Bakan Şimşek: Genele yayılmış sistemik bir risk yok
Son dakika haberi: Bakan Şimşek, "Piyasalarda dün yaşananlar sınırlı sayıda fonlardaki kredi ve likidite problemi, genele yayılmış sistemik risk söz konusu değil, borsada ve piyasada yapısal sorun yok." açıklamasında bulundu.
ABONE OLHazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, serbest fonlara ilişkin düzenlemelerin ardından sistemik bir risk bulunmadığını belirterek, piyasanın yeni kurallara uyum sağlaması için bazı alanlarda geçiş süreçleri öngörüldüğünü söyledi.
Şimşek, "Sınırlı sayıda fondaki riskin piyasanın tamamına yayılmaması için dün çok güçlü tedbirler devreye alındı, süreç sağlıklı şekilde işleyecek, tedbirler şu aşamada yeterli. Gerekeni yaptık sorunlu alanı karantinaya aldık, tasfiye süreci yapılacak, piyasada güven devam ediyor, piyasanın yüzde 90'ında zaten sorun yoktu." ifadesini kullandı.
Finansal İstikrar Komitesi, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında toplanmıştı. "Net bir şekilde, bütün ekonomi otoriteleri bir aradaydık. Bu kurullar piyasalarda sistemik risk oluşmasını engellemeye yönelik sürekli şekilde istişari bir kurul, orada gereken tedbirlerin alınmasına yönelik kararlar alınıyor.
Özetle, piyasalarda dün itibarıyla yaşananlar esas itibarıyla sınırlı sayıda fonlardaki kredi ve likidite problemi. Genele yayılmış sistemik risk söz konusu değil. Borsa ve fon piyasasında yapısal bir sorun yok.
Serbest fon dediğimiz alan tüm dünyada nispeten serbest bir alan. Nitelikli yatırımcıların yatırım yaptığı bir alan. Dışarıda bunlara hedge fon diyebiliriz. Oradaki regülasyon daha gevşek. 2019 yılından itibaren TEFAS'ta işlem görmeye başlayınca bu alan büyüyor. Sınırlı sayıdaki fondan bahsediyoruz. 2038 fon var Türkiye'de bunların 131'inden bahsediyoruz." dedi.
Bakan Mehmet Şimşek ekonomiye ilişkin önemli açıklamalarda bulunuyor.
"SINIRLI SAYIDAKİ FONDA PİYASA BOZUCU EYLEMLER VAR"
Şimşek, “Sistemik risk yok, hatta şunu söyleyebilirim, serbest fon alanını dünyadaki uygulamalarına göre çok katı kurallara bağlayan fon rehberi Ağustos sonunda açıklandı. Bazı konularda geçiş süreçleri var, piyasanın uyum sağlaması için. Teminat yapısı güçlendirildi. Teminata ilişkin kaygıları giderecek adımları attık. 2024 yılında genel olarak para piyasası fonlarına dedik ki, sıfır risk olarak görülen hazine kağıtlarına sokmak zorundasınız. O düzenleme bugün işe yarayacak. Serbest fonlar için de geçiş dönemi öngörüyoruz. Sınırlı sayıda fonda piyasa bozucu eylemler var, buna ilişkin gereken yapılmıştır. 7 portföy yönetim şirketinin işlettiği 131 fon SPK tarafından tasfiye sürecine konuldu. SPK tasfiyeye ilişkin kapsamlı yol haritasını ortaya koydu.” ifadesini kullandı.
“TASFİYE SÜRECİ SAĞLIKLI ŞEKİLDE İŞLEYECEK”
Bakan Şimşek, "Fon piyasasının yüzde 90'ı sağlıklı işlemeye devam etmiş. Buradaki sorun sistemik değil derken, fonların tamamına bakarsanız fon birikimi olarak bakarsanız yüzde 10-11 civarında bir rakam. Bu da şu demek değildir, buradaki fonların hiçbir varlığı yok demek değildir. SPK tasfiye sürecini ilkelere göre yapacak. Tasfiye süreci borsayı baskı altına alacak çerçevede olmayacak. Nitelikli yatırımcı olasalar dahi, aslında bu atılan adımlar onların haklarını korumaya yöneliktir. Burada bir yoğunlaşma oluşmuş, bunun bulaşıcı olmaması için piyasanın tamamına dün çok güçlü tedbirler devreye alındı, süreç sağlıklı şekilde işleyecek." değerlendirmesinde bulundu.
EVİM ŞİRKETLERİNDE DURUM NE OLACAK?
Evim şirketlerine ilişkin olarak Şimşek "Şu anda banka dışı finans sisteminde bir sorun yok. BDDK'nın sunumunda orada sorun yok. Ancak bu alan hızlı büyüyor. Hızlı büyüyen alanların izlenmesi, kaynakların doğru alanda tutulması önemlidir. Tabiri caizse orta ve uzun vadede bunları bankalar gibi düşünmek lazım. TMSF vari bir yapı fon havuzu, teminat havuzu gibi yapı. Bu alanla ilgili olarak tedbir aldık, adımlar attık, o alana ilişkin çalışmalar devam ediyor. İlave düzenleme ihtiyacı varsa, ilgili sorumlu kurum olan BDDK gereğini yapacaktır, şu ana kadar da yaptı." dedi.
"PİYASANIN YÜZDE 90'INDA SORUN YOKTU"
Şimşek "Dün bir dizi tedbir açıkladık, bir kısmını da açıklamadık. Her zaman bizim bu tür senaryolara karşı A-B-C planlarımız var. Merkez Bankamız gerekli likiditeyi sağlayacağını açıkladı. BDDK tabi ki özellikle finansal piyasalarla ilişkili olduğu için bankaların kendi hisselerini almaları sayesinde çekirdek sermayeden düşmeyeceğini söyledi. SPK hızla sorunlu alanı, fonları karantina altına aldı. Biz düne baktığımız zaman şunu görüyoruz, güven devam ediyor. Piyasanın yüzde 90'ında sorun yoktu. Bankacılık sisteminde de çok katı kurallar uyguluyoruz. Sermaye yeterliliği Basel III'ün 2 katında. Varlık kalitesinde de sorun yok. Karlılıkta reel olarak baktığımızda o alan bankacılar serzenişte bulunurlar ama genel olarak orada da sorun yok. Risk algısı yüksek olsaydı CDS yükselirdi, sınırlı olsa da düştü. Borsa dün pozitifteydi, genel olarak da pozitif hava vardı. Stresi nereden ölçtük; Hazine'nin tahvil piyasasında hissettik. 2-5-10 yıl vadeli tahvillerde stres kayboldu, faizler düştü. Aldığımız tedbirler doğru. Piyasa bozucu işlemlere girenlere yönelik olarak SPK gerekli işlemleri yaptı, bundan sonrası adalet sürecinde." sözlerini söyledi.
"YANLIŞ YAPANLAR SONUÇLARINA KATLANACAK"
Piyasa bozucu eylemlere girenlere ilişkin hukuk sisteminin işleyeceğini söyleyen Şimşek şunları söyledi:
“SPK lisans iptalinden suç duyurularına kadar, tasfiye kararına kadar gerekli adımları attı. Bundan sonraki süreç piyasa bozucu eylemlerde bulunup yatırımcıların birikimlerini tehlikeye atanlarla ilgili yargının süreci. Kurumlarımız üzerlerine düşenleri yapıyorlar. Hiçbir ayrım gözetmeksizin yanlış yapanlar sonuçlarına katlanacak.”
"SAVAŞ OLMASAYDI ENFLASYON EN AZ 7 PUAN DAHA AŞAĞIDA OLURDU"
Şimşek, söz konusu savaşların mazot başta olmak üzere petrol ürünlerinin fiyatlarına olumsuz yansıdığını ifade ederek, "Burada rekabet gücünden tutun enflasyona kadar ciddi etkileri olan bir alan var. Biz eşel mobille bu baskıyı yönetmeye çalıştık ama gerçekçi olalım, onun bir sınırı var. Merkez Bankamızın yaptığı çalışmaya göre, ki onu bizimle paylaştı, bu savaş olmasaydı çok büyük ihtimalle bugün enflasyon en az 7 puan, şu anda 31,5 ya, en az 7 puan daha aşağıda olurdu. 24,5 puan olurdu. Belki yılı 21-22 gibi, o civarlarda kapatırdık. Ama şimdi öyle görünüyor ki yılı 28-29 gibi bir alanda kapatacağız. Piyasa öyle düşünüyor. Şimdi bu tabii bizim için bir sorun ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Bu program olmasaydı, gereken tedbirleri almasaydık, enflasyon 31,5'te kalmazdı, çok daha yukarıda olurdu. Neden? Çünkü karşı karşıya olduğumuz şok tek boyutlu değil. Yani olay sadece enerji, emtia fiyatları değil. Diğer emtia fiyatlarında da dolar bazında dramatik artışlar var" dedi.
Sürdürülebilir cari açığın büyüme ve dış borç yükü gibi göstergelere bağlı olduğunu kaydeden Şimşek, program kapsamında yüzde 2 ve altındaki cari açığı hedeflediklerini söyledi. Şimşek, enerji fiyatlarındaki gelişmeler nedeniyle cari açığın bu yıl yüzde 2,6-2,7 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiğini ve bunun yönetilebilir olduğunu ifade etti.
"EŞEL MOBİL UYGULAMASIYLA 400 MİLYAR LİRALIK BİR GELİRDEN VAZGEÇTİK"
Eşel mobil uygulamasının yıl sonuna kadar özellikle motorinde kısmi sübvansiyon şeklinde devam edeceğini ifade eden Şimşek, "Mazotta yıl sonuna kadar da kısmi sübvansiyon, yani ÖTV kaybı devam edecek. Yani ÖTV'den kısmen vazgeçmeye devam edeceğiz. Diğer ürünlerde biz rekabet gücünü önceliklendiriyoruz. Tarımı önceliklendiriyoruz. Mazot o anlamda biraz daha önemli. Bizim tahminimiz yaklaşık bir 400 milyar liralık bir gelirden vazgeçtik. Tabii bu geliri elde etmemiş olmak demek, aynı zamanda bizim faiz dışı fazlayı da bir miktar aşağı çekiyor. Borçlanma ihtiyacını ortaya koyuyor. Finansman maliyeti falan bakarsanız aslında yarım trilyona yakın bir büyüklük. Bu ciddi bir rakam. 10 milyar dolar ve üzerinden bahsediyoruz. Ama dediğimiz gibi vatandaşa bu şokların, yani küresel, bölgesel savaş şokunun etkisini sınırlamak için biz bütçe imkânı elverdiği için adım attık. Bütçe dengelerinde bir sorun ben görmüyorum" dedi.
"EŞEL MOBİL OLMASA BÜTÇE AÇIĞI BELKİ 2,5'A YAKIN SEYREDECEKTİ"
Şimşek, 2026 yılı için petrol fiyatlarının ortalama 90 dolar seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiğini belirterek, 2027 yılı OVP’sinde petrol fiyatı varsayımının 76 dolar olarak belirlendiğini ifade etti. Şimşek, piyasa beklentisinin de mevcut durumda 77 dolar civarında olduğunu söyledi.
Bütçe açığının milli gelire oranının 2025'te benzer ülkelere kıyasla daha düşük gerçekleştiğini aktaran Bakan Şimşek, 2026 yılı için yüzde 3,1 olarak öngörülen bütçe açığının yüzde 3,5 olan hedefin altında kalmasının beklendiğini söyledi. Şimşek, "Eşel mobil olmasa büyük ihtimalle açık belki 2,5'a yakın seyredecekti. Ki yani gerçekten böyle bir performans çok nadirdir" dedi.
SAVUNMA HARCAMALARI YÜZDE 229 ARTACAK
Gelecek yıl savunma harcamalarını yüzde 229 artıracaklarını bildiren Şimşek, değişen küresel güvenlik ortamı nedeniyle savunma alanının bütçede birinci öncelik haline geldiğini ifade etti. Şimşek, 2027 bütçesinde sosyal konut, sulama, içme suyu ve sanayi altyapısı gibi alanların önceliklendirildiğini belirterek, 750 bin sosyal konut projesinin bütçeden destekleneceğini ve sosyal konut bütçesinin yüzde 150 artırıldığını ifade etti.
PETROL FİYATLARININ GERİLEMESİ HALİNDE EŞEL MOBİL UYGULAMASINA İHTİYAÇ KALMAYACAK
Gelecek yılın bütçesindeki gelir hedefinin kurallara dayalı olarak belirlendiğini de kaydeden Şimşek, petrol fiyatlarının 76-77 dolar seviyelerine gerilemesi halinde gelecek yıl eşel mobil uygulamasına ihtiyaç kalmayacağını ifade etti.