Türkiye'den İsrail'in tekerine çomak sokacak karar! Mersin Limanı Lübnan'ın hizmetine açıldı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, felaket bölgesine dönüşen Lübnan'ın başkenti Beyrut'a gitti. Burada Lübnanlı yetkililerle görüşen Türk heyeti, yaraların sarılması için Mersin Limanının Lübnan'ın hizmetinde olacağı kaydedildi. Türkiye'nin Mersin Limanı kararı sonrası bir değerlendirme yazısı kaleme alan Haber7 yazarı Taha Dağlı, çok çarpıcı İsrail detayını açıkladı.

ABONE OL
GİRİŞ 08.08.2020 13:29 GÜNCELLEME 09.08.2020 06:22 DÜNYA
Türkiye'den İsrail'in tekerine çomak sokacak karar! Mersin Limanı Lübnan'ın hizmetine açıldı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, geçtiğimiz günlerde tarihin gördüğü en büyük patlamalardan biriyle karşı karşıya kalan Lübnan'ın başkenti Beyrut'a gitti.

 

Burada Lübnanlı yetkililerle görüşen Türk heyeti, ardından kısa bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Oktay'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

- Lübnan Cumhurbaşkanı Avn'a daha fazla gıda yardımına, tıbbi yardıma hazır olduğumuzu, buna devam edeceğimizi ilettik.

 

- Türkiye olarak her türlü yardıma hazır olduğumuz ilettik. Hasar gören binaların inşası için de yardıma hazırız.

- Ciddi şekilde zarar gören Beyrut Limanı ve çevresinde hasar gören binaların tekrar inşası konusunda Türkiye'nin sonuna kadar hazır olduğunu ifade ettik. Lübnan'ın ticari faaliyetlerinin devam ettiği Beyrut Limanı tekrar ayağa kaldırılıncaya kadar Mersin Limanı'mızın Lübnan'ın hizmetinde olacağını, büyük ölçekli ticari faaliyetlerde, hem gümrükleme hem de depolama faaliyetlerinde Lübnan'ın hizmetinde olacağını, malzemelerin sonrasında oradan buraya daha küçük gemilerle ve ulaşım araçlarıyla taşınabileceğini, bunun için hazır olduğumuzu ifade ettik. Türkiye'nin tüm hastaneleri ve tüm hava ambulansları Lübnan'ın hizmetindedir. Hangi hastanın tedavisini Türkiye'de yaptırmak isterlerse hava ambulanslarımızla Türkiye'ye alabileceğimizi ve tedavisini Türkiye'deki hastanelerimizde yapabileceğimizi hem Sayın Cumhurbaşkanına hem de sizler aracılığıyla Lübnan halkına duyurmak isterim.

- Türkiye'nin tüm hastaneleri ve tüm hava ambulansları Lübnan'ın hizmetindedir.

TAHA DAĞLI, TÜRKİYE'NİN TEKLİFİNİN PERDE ARKASINI YAZDI

Türkiye'nin Mersin Limanı açıklaması sonrası bir değerlendirme yazısı kaleme alan Haber7 yazarı Taha Dağlı şu ifadeleri kullandı;

"Beyrut Limanı yerle bir oldu. Türkiye, suların her geçen gün daha da ısındığı Akdeniz’deki denklemi değiştirecek çok stratejik bir hamle yaptı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ile Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Beyrut'taydı. Türk heyeti, Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn'la görüştü. Görüşmede en çok dikkat çeken detay, Lübnanlılara Mersin Limanı üzerinden yapılan yardım teklifiydi.

Doğu Akdeniz'de büyük bir mücadele var.

Bu mücadelede ön plana çıkan yerler ise limanlar.

Beyrut limanı neredeyse haritadan silindi.

Bölgede Beyrut'ta mesafe olarak yakın ve büyük ölçekli liman sayısı az.

İsrail'in Hayfa limanı var.

Bir de Mersin limanı.

Beyrut Limanın şu an için denklem dışı kalması, Hayfa'nın değerini arttırıyor.

Ama Hayfa, İsrail'le normalleşmemiş Arap ülkelerinin kullanımı açısından elverişli değil.

Türkiye ise Mersin Limanını gündeme getirdi.

Bu Beyrut'un içinde bulunduğu vahim tabloda, Lübnanlılara yönelik bir jest değeri taşıyor.

Ama daha fazlası da var.

Yeditepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümü öğretim görevlisi Dr. Deniz Tansi, Türkiye'nin Lübnan'a, Mersin Limanını sunmasının, bir jestle beraber Türkiye adına çok önemli bir hamle olduğunu söylüyor.

Lübnanlılara bu yardımı sağlarken, işin bir de lojistik boyutu var bunun da ekonomik bir karşılığı.

Beyrut Limanını kullanan gemilerin Mersin'e yönlendirilecek olması ticari anlamda bir kazanç.

Tabi bu arada Mersin ve bölgenin enerji hatları geçiş noktasında olduğunu da unutmayalım.

Tansi'ye göre işin bir de stratejik önemi var.

O da Akdeniz’deki dengeler açısından Türkiye adına önemli kazançlar sağlıyor.

Lübnan'la yapılması planlanan münhasır ekonomik bölge anlaşması.

Yunanistan ile Mısır'ın MEB anlaşması, uluslararası hukuka aykırı.

Türkiye buna hem masada hem de sahada cevap vermeye hazırlanıyor.

Akdeniz'de herkes kendine göre bir denge kurma çabasındayken, Türkiye'nin Libya'dan sonra Lübnan'la da deniz anlaşması yapmasının önü açılabilir.

Bu da karşı tarafın Türkiye'ye yönelik kurduğu dengeyi alt üst edecek bir hamle olacaktır.

Doğu Akdeniz limanları demişken, İsrail'in, ABD'nin ve Çin'in de burada almak istedikleri pozisyonları da es geçmeyelim.

Beyrut Limanındaki patlamadan önce Hizbullah, Çin'e "Lübnan'a yatırım yapın" çağrısında bulunmuştu.

Hizbullah'ın sözünü ettiği yatırım, liman yatırımıydı.

Çin'in Doğu Akdeniz'deki ticaret yolları konusundaki bir hamlesiydi.

Çin benzer şekilde İsrail'in Hayfa limanıyla da ilgili.

Beyrut'taki patlamayla Beyrut limanı yerle bir olunca, yeniden inşa için devreye ilk giren ülke de Çin olmuştu.

ABD ise Çin'i hem Hayfa hem de Beyrut'tan uzak tutma mücadelesi veriyor.

Yani ortada liman savaşları var.

Türkiye ise sahadaki donanması, masadaki diplomasi gücü ve haritadaki konumuyla, bu mücadelenin en önemli aktörlerinden biri olabilir."

KAYNAK : Haber7, AA