Bir anda ağzınızın tadı değiştiyse dikkat!

Dahiliye ve Geriatri uzmanı Prof. Dr. Arıoğul, alzheimerın erken belirtileriyle ilgili ipuçları verdi.

ABONE OL
GİRİŞ 23.09.2017 10:59 GÜNCELLEME 23.09.2017 10:59 Ağız ve Diş
Bir anda ağzınızın tadı değiştiyse dikkat!
Bir anda ağzınızın tadı değiştiyse dikkat!

Alzheimer ile ilgili ilk sinyallerin, günlük yaşamın bir parçası olan işlerde kendini gösterdiği belirtilerek, eskiden pişirilen yemeklerin ve düzenli işlerin yapılamaması, yemeğe tuz yerine şeker konması, bilinen yolların karıştırılması, mevsime uygun giyinilmemesi davranışlar sergileyen kişilerin kısa sürede uzmana danışması önerildi.

Dahiliye ve Geriatri Uzmanı Prof. Dr. Servet Arıoğul, 21 Eylül Dünya Alzaymır Günü dolayısıyla AA muhabirine yaptığı açıklamada, yoğun iş temposu ve teknolojinin günlük hayatın içine daha çok girmesinin unutkanlığı arttırdığını söyledi.

Arıoğul, erken yaş döneminde de görülmeye başlayan ve kesin bir tedavisi olmayan alzheimer 65 yaş üstü 6 kadından birinde, aynı yaş grubundaki her 11 erkekten de birinde görüldüğünü ifade etti.

Normal yaşlanma süresinde kişilerin kısa süreli unutkanlıklar yaşayabileceğini dile getiren Arıoğul, "Bunun nedeni zihinsel yeti kaybı değil işlemin yavaşlamasıdır. Eşyaları koyduğu yeri unutabildiği için arayabilir fakat sonra hatırlar ve bulur. Ancak alzheimer hastası, eşyaları olmaması gereken yerlere örneğin ütüyü buzdolabına koyar. Normal yaşlanma süreci değişiklikleri hiçbir zaman alzheimer gibi günlük fonksiyonlarının bozulmasıyla birlikte değildir. Kişi 'Ben biraz unutkan oldum, bir doktora görüneyim' der. Buna karşın alzheimer hastası durumunun farkında değildir." dedi.

"EVİMİ SU BASSA KOMŞUYA HABER VERİRİM"

Prof. Dr. Arıoğul, alzheimer belirtilerinin erken, orta ve ileri olmak üzere 3 dönemde incelenmesi gerektiğini belirterek, her bir dönemin hastanın yaşına bağlı olmak üzere üç yıl sürdüğünü dile getirdi.

Erken dönemde en dikkat çeken bozukluğun hafıza bozukluğu olduğuna işaret eden Arıoğul, hafıza bozukluğunun özellikle yakın geçmişte ait olduğunu, kelime bulmakta güçlük çeken kişinin konuşmasının akıcılığının da bozulduğunu vurguladı. Alzheimerbelirtisi gösteren kişilerin bu dönemde sorun çözmekte de güçlük çektiğini aktaran Arıoğul, "Bu kişiler, 'Evinizi su bassa ne yaparsınız' diye sorulduğunda, 'Vanayı kapatarım' demek yerine 'Komşuya haber veririm' şeklinde karşılık verirler." diye konuştu.

Prof. Dr. Arıoğul, alzaymır belirtileri gösterenlerin davranış ve duygularında da değişiklik olduğunu kaydederek, çabuk sinirlenme, nedensiz ağlama şeklinde durumların ortaya çıktığını aktardı. Erken dönem alzheimer belirtileri arasında yeni öğrenilenlerin unutulması, düzenli yapılan işlerin, eskiden yapılan yemeklerin yapılamaması, yemek yaparken tuz yerine şeker konması, bilinen yolların karıştırılması, mevsime uygun giyinilememesi gibi davranışların gözlendiğini anlatan Arıoğul, "Yemeğe tuz yerine şeker koyuyorsanız veya lezzetli yaptığınız yemekleri artık yapamıyorsanız doktora gitmelisiniz." dedi.

"ORTA DÖNEMDEN İTİBAREN YARDIM GEREKLİ"

Hastalığın orta dönemini "yardım desteğinin gerekli olduğu zaman" olarak tanımlayan Arıoğul, "Erken dönemde yakın geçmiş olaylara ait hafıza bozukluğu söz konusuyken, orta dönemde hem yakın hem geçmişe ait hafıza bozukluğu vardır. Kişi kendi adını bilir ama oturduğu evin adres ve telefon numarasını hatırlayamayabilir, dışarıda kaybolabilir. Aileyle yaptığı yakın zaman öncesi tatilini unutur, akraba isimlerini hatırlamaz, zaman ve mekanı karıştırabilir." ifadelerini kullandı.

Arıoğul, ileri dönem alzheimer ise hastalığın en sıkıntılı dönemi olduğunu, bu durumda olan kişiler için 7 gün 24 saat bakım gerektirdiğini söyledi. Bu dönemde kişinin en yakınını hatta kendisini bile tanımadığını aktaran Arıoğul, şu bilgileri verdi:

"Asansörde aynaya baktığında, 'Siz yeni mi taşındınız' diyebilir. Artık konuşarak anlaşma çok zordur. Tek kelimeler, tekerlemeler söyleyebilir. Bunlar uzak hafızada kalanlardır. İlginç olarak uzak geçmişte öğrendiği kısa bir duayı söyleyebilir. Sık sık küfredebilir. Yemek ve tuvalet ihtiyacını kendisinin karşılaması artık mümkün değildir. Bazen ya da sürekli olarak tuvaletini altına kaçırır. Çoğunlukla yatağa bağımlıdır. Günün büyük çoğunluğunu yatakta geçirir. Boş gözlerle odaya girene bakar. Yutma yeteneğini kaybeder. Bu nedenle solunum yollarına kaçan gıda veya içecekler solunum yolları enfeksiyonuyla sonuçlanır."

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR