Peygamberi de zehirlemişlerdi
Yuşçenko'nun zehirlenmesinin ardından, Arafat'ın da zehirlendiği kuşkularının güçlenmesi 'zehirli suikastler'i yine gündeme taşıdı. İşte tarihte zehirlenen ünlü isimler.
ABONE OLTarih boyunca peygamberler, hükümdarlar, devlet adamları, komutanlar farklı yöntemlerle zehirlendi. Günümüzde de iktidar çatışmaları ve güç savaşları nedeniyle zehirli suikastler sık sık devreye giriyor.
Antik çağdan itibaren en sinsi cinayet türü olan zehirle öldürme çoktan polisiye edebiyatın sınırlarını aştı. Geçtiğimiz günlerde Ukrayna muhalefet lideri Viktor Yuşçenko'nun zehirlenme girişiminin ardından, FKÖ Devlet Başkanı Yaser Arafat'ın da MOSSAD tarafından zehirlenerek öldürüldüğü kuşkularının güçlenmesi 'zehirli suikastler'i bir kez daha gündeme taşıdı.
Öte yandan Agatha Christie'nin romanlarındaki zehirler de gerçeğe uygunmuş. İspanyol farmakoloji profesörü olan Alfonso Velasco Martfin 'Polisiye romanlardaki zehirler' isimli bir kitap yazdı. Kitaba göre Agatha Christie'nin zehir uzmanlığı birinci dünya savaşı yıllarındaki hemşireliğinden geliyormuş. Sherlock Holmes, Komiser Maigret ve Hercule Poirot tiplemelerinin araştırdığı zehirlenme vakalarının kusursuz olduğunu savunan yazar, 'Arsenik, kürar ve mantar zehirleri vücutta mutlaka iz bırakır. Vücutta iz bırakmayan tek bir zehir var, ama onu da ben söylemem' der.
8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın ve MHP lideri Alparslan Türkeş'in kalp krizine neden olan bir zehirle öldürüldükleri iddiaları ortalığı karıştırdı. Daha önce de Genelkurmay eski Başkanı Org. Doğan Güreş'in PKK sempatizanı askerler tarafından kahvesine zehir konularak öldürülmek istendiği ortaya çıkmıştı. Geçtiğimiz günlerde ise Endonezya Başkan Yardımcısı Yusuf Kalla'nın çorbasına konan arsenikle zehirlendiği öğrenildi. Benzer iddialar Atatürk için de ortaya atıldı. Atatürk'e otopsi yapılmasına gerek olmadığı şeklindeki heyet raporuna rağmen bu konuda iddialar hep oldu.
Peygamberimizi de zehirlediler
Peygamberimiz Hz. Muhammed'in de bir Yahudi kadın tarafından zehirlendiği rivayet edilir. Rivayetlere göre Peygamberimiz, Hayber'in fethini müteakip kendisi için hazırlanan bir ziyafette zehirlenmiş. Hasta iken 'Yahudilerin hani o zehirli eti yok mu, beni bitiriyor, içimden her damarımın yırtıldığını hissediyorum' demiş. Bu arada birinci İslam Halifesi Hz. Ebubekir'in de zehirlenerek öldürüldüğünden şüphe edilmiş. Dördüncü Halife Hz. Ali zehirli bir hançerle şehit edildiği gibi, oğlu Hz. Hasan'ın da eşi Cuda b. Eş'as tarafından zehirlendiği rivayet edilir.
Özal'ın ölümünde limonata kuşkusu
Bazı ölümler vardır ki tarihin ve olayların akışını değiştirir. Merhum Özal'ın ölümü, iddialara göre Türkiye'nin siyasi gidişatını değiştirdi. Özal'ın ölümünden sonra Türkiye 28 Şubat'ı yaşadı. Zeynep Özal 'Bir Kadın Birkaç Hayat' isimli kitabında Müge Anlı'ya babası Turgut Özal'ın ölümüyle ilgili kuşkuları da anlatır. Özal, Kaya Toperi'nin ısrarları üzerine elçilikte bir bulgar ressamın sergisine katılır ve kendisine ikram edilen açık limonatadan içer. Köşke döndüğünde keyifsizdir. Semra Hanım 'Ben sana açıkta gelen bir şeyi içme demiyor muyum?' diyerek kızar. Limonata içtiğinin sabahı Özal kalp krizi geçirerek vefat eder. Semra Hanım eşinin eceliyle öldüğünden emin değildir. Özal'ın doktoru Cengiz Aslan, Amerika'daki kalp cerrahı Dr De Bakey'i arayarak bilgi ister. Bakey, ağrısız sızısız, hiçbir belirti olmadan kalp krizinden ölümün milyonda bir ihtimal olduğunu söyler. Bakey, zehirlenme ihtimalini de değerlendirir. Özal'ın vefatından iki yıl sonra esrarengiz bir Azeri, Özal'ın Ebulfeyz Elçibey'i desteklediği için zehirlendiği mesajı bırakır aileye. Aile, adamın peşine düşer, ancak o sır olup kaybolmuştur. Zeynep Özal, 'Annem bu işin üzerine çok düştü.. Babam Türki Cumhuriyetler'in Rusya'nın etkisinden koparak Türkiye'nin etkisine gireceğine inanıyor ve bu yönde inanılmaz çalışıyordu.. Elçibey en büyük müttefikiydi.. Özellikle Ruslar suikast konusunda saatli bomba gibi etki eden saatli zehirler geliştirmişler.. İnsanı verildiği sırada değil, istenen saatte öldürebiliyormuş.. Teşhis de edilemiyormuş.. Bu zehrin Bulgarlar tarafından kullanıldığı istihbaratını alınca annemin kuşkuları daha da arttı. Babamın ölmeden bir gece önce, Bulgar sefaretinde içtiği limonatayı bir türlü unutamadı.. Ama otopsi yapılmamıştı.. Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Özal, gerçekten limonatanın içine katılan zehirle mi öldürülmüştü?.. Bu sorunun cevabı hiçbir zaman öğrenilemedi' diyerek anlatır ailenin kuşkusunu.
Türkeş'in kalbi saat gibi çalışıyordu
Eski MHP Erzurum Milletvekili Rıza Müftüoğlu ise 'Derin Sayfalarıyla Milliyetçi Hareket' adlı kitabında MHP lideri Alparslan Türkeş'in öldürüldüğünü öne sürer. Müftüoğlu, 'Başbuğ'un öldürüldüğü kanaatindeyim. Mart 1997'de Almanya'da gittiği doktorun 'Kalbiniz saat gibi' dediğini bize anlatmıştı. Bu doktor da Başbuğ'un ölümünden 1 yıl sonra, kalp durmasından hayatını kaybetti. Bir gün bana CIA'da çalışan bir Türk'ten bir rapor ulaştı. Bir siyasi partinin liderine gönderilmişti. Raporda hem Başbuğ'un, hem de Özal'ın öldürüldüğü yazıyordu. Potasyum yüklemesi yapılarak, iz bırakmadan ölümler gerçekleştirilebiliyordu' diyor.
Fatih dedi: Niçin kıydı tabipler bana?
Fatih Sultan Mehmet'in oğlu Şehzade Cem'in kardeşi İkinci Beyazıt ile girdiği taht kavgası trajik bir şekilde sonlanır. Sürgünde yaşayan bahtsız Cem'in, İkinci Beyazıt ile anlaşan Papalık tarafından zehirletildiği sanılır. Bazı Osmanlı kaynakları ise Cem'in bir dönme tarafından zehirli usturayla traş edilmesi sonucunda öldürüldüğünü ileri sürerler. Fatih Sultan Mehmed'in ölümüyle ilgili de çeşitli iddialar ortaya atıldı. Alman tarihçi Prof. Franz Babinger'in bulduğu önemli bir Venedik vesikasına göre Venedikliler Fatih'i zehirlemek için teşebbüslerde bulunmuşlar ve bu amaçları için İtalyan yahudisi olan Dönme Yakup Paşa'yı bile kullanmışlar. Fatih'e verildiği düşünülen zehirlerden biri, kargabüken ağacının tohumlarından elde edilmiş. Babinger'in 'Fatih Sultan Mehmet Zehirlendi mi Eceli ile mi Öldü?' başlıklı kitabı 1965'de AÜ Tıp Fakültesi Yayınları'ndan neşredilmiş. Fatih'in ordugahında bulunan bir ozanın yazdığı, 'Tabibler şerbeti kim verdi Hân'a.. / O Hân içti şerabı kâne kâne.. / Ciğerin doğradı şerbet o Hân'ın.. / Hemin der zari etti yâna yâna.. / Dedi niçin bana kıydı tabipler.. / Boyadılar ciğeri, canı kâne..' şiiri dinleyenleri ağlatıyordu.
1402'deki Ankara Savaşı'nda Timur'a esir düşen Yıldırım Beyazıt'ın da zehirlenerek öldüğü rivayet edilir. Gururlu bir sultan olan Beyazıt'ın kendini zehirlediği de söylenir. Fatih'in oğlu İkinci Beyazıt'ın da oğlu Yavuz Sultan Selim tarafından zehirlendiği iddia edilir.
HAZIRLAYAN: ABDULLAH MURADOĞLU
KAYNAK: YANİ ŞAFAK