Merkez Bankası'ndan "savaş" vurgusu!
Merkez Bankası, emtia fiyatlarındaki oynaklığın ve arz kısıtlarının boyutu dikkate alındığında, enflasyon görünümüne yönelik belirsizliğin önemli ölçüde yükseldiğini belirtti.
ABONE OLTürkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) Toplantı Özeti'nde, emtia fiyatlarındaki yükselişin küresel enflasyon üzerindeki riskleri artırdığı belirtilirken, "Merkez bankaları söz konusu riskleri gözetmeye devam ederken, gelişmelerin büyüme ve istihdam üzerindeki olumsuz etkilerini de dikkate almaktadır." ifadesi kullanıldı.
TCMB Para Politikası Kurulunun 12 Mart'taki toplantısına ilişkin özet yayımlandı.
Özette, şubat ayı sonunda başlayan jeopolitik gelişmeler neticesinde belirsizliklerin arttığı, küresel risk iştahında bozulma ve enerji fiyatlarında yükseliş gözlendiği belirtildi.
Enerji arzı, tedarik zincirleri ve taşıma maliyetlerine ilişkin artan bu belirsizliklerin emtia fiyatlarında genele yayılan yüksek oynaklık ile ham petrol ve doğal gaz fiyatlarında önemli artışa neden olduğu belirtilen özette, tedarik zincirlerindeki aksamaların süresi ve ölçüsünün enerji fiyatlarının gelecekteki seyri açısından önem taşıdığı ifade edildi.
Özette, diğer taraftan ABD yüksek mahkemesinin bazı tarifeleri iptal etmesi ile küresel ticaret politikalarına ilişkin belirsizliklerin bir önceki PPK dönemine göre bir miktar yükseldiği, jeopolitik gelişmelerin de etkisiyle büyüme görünümü üzerindeki aşağı yönlü risklerin güçlendiği bildirildi.
Bu çerçevede, küresel ölçekte zayıf ve kırılgan görünümün devam edeceği belirtilen özette, "Türkiye'nin dış ticaret ortaklarının ihracat paylarıyla ağırlıklandırılan küresel büyüme endeksinin bir önceki PPK dönemine göre bir miktar aşağı yönde revize edilerek 2026 ve 2027 yıllarında yıllık bazda yüzde 2,2 artacağı tahmin edilmektedir." ifadesi kullanıldı.
PORTFÖY HAREKETLERİ ÜZERİNDEKİ AŞAĞI YÖNLÜ RİSKLER GÜÇLENDİ
Emtia fiyatlarındaki yükselişin küresel enflasyon üzerindeki riskleri artırdığı vurgulanan özette, şunlar ifade edildi:
"Merkez bankaları söz konusu riskleri gözetmeye devam ederken, gelişmelerin büyüme ve istihdam üzerindeki olumsuz etkilerini de dikkate almaktadır. Jeopolitik gelişmelerin neden olduğu arz şokunun ne kadar kalıcı olacağı ve enflasyon beklentilerini ne ölçüde bozacağı küresel para politikalarının seyri açısından önem taşımaktadır. Son dönemde, artan belirsizlik ve risk iştahındaki dalgalanmalara bağlı olarak, gelişmekte olan ülke hisse senedi piyasalarından portföy çıkışları gözlenirken, portföy hareketleri üzerindeki aşağı yönlü riskler güçlenmiştir."
Özette, bireysel kredilerin 4 haftalık büyüme oranlarının ortalamasının 23 Ocak-6 Mart döneminde yüzde 2,7 seviyesine gerilediği ifade edilerek, bu yavaşlamada ihtiyaç ve taşıt kredilerinin etkili olduğu değerlendirmesine yer verildi.
TL ticari kredilerin 4 haftalık büyüme oranlarının ortalamasının da yüzde 2,7 seviyesine gerilediği belirtilen özette, kur etkisinden arındırılmış yabancı para (YP) ticari kredilerdeki 4 haftalık büyüme oranlarının ortalamasının yüzde 1,1 ile yatay bir seyir izlediği ifade edildi.
Özette, Türk lirası (TL) mevduat faiz oranlarının 23 Ocak ile biten haftaya kıyasla 39 baz puan artarak 6 Mart ile biten haftada yüzde 44,4 seviyesinde gerçekleştiği bilgisi verilerek şu ifade kullanıldı:
"Aynı dönemde TL ticari kredi faizleri (Kredili Mevduat Hesabı ve Kredi Kartı hariç) 239 baz puan artışla yüzde 48,3 seviyesinde oluşmuştur. İhtiyaç kredisi (Kredili Mevduat Hesabı hariç) faizleri 259 baz puan artarak yüzde 59,0, konut kredisi faizleri 208 baz puan azalarak yüzde 34,2, zaman zaman oynak bir seyir izleyen taşıt kredisi faizleri ise 534 baz puan azalarak yüzde 32,6 seviyesinde gerçekleşmiştir."
Özette, TCMB'nin, 24 Ocak tarihinde, makrofinansal istikrarı ve parasal aktarım mekanizmasını güçlendirmek amacıyla yurt dışından temin edilen Türk lirası borçlara uygulanan zorunlu karşılık oranlarında değişiklikler yaptığı belirtildi.
Buna ilaveten, 31 Ocak tarihinde sıkı parasal duruşu desteklemek ve makrofinansal istikrarı güçlendirmek amacıyla yabancı para kredilerde 8 haftalık dönemler için yüzde 1 olan büyüme sınırının yüzde 0,5'e düşürüldüğü, tüketicilere tahsis edilen kredili mevduat hesabı limitlerine büyüme sınırı getirilerek 8 haftalık dönemler için büyüme sınırının yüzde 2 olarak belirlendiği ifade edildi.
Özette, TCMB brüt uluslararası rezervlerinin 23 Ocak'tan bu yana 18,1 milyar dolar azalarak 6 Mart itibarıyla 197,5 milyar dolara gerilediği belirtilerek şu bilgiler verildi:
"Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) 21 Ocak'tan bu yana yaklaşık 40 baz puan artarak 11 Mart itibarıyla 254 baz puan seviyesine yükselmiştir. Türk lirasının 1 ay vadeli kur oynaklığı 11 Mart itibarıyla 21 Ocak'a kıyasla yükselişle yüzde 13,3 seviyesine, 12 ay vadeli kur oynaklığı yüzde 20,8 seviyesine yükselmiştir. Önceki PPK toplantı haftasından 6 Mart'a kadar Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) piyasasına 0,6 milyar dolar, hisse senedi piyasasına ise 1,1 milyar dolar olmak üzere toplamda 1,7 milyar dolar net portföy girişi gerçekleşmiştir."
ÖZEL TÜKETİM VE TOPLAM YATIRIMLAR YILLIK BÜYÜMEYE POZİTİF KATKI VERDİ
Özette, Gayri Safi Yurt İçi Hasılanın (GSYH), 2025 yılının dördüncü çeyreğinde yıllık ve çeyreklik bazda sırasıyla yüzde 3,4 ve yüzde 0,4 arttığı belirtilerek, "Bitkisel üretimdeki don ve kuraklık olayları kaynaklı gerilemenin etkisiyle tarım katma değerinde gerçekleşen daralma, yıllık bazda büyümeyi yılın son çeyreğinde de sınırlamaya devam etmiştir." değerlendirmesinde bulunuldu.
Harcama yöntemiyle incelendiğinde, özel tüketim ve toplam yatırımların yıllık büyümeye pozitif katkı verdiği belirtilen özette, şöyle denildi:
"Çeyreklik bazda ise özel tüketimde artış olurken, toplam yatırımlar sınırlı olarak gerilemiştir. Aynı dönemde, çeyreklik bazda mal ve hizmet ithalatında artış, ihracatında ise düşüş gerçekleşmiştir. Böylelikle net ihracatın çeyreklik büyümeye katkısı negatif yönde olmuştur. Bu çerçevede, iktisadi faaliyet, son çeyrekte hız kesmeye devam ederek potansiyelinin altında bir büyüme sergilemiştir. 2025 yılı genelinde ise büyüme yüzde 3,6 gerçekleşmiştir. Özel tüketimin yıllık büyümeye verdiği katkı sınırlı olarak gerilemiş, yatırımların katkısı artmış, net ihracat ise büyümeyi sınırlamıştır."
Ocak ayında perakende satış hacim endeksinde aylık bazda yüzde 2,4, çeyreklik bazda ise yüzde 4,3 artış gerçekleştiğine dikkatin çekildiği özette, altın hariç perakende satışların aylık ve çeyreklik artışının daha düşük olduğu ifade edildi.
Özette, aynı dönemde ticaret satış hacim endeksinin, aylık bazda yüzde 0,1, çeyreklik bazda ise yüzde 1,5 artış gösterdiği belirtilerek, şunlar kaydedildi:
"Hizmet üretim endeksinde aralık ayında, aylık bazda yüzde 1,0, çeyreklik bazda ise yüzde 0,5 oranı ile ılımlı bir artış olmuştur. Şubat ayı itibarıyla kartla yapılan harcamalar çeyreklik olarak sınırlı bir artış göstermiştir. Beyaz eşya satışları ocak ayında düşmüş, otomobil satışları şubat ayı itibarıyla yılın ilk çeyreğinde gerilemiştir. İmalat sanayi firmalarına yönelik anket verileri, yılın ilk çeyreğinde kayıtlı iç piyasa siparişlerinde bir miktar artışa, geleceğe yönelik iç piyasa sipariş beklentilerinde ise gerilemeye işaret etmiştir. Özetle, yakın döneme ilişkin veriler talep koşullarının dezenflasyon sürecine verdiği desteğin sürdüğünü ima etmektedir."
Özette, ocak ayında sanayi üretim endeksinin, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak aylık bazda yüzde 2,8, takvim etkilerinden arındırılmış olarak yıllık bazda yüzde 1,8 gerilediği ifade edilirken, çeyreklik bazda sanayi üretiminin, ocak ayı itibarıyla ilk çeyrekte yüzde 1,2 düşüş kaydettiği belirtildi.
Deprem bölgesinde yapılmakta olan konutların 2025 yılı sonuna kadar tamamlanarak teslim edilmesi hedefiyle uyumlu olarak, geçen yılın ikinci yarısında daha kuvvetli seyreden inşaat bağlantılı sektörlerin üretiminin ocak ayında gerilediği ifade edilen özette, "Nitekim ocak ayında sanayi üretimindeki aylık azalışın yarısından fazlası kauçuk-plastik, mineral ürünler, ana metal, fabrikasyon metal sektörlerinin negatif katkısı kaynaklı olmuştur." denildi.
SANAYİ ÜRETİMİNİN ANA EĞİLİMİ HALEN ZAYIF SEYREDİYOR
Özette, tipik oynaklık sergileyen diğer ulaşım ve benzeri sektörler de dışlandığında, sanayi üretiminin çeyreklik bazda daha sınırlı bir gerileme gösterdiği, sanayi üretiminin ana eğiliminin halen zayıf seyrettiği bildirildi.
İmalat sanayisine yönelik anket göstergelerinin, birinci çeyrek için sektör faaliyetinde ılımlı bir artışa işaret ettiği belirtilen özette, şu değerlendirme yapıldı:
"Diğer taraftan, kapasite kullanım oranı yataya yakın bir seyir izlemiştir. İnşaat üretim endeksi ise 2025 yılının dördüncü çeyreğinde çeyreklik bazda yüzde 1,3, bir önceki yılın aynı dönemine göre ise yüzde 12,9 oranında yükseliş kaydetmiştir."
Özette, ocak ayında mevsimsellikten arındırılmış istihdamın 32 milyon kişi seviyesinde gerçekleştiği ve bir önceki çeyrek ortalamasına kıyasla yüzde 1,7 azaldığı kaydedilirken, "Bu dönemde, iş gücüne katılım oranı çeyreklik olarak 1,1 puan düşmüştür." ifadesi kullanıldı.
İstihdamdaki azalışa karşın katılım oranındaki düşüşün etkisiyle işsizlik oranının bir önceki çeyrekteki ortalama yüzde 8,3 seviyesinden ocak ayında yüzde 8,1 seviyesine gerilediği belirtilen özette, yılın ilk çeyreğinde imalat sanayi firmalarının geleceğe yönelik istihdam beklentilerinde tarihsel ortalamanın altında seyreden görünümün devam ettiği bildirildi.
ŞUBAT AYINDA MEVSİMSELLİKTEN ARINDIRILMIŞ İHRACAT VE İTHALAT ARTIŞ KAYDETTİ
Özette, ocak ayına ilişkin verilerin yayımlanmasıyla birlikte ödemeler dengesi istatistiklerinde, birincil gelir dengesi altındaki portföy yatırımları kaleminde faiz giderlerinin hesaplamasında yöntem değişikliğine gidildiği ifade edilirken şu değerlendirmede bulunuldu:
"2020 yılının eylül ayından başlamak üzere geriye dönük revizyon yapılmıştır. Menkul kıymet sahibinin yerleşikliğinin esas alındığı söz konusu revizyon, cari işlemler açığını söz konusu dönemde toplamda 8,9 milyar dolar artırıcı yönde etkilemiş, bu etkinin 4,8 milyar doları ise 2025 yılında gerçekleşmiştir. Revizyonun karşılıklı etkisi net hata noksan kalemine aynı tutarda yansımıştır. Böylelikle 2025 yıl geneli cari açığı 25,2 milyar dolardan revizyon sonrasında 30,1 milyar dolara, cari açığın GSYH'ye oranı ise yüzde 1,6'dan yüzde 1,9 seviyesine yükselmiştir. Söz konusu revizyon sonrasında ocak ayında cari işlemler dengesi aylık bazda 6,8 milyar dolar açık vermiştir. 12 aylık birikimli cari açık önceki aya kıyasla 2,8 milyar dolar artarak 32,9 milyar dolar olmuştur. Seyahat gelirleri 3,4 milyar dolar olarak gerçekleşmiş, 12 aylık birikimli olarak 60,2 milyar dolara yükselmiştir. Hizmetler dengesi fazlası ise 63,1 milyar dolar seviyesinde gerçekleşerek güçlü seyrini sürdürmüştür."
Şubat ayında mevsimsellikten arındırılmış olarak ihracat ve ithalatın artış kaydettiği belirtilen özette, 12 aylık birikimli dış ticaret açığının bir önceki aya göre yükseldiği ifade edildi.
Özette, söz konusu dönemde, altın ithalatının küresel düzeyde altın fiyatlarının artışı ile desteklenmeye devam ettiği, şubat ayı itibarıyla altın ithalatının 12 aylık birikimli olarak 23,4 milyar dolar olduğu bildirildi.
Mevcut veriler ışığında, 12 aylık birikimli cari açıkta şubat ayında artış olacağının öngörüldüğü belirtilen özette, şunlar kaydedildi:
"Yakın dönemde gerçekleşen jeopolitik gelişmelerin cari açık üzerindeki olumsuz etkilerinin mart ayı itibarıyla gözlenmeye başlanacağı, söz konusu etkilerin boyutunun ise savaşın seyri ve şiddetine göre farklılaşacağı değerlendirilmektedir. Ocak-şubat döneminde mevsimsellikten arındırılmış tüketim malı ithalatı sınırlı olarak gerilemiştir. Şubat ayına ilişkin geçici dış ticaret verileri ve mart ayı için yüksek frekanslı öncü verilerle beraber değerlendirildiğinde, üç aylık ortalama eğilimler, ihracatta sınırlı bir gerilemeyle birlikte ithalatta yatay seyre işaret etmektedir."
Özette, cari açığın finansmanı tarafında ise bankacılık sektörünün 12 aylık birikimli uzun vadeli borç çevirme oranının ocak ayında yüzde 167,2 olarak gerçekleştiği bilgisi verilerek, "Söz konusu oran, bankacılık sektörü dışındaki firmalarda yüzde 214,4 olmuştur. Bu çerçevede, yurt dışı borçlanma imkanlarının yüksek seviyelerini koruduğu değerlendirilmiştir." ifadesi kullanıldı.