Mahkeme 26 cm bıçağı silah saymadı
Ankara’da daha önce kendisini defalarca dövüp tecavüz eden eski eşinin, 11 bıçak darbesiyle delik deşik ettiği Ayşe Paşalı davasında, cinayette kullanılan bıçak, silah sayılmayınca, ortaya yeni bir skandal çıktı...
ABONE OL
Ankara’da daha önce defalarca kendisine tecavüz ve darp eden, öldürmekle tehdit eden eski kocasına karşı mahkemeden talep ettiği koruma kararı çıkmadığı için öldürülen Ayşe Paşalı davası başladı.
Paşalı’yı öldürmekten yargılanan boşandığı eşi İstikbal Yetkin’in avukatı olmadığı için ertelenen duruşmaya ise Emniyet’ten gelen ‘silah raporu’ damga vurdu. Emniyet Kriminal Dairesi’nin raporuna göre, kesici kısmı 15, sapı 11 santim olan bıçak, 6136 Sayılı yasada sayılan silahlardan sayılmadı. Yani 26 santimlik bıçağı taşıyanlara, silah sayılmadığı için ceza verilemez.
Ağırlaştırılmış müebbet isteniyor
Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın ilk duruşmasına, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanan sanık İstikbal Yetkin, maktul Ayşe Paşalı’nın babası Hüseyin, annesi Zeliha ve kardeşi Ahmet Paşalı ile avukatları ve davaya müdahil olmak isteyen Ankara Barosu Kadın Hakları Kurulu, Kadın Dayanışma Vakfı ve Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonuna üye avukatlar katıldı. Bazı kadın avukatlar da davaya katılma istemiyle mahkemeye bireysel başvuruda bulundu.
‘Avukatı yoksa ifade veremez...’
CHP İzmir Milletvekili ve Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ile Kadın Erkek Eşitlik Komisyonu üyesi Ahmet Ersin de duruşmada izledi. Mahkeme Başkanı Ramazan Aksan, öngörülen ceza alt sınırı 5 yıldan fazla olan suçlardan yargılananların, avukatı olmadan ifade veremeyeceğini belirterek avukatı olmayan sanığın ifadesinin alınamayacağını söyledi.
Acılı anne: Acım çok büyük
Maktul Ayşe Paşalı’nın kardeşi Ahmet Paşalı, olay günü sabahında sanık Yetkin’in, ablası Ayşe Paşalı’nın telefonundan kendisini arayarak, “Kardeşini öldürdüm, çalılıklara attım. Gel al” dediğini aktardı. Ablasının, Yetkin’in olaydan önceki zamanlarda da ruhsatsız tabancası, bıçak ve balta göstererek, ölüm tehdidinde bulunduğunu kendisine aktardığını belirten Ahmet Paşalı, sanığın cezalandırılmasını talep etti. Paşalı’nın annesi Zeliha Paşalı da sanıktan şikayetçi olduğunu kaydederek, “Acım çok büyük. Adaletinize sığınıyorum” dedi.
Sanık: Avukat tutacak param yok
Sanık Yetkin, avukat tutup tutamayacağı sorulunca “Baro avukat tayin etsin. Avukat tutacak gücüm yok” dedi. Mahkeme, Yektin’in ifadesinin gelecek celse avukatının katılımıyla alınmasına, Yetkin’e avukat tayin edilmesi için Ankara Barosu’na yazılmasına karar verdi. Katılma talepleri ise sanık ifadesinin alınmasından sonra karara bağlanacak. Mahkeme ayrıca ve Paşalı’nın kızları Burcu Mürvet Yetkin ile Busegül Yetkin’in de gelecek celse tanık olarak dinlenilmesinin, gerek görülmesi halinde bir psikolog ve sosyal hizmet uzmanının nezaretinde ifadenin alınabileceğinin kararlaştırıldığını belirtti.
CHP’li Ersin: Devlet de suçlu...
Ersin, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun talimatıyla davayı izlemek için duruşmaya geldiğini söyledi. Ersin, “Bu olayda asli fail sanıksa, feri (ikincil) fail de devlettir. Devletin, ilgili kurumların, kişilerin, kadınların insan hakları ve yaşama hakları konusunda ne kadar duyarsız olduklarını gösteren acı bir örnektir” dedi. Paşalı ’nın, tehdit edildiğini ve öldürüleceğini defalarca polise, savcıya ve mahkemeye iletmesine karşın koruma altına alınmadığını anımsatan Ersin “Maalesef devletten başka güvencesi olmayan Ayşe Paşalı, devletin bilgisi dahilinde, katilinin insafına terk edildi, emanet edildi ve yaşamı acı biçimde sona erdi” dedi. Ersin, cinayette kullanılan sapı 11, kesici kısmı 15 santim olan toplam 26 santimetre uzunluğundaki bıçağın Emniyet Kriminal Dairesi’nin verdiği rapora göre 6136 sayılı Ateşli Silahlar Kanunu nda sayılan yasak silahlar kapsamına alınmamasını da eleştirerek, “Hepimiz o zaman 26 santimetre bıçakla hepimiz gezebiliriz” dedi.
Avukatı gözyaşlarını tutamadı
Duruşma sonrasında Paşalı’nın kızı, anneannesi, dedesi ve dayısı ile Adliye’den ayrıldı. Duruşma sonrası Paşalı’nın avukatlığını yapan Elif Kabadayı Tatar, gözyaşlarını tutamadı. Gazetecilerin soruları üzerine Tatar, Ayşe Paşalı’nın boşanma davasına da baktığını, davadan sonra da Paşalı ile görüştüğünü ve ona iş bulduğunu, en son da ölmeden 3 gün önce görüştüklerini söyledi. Tatar, annesi Zeliha Paşalı ile duruşma sonrasında aralarında geçen diyalog nedeniyle gözyaşlarına hakim olamadığını söyledi.
‘Yargıtay’a göre silah’
TÜRK Ceza Kanunu’nun ‘silah’ı ya suçun öğesi ya da ağırlatıcı nedeni saydığını belirten Avukat Ali Onar, “TCK’-da silah deyimine önce ‘ateşli silahlar’ giriyor. Ateşli Silahlar ve Bıçaklar Hakkında Kanun kapsamına giren ‘diğer araçlar’ da TCK uygulamasında silah sayılır” dedi, ekledi: Yargıtay’ın 2004’te aldığı kararla ‘Her türlü kesici ve delici alet’ de silah olarak tanımlanıyor.
6136 Sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar’la ilgili kanuna göre (m. 265) silahın uzunluğu ve cinsi hakkında bilgi şöyle:
Yasa ‘25 santim’ diyor
* Sapı sayılmamak üzere, uzunluğu (25) santimi geçen tek veya çift yüzlü ve sivri uçlu her türlü kesici aletlerdir. Bir meslek ya da sanatın icrasına mahsus veya ev levazımatından olup da bu maksat ile bulundurulan veya taşınan veya kullanılan bıçak silahtan sayılmaz.
-
selim guler 15 yıl önce Şikayet Etkanun böyle diyor.... prosedür gereği bıçak kriminal balistiğe gönderiliyor orada yapılan değerlendirme 6136 nolu yasaya girmediğini mahkemeye bildiriyor.. Böyle olunca daha az mı ceza alacak buna bakmak lazım... Hakim takdir hakkını kullanır öyle bir ceza verir ki kamu vicdanı rahatlasın... neticede YENİ BİR YASAYA İHTİYAÇ KESİNDİR...Beğen
-
Yusuf Kaya 15 yıl önce Şikayet EtAdalete güveni sarsmak suç değil mi. Tamam hakim dokunulmazlığı var. Ben gerçekten sormak istiyorum çünkü bilmiyorum. Olmayacak kararların hesabı sadece ahirete mi kalıyor? Bir hakimin veya savcının veya bilirkişinin rüşvet alıp alıpmaması meselesini sormuyorum. Yani bir hakim (umum halkın vicdanını yaralayan) yanlış bir kararı ile halkta adalete, dolaylı olarak devlete karşı güvensizliğe neden olmaktan yargılanmaz mı? (Velev ki sonradan yargıtayda düzeltilmiş olsun)Beğen
-
hasan turan 15 yıl önce Şikayet EtÖmer Hüseyinoğluna.... O yargının şuan kimler tarafından kadrolaştığını kimleri serbest bıraktığını da yaz,inanayım.Beğen
-
ÖMER HÜSEYİNOĞLU 15 yıl önce Şikayet EtHASAN TURANA. Arkadaşım ne denseydi. Mhp mi denseydi? Sen de aslında gayet iyi biliyorsun ki Seyfi Dedenin Mehmet Moğultayın kadrolaştığını gururla anlattığı yargı bu yargı.Beğen
-
tarkan semerci 15 yıl önce Şikayet EtAnarşiyi azdıran yargıçlar. hakimler isteselerdi bu olayda mağdura koruma vermek yerine, ölümle tehdit eden kişiyi hemen tutuklarlardı çünkü kanun onlara bu yetkiyi vermiş. Ama onlar ne yapıyorlar insanlar biribirini öldürsünler, hükümet huzuzuru sağlayamıyor desinler diye hep suçludan yana karar alıyorlar. yazıklar olsun. namuslu gençleri hukuk okumaya davet ediyorum.Beğen