İsrail hapishanesindeki vahşet! Filistinli gazeteci: "Bir yıl boyunca cehennemi yaşadım"

İsrail'in Gazze'deki soykırım sürecinde alıkoyduğu ve aylarca haber alınamayan Filistinli gazeteci Ali el-Samoudi serbest bırakıldı. İşgal zindanlarında maruz kaldığı sistematik işkenceyi ve insanlık dışı muameleyi anlattı.

ABONE OL
GİRİŞ 10.05.2026 12:16 GÜNCELLEME 10.05.2026 12:25 DÜNYA
İsrail hapishanesindeki vahşet! Filistinli gazeteci: "Bir yıl boyunca cehennemi yaşadım"

Haber7-ÖZEL

Terör devleti İsrail’in baskınları sırasında Nisan 2025 tarihinde esir alınan ve bir yılı aşkın süredir İsrail'in karanlık hücrelerinde tutulan 59 yaşındaki Filistinli gazeteci Ali el- Samoudi, özgürlüğüne kavuşur kavuşmaz işgalci gücün modern toplama kamplarındaki dehşeti ifşa etti. Samoudi’nin tanık oldukları ve yaşadıkları, İsrail hapishanelerinin birer işkence merkezine dönüştüğünü ve uluslararası hukukun tamamen hiçe sayıldığını bir kez daha kanıtladı.

GERÇEK BİR CEHENNEM: HER ŞEY İNTİKAM ALMAK

Görevini yaptığı sırada işgalci rejimin güçleri tarafından alıkonulan Samoudi, o günden bu yana dış dünyayla bağı tamamen kesilmiş bir halde tutuldu. Ailesinin ve meslektaşlarının aylarca akıbetinden haber alamadığı Samoudi, işgal ordusunun Gazze'den kaçırdığı binlerce sivilin maruz kaldığı belirsizliğin ve şiddetin canlı tanığı oldu. CNN World’un haberine göre, gazetecilik kimliğine rağmen hiçbir hukuki süreç işletilmeden zindanlara atılan Samoudi, yaşadığı süreci tarif edilemez bir karanlık olarak nitelendirdi.

Samoudi, evinde verdiği röportajda, “Gerçekten cehennem gibiydi. Bugün hapishane, kelimenin tam anlamıyla cehennem. Bize uyguladıkları her şey bir ceza ve intikamdı” şeklinde konuştu.

KATİL REJİM SADECE İNSANLARI DEĞİL, İNSANLIĞI DA ÖLDÜRÜYOR

Serbest bırakılmasının ardından yaptığı açıklamalarda özellikle koşullara dikkat çeken Samoudi, esirlerin günlerce, hatta aylarca gözlerinin bağlı tutulduğunu belirtti. Ellerin arkadan kelepçelenmesi nedeniyle birçok mahkumun uzuvlarını kaybetme noktasına geldiğini ifade etti.

Samoudi, “Bir keresinde avukatla görüşmemden döndükten sonra bizi yere yüz üstü yatırdılar ve dövmeye başladılar. Bir İsrail subayı ayağa kalkıp kafama bastı ve yüzümü dört dakika boyunca yere bastırdı, ben de boğuldum.” ifadelerine yer verdi. Buna rağmen Samoudi’nin en çok zorlandığı şey başkalarının acılarına şahit olması.

Samoudi, 22 yaşındaki Louay Turkman’ın bir gece ağır hastalandığını ama işgal askerlerinin onu hastaneye götürmeyi reddettiğini ve ertesi sabah diğer mahkumlarla onu avluya çıkardıktan sonra 22 yaşındaki gencin gözleri önünde yaşamını yitirdiğini ifade etti.

Samoudi, yaşadığı dehşeti sesi titreyerek şu sözlerle dile getirdi: “Hiçbir şey yapmadı. Neden? Biz insan değil miyiz?”

AÇILIĞI SİLAHI: BİR KAŞIK LABNE, İKİ DİLİM DOMATES…

İsrail hapishanelerindeki sistematik işkence yöntemlerini detaylandıran Filistinli gazeteci, açlığın bir silah olarak kullanıldığını belirtti.  Hapishanede geçirdiği bir yıl boyunca 60 kilo kaybettiğini ifade etti.

Mahkumlara verilen yiyeceklerin hayatta kalma sınırının çok altında olduğunu şu sözlerle ifade etti: “Bize sadece hayatta kalmamız için yemek verdiler. Kahvaltı bir kaşık labne ve çeyrek kaşık reçelden oluşuyordu. Öğle yemeğinde ise dört kaşık pirinç, iki dilim domates veya iki dilim tatlı biber vardı.”

Akşam yemeklerini lüks bir öğün olarak tanımlayan Samoudi, “İki kaşık humus, bir kaşık tahin ve bir yumurta . Cumartesi, salı ve çarşamba günleri cezaevi servisi yemeğe küçük bir parça tavuk veya et eklerdi” ifadeleriyle yaşanan insanlık dışı muameleyi dile getirdi.

KATİL BEN GVİR’DAN İSRAİL YÜKSEK MAHKEMESİNE SERT TEPKİ

Eylül 2025 tarihinde İsrail Yüksek Mahkemesi, Filistinli mahkumların temel beslenme ihtiyaçlarını karşılanmadığına dair karar verdikten sonra hapishane koşullarının iyileştirilmesini emretti. Ancak hapishanelerden sorumlu, idam ilmeği yakasında gezen katil rejimin Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, hapishanelerdeki yiyeceklerin kalitesizliği ve sağlanan “en azından da en azı”  şeklinde İsrail Yüksek Mahkemesi’ne tepkisini gösterdi.

ASILSIZ SUÇLAMALAR: “TÜKENMEYEN DİRENME AZMİ”

Samoudi kendisine karşı yöneltilen suçlamalara “saçmalık” diyerek şöyle konuştu:

“Tutuklanmam, İsrail’in Filistin basınına ve medyasına karşı yürüttüğü savaşın bir parçasıdır. Sesimi susturmak, kameramı engellemek, kalemimi kırmak ve böylece tüm yasaların ve uluslararası normların güvence altına aldığı hakkımı, yani basın özgürlüğümü kullanmamı engellemek istiyorlar”

Bu röportajın ardından tekrar hapse girmekten korkup korkmadığı sorulduğunda Samoudi, “Evet. Evet. Evet. Doğru. Elbette, beni tutuklayacaklarından korkuyorum” diyerek kahkaha attı. “Serbest bırakılıp tutuklanan birçok gazeteci var.”

Mesleğine geri döneceğini ifade eden Samoudi, “Gazetecilik hayatımın bir parçası, bu hayattaki misyonum bu.” ifadelerini kullandı.

KAYNAK : Haber7, CNN WORLD
Mücahit Çetin Haber7.com - Editör

Editör Hakkında

1993 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun olduktan sonra Üsküdar Üniversitesi Yeni Medya ve Gazetecilik bölümünde yüksek lisansını tamamladı. Medya kuruluşlarında gündem ve özel haber editörü olarak görev aldı. Halen Haber7’de özel haber editörü olarak çalışıyor. ‎

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR