılmış parçası GAMGA,
Yontulan gısımlar YONTMUK ve YONGA,
Üzüm asmasının gövdesi OMCA,
Dalın SERPENE'ye sar derler bizde.

Cevize GOZ derik, sokağa GEDİK,
Ve eriğe İNCAZ, kayısıya ERİK,
Yavrusuna PALAZ kekliğe FERİK,
Cennetten bir meyve, nar derler bizde.

Amca ise EMMİ, halaysa BİBİ,
Gök boşansa derler 'delindi dibi',
Gız anadan beller sofra sermeyi,
TAHRANA'yı ince ser derler bizde.

Entariye fistan, kilota TUMAN,
Maraş'lıdır özüm namım KAHRAMAN,
Şiirde mahlasım ise DOSTOZAN,
Daha nice laflar var derler bizd  

Mehmet Hanifi Sarıyıldız

KAYNAK : Haber 7