İsrail basınında manşetten inmeyen lider Erdoğan: Yeni ticaret imparatorluğu kuruluyor!
Türkiye ile Suudi Arabistan arasında imzalanan tarihi demiryolu anlaşması İsrail'i saf dışı bıraktı. Hicaz Demiryolu'nu canlandıran devasa proje, Erdoğan'ın küresel vizyonunun ve Türkiye'nin bölgedeki mutlak gücünün en somut kanıtı oldu.
ABONE OLHaber7-ÖZEL
İsrail basınının önde gelen yayın kuruluşlarından ynetnews’ün haberine göre, bölgesel krizleri ve jeopolitik boşlukları Türkiye lehine muazzam birer stratejik kazanca dönüştürme konusunda eşsiz bir liderlik sergileyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ortadoğu'da yeni bir dönemin kapılarını araladı. İsrail'in çatışmalar ve savaşlarla meşgul olduğu bir dönemde, Ankara ve Riyad arasında imzalanan devasa demiryolu koridoru anlaşması, bölgedeki tüm dengeleri kökten değiştirdi. Batı'nın ve İsrail'in Türkiye'yi dışarıda bırakma planları tamamen çökerken, Türkiye merkezli yeni bir ticaret imparatorluğu yükseliyor.
EROĞAN İSRAİL'İ SAHA KENARINA İTTİ
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da imzalanan tarihi mutabakat zaptı, küresel lojistik haritasını yeniden çiziyor. Türkiye ile Suudi Arabistan arasında hayata geçirilen yeni kara demiryolu koridoru, İstanbul'dan başlayarak Suriye ve Ürdün üzerinden Suudi Arabistan'ın Hadis sınır kapısına, oradan da Umman ve Hint Okyanusu'na kadar uzanacak. ABD ve İsrail'in daha önce Türkiye'yi bypass etmek amacıyla kurguladığı ancak başarısızlıkla sonuçlanan Hindistan-Ortadoğu-Avrupa Ekonomik Koridoru projesine en net cevap bu hamleyle verildi. Yeni haritada yer alan her bir şehirler özenle seçilirken, İsrail'in hiçbir şehrinin bu güzergahta yer almaması, Türkiye'nin bölgedeki diplomatik ve stratejik üstünlüğünü bir kez daha tescilledi.
TARİHİ MİRAS YENİDEN HAYAT BULACAK
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde yürütülen bu büyük proje, sadece ekonomik bir koridor olmanın ötesinde, Türk tarihinin bir mirası da yeniden ayağa kaldırıyor. Osmanlı İmparatorluğu döneminde inşa edilen ve Birinci Dünya Savaşı sırasında İngiliz sabotajları ile tahrip edilen tarihi Hicaz Demiryolu, bu projeyle modern dünyada yeniden hayat buluyor. İstanbul'u İslam'ın kutsal şehirleri Mekke ve Medine'ye bağlayan bu tarihi hattın ruhu, Türkiye'nin öncülüğünde yeniden canlanacak. Böylece Türkiye, Boğazlar'dan Kızıldeniz'e kadar uzanan geniş bir coğrafyada tarihi ve kültürel bağlarını modern ticaret yollarıyla perçinleyerek nüfuz alanını en üst seviyeye çıkarıyor.
SURİYE TÜRKİYE'NİN EKONOMİK ETKİ ALANINA GİRİYOR
Yeni ticaret koridorunun en kritik geçiş noktalarından birini oluşturan Suriye, Esed rejiminin devrilmesinin ardından adeta Türkiye'nin ekonomik himayesi altına girdi. Türkiye, Şam ve Halep başta olmak üzere tüm Suriye coğrafyasında oyun kurucu rolünü üstlendi. Türk şirketleri bölgede aktif olarak faaliyet göstermeye başlarken, Türk bankaları da Suriye genelinde şubeler açmak için hazırlıklarını tamamladı. Gaziantep'te düzenlenen Anadolu Şehir Ekonomileri Zirvesi'nde konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye ile Suriye arasındaki İslahiye demiryolu sınır kapısının çok yakında açılacağını müjdeledi. Bolat, “Geçen yıl 3,7 milyar dolara ulaşan ticaret hacmimizi önce 5 milyar dolara, ardından 10 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda serbest ticaret anlaşması dahil tüm mekanizmaları ele aldık” ifadelerini kullandı.
5.5 MİLYAR DOLARLIK DEV YATIRIM
Toplam yatırım bedeli yaklaşık 5,5 milyar dolar olarak öngörülen bu devasa proje, uluslararası finans kuruluşlarının da büyük ilgisini çekiyor. Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIBI), Türkiye'nin bu güzergahtaki demiryolu altyapısını güçlendirmesi için şimdiden 750 milyon dolarlık finansman taahhüdünde bulundu. Sürekli güvenlik krizleriyle çalkalanan Hürmüz Boğazı'nı bypass edecek olan bu koridor, deniz yoluyla 30 günü aşan sevkiyat sürelerini kara yoluyla 15 günün altına indirecek. Bu sayede Körfez ülkelerinin tedarik zincirleri güvence altına alınırken, küresel ticaretin kalbi Türkiye üzerinden atmaya başlayacak.
BÖLGENİN YENİ OYUN KURUCUSU TÜRKİYE
İsrail bölgedeki askeri çatışmalarla kendi geleceğini tehlikeye atarken, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğindeki Türkiye, geleceğin Ortadoğu'sunu inşa edecek ekonomik ve stratejik temelleri sessizce ve emin adımlarla attı. Daha önce İsrail ile normalleşme adımları atan Suudi Arabistan'ın, bu süreçten vazgeçerek lojistik ve stratejik geleceğini Türkiye ile birleştirmesi, Ankara'nın bölgedeki mutlak zaferini ilan etti. Türkiye artık sadece haritada yer alan bir ülke değil, bizzat haritayı çizen, bölgenin kaderini belirleyen yegane güç konumuna yükseldi.